Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1924 E., 2025/8286 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1924 E., 2025/8286 K. (15.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1924
Karar No
2025/8286
Karar Tarihi
15.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/1924 E. , 2025/8286 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/203 E., 2022/609 K. Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilin ... sigorta numarasıyla 01.06.1983-31.12.1990 tarihleri arasında dayalı D.U.Rektörlüğüne ait 13712 sayılı Döner Sermaye ve farklı birimlerde çalıştığını, sadece l985 yılında 58 gün, 1996 yılında 30 gün bildirildiğini, diğer hizmetlerin Kuruma bildirilmediğini belirterek Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının şahsi dosyasının incelenmesinde, ilk defa 02.10.1985 tarihinde işe girdiğini, 01.02.1986 tarihinde işten çıktığını, çalışılan sürelerin Kuruma bildirildiğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, sigortalı çalışmaktan bahsedilebilmek için çalışmanın eylemli ve bir ücret karşılığı geçmesi gerektiğini, işyerinin resmi kamu işyeri olduğundan çalışmanın kayıt altına alınması ve ödemelerin belgelendirilmesinin asıl olduğunu, işyerinden belgelerin ve ücret bordrolarının celbi gerektiğini, çalışıldığı iddia edilen işyerindeki görevli personel ile birlikte o işyerine en yakın işyerlerinden o işyerini bilen ve tanıyan şahıslarında dinlenmesi suretiyle tanık beyanlarının sağlığının denetlenmesi konularında yapılacak inceleme ve araştırma ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya bırakmayacak şekilde belirlenmesinden sonra ücret tespitinin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalı işveren idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçede belirttiği sürelerde Kurumda çalışmadığını, sadece 1985/3. dönemde 58 gün, 1986/1. dönemde 30 gün, 1987/2. dönemde 29 gün, 1988/1. dönemde 87 gün çalıştığına dair dönem bordrosunun bulunduğunu, çalışma dönemi üzerinden uzun süre geçmiş olması nedeniyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının çalıştığı iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.10.2013 tarihli kararı ile "davanın kabulü ile; Davacının 01.06.1983 - 30.10.1990 tarihleri arasında davalı ... Bünyesinde sürekli olarak çalıştığının, çalışdığı bu sürede 1985/3. dönemde 58 gün, ve 1986'ya 1. dönemde 30 günlük çalışmaları dışındaki çalışmalarının diğer davalı SGK'ya bildirilmediğinin tespitine" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 14.05.2015 tarihli kararında; "...Yapılacak iş, davacı adına davalı Üniversite tarafından 1985 ile 1986 tarihlerinde bildirilen hizmetlerin ücretlerinin nasıl ödendiği ayrıca sorularak ve talep edilen 1983-1990 yılları arasında davacının ücret bordrolarında gözüken yazılı belge ile ortaya koyulmuş çalışmalarını tespit etmek, davalı işyerinin muhasebecisi, müdürleri dinlenerek davacının ücretini nasıl aldığını ortaya koymak, davacıdan bu tarihler arasında ücret ödendiğini kanıtlayan belge olup olmadığını sormak, varsa mahkemeye sunması için süre vermek, kamu kuruluşlarında geçen çalışmanın yazılı belge ile kanıtlanması asıl olduğundan ancak ücretin başkaca şekilde ödendiği fiili, somut olarak ortaya koyulduğu, ücret ödemesi yapıldıysa ve resmi olarak kayıtlarda gözükmüyorsa bunun nedenini işverene açıklattırmak, resmi kayıtlara geçmeyen ücret ödemesinin gerekçesi ile açıklanması halinde, ücret bordrolarının olmadığı dönemleri de kabul etmek, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 19.06.2018 tarihli kararı ile "davanın kabulüne Davacının 02.10.1985 - 30.12.1985 günleri arasında 31 gün 01.04.1987 - 29.04.1987 tarihleri arasında 29 gün 15.01.1988 - 14.05.1988 tarihleri arasında 87 gün olmak üzere toplam 147 gün çalışması olduğunun tespitine" karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 03.04.2019 tarihli kararında; "...Somut olayda; davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri üniversite olup bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Bunun dışında davacının, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır. Davacının ücretsiz çalışması hayatın olağan akışına aykırı, kamu kuruluşundaki çalışmaların resmi kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğuna göre davacının tespitine karar verilen dönemde resmi kayıtların olmadığı tarihlerde ücretini nasıl aldığı hususu araştırılmadan, tanık sözlerine dayalı olarak çalışmanın kanıtlandığının kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Yapılacak iş, tanık ... ....’ın beyanında belirttiği davacının ücretinin farklı yerlerden ödenmesine ilişkin belgeleri davalı işyerinden istemek,eğer ücret ödemesine ilişkin belge yok ise; talep edilen 1983-1990 yılları arasında davacının ücret bordrolarında gözüken yazılı belge ile ortaya koyulmuş çalışmalarını tespit etmek, davacıdan bu tarihler arasında ücret ödendiğini kanıtlayan belge olup olmadığını sormak, kamu kuruluşlarında geçen çalışmanın yazılı belge ile kanıtlanması asıl olduğundan gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 07.12.2022 tarihli kararı ile "Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 1- Davacının 1987/2. dönemde 29 gün ve 1988/1. dönemde 87 gün bir hizmet akdine bağlı olarak davalı ... bünyesinde çalıştığının ve bu çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b6a356d23689e433 d3f1a33c1ca46e26

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı