10. Hukuk Dairesi 2025/4329 E. , 2025/11829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/309 E., 2025/56 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/410 E., 2022/404 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kendisinin yetiştirdiği fındık mahsulünü davalı .... Tarım Satış Kooperatifine 1999 yılı Ekim ayında teslim ettiğini, bu teslimat karşılığında Bağ – Kur adına prim tevkifatı yapıldığını, tevfikat tutarının 6.237,50 TL olduğunu, daha sonra 22.11.1999 tarihinde 6.963.521.364 TL’nin ... Bankası hesabına yatırıldığını, davalı Kurum tarafından söz konusu tevkifat işleminin yapılmadığının bildirildiğini, açıklanan nedenlerle Bağ - Kur'lu olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kuruma başvuruda bulunmadığını, bu nedenle dava şartlarının oluşmadığını, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, 2926 sayılı Kanun'a göre sigortalı sayılmayı gerektiren faaliyetlerin başladığı tarihten itibaren en geç 3 ay içerinde kayıt ve tescil müracaatında bulunmak zorunda olduklarını, yasal süresinde kayıt yaptırmayanların sigortalılıklarının tescil taleplerini Kuruma ilettikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren tescil edilebileceklerini, yasal düzenlemelere göre sattıkları ürün bedellerinden 01.09.1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin tevkifatın yapıldığını gösteren belgelerle Kuruma yazılı talepte bulunanlara tevkifat tutarının Kurum hesabına intikal ettirilmesi şartıyla tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden ay başından sigortalılıklarının başlatılacağını, uygulama tebliğinin değiştirildiği 22.05.2007 tarihinden sonra tevkifat listelerinde ismi bulunanların tescil kayıtlarının yapıldığını, ancak başvuranların geriye dönük Tarım Bağ – Kur sigortalısı sayılmaları için tevkifatın yapıldığını gösteren belgelerin Kuruma ibraz edilmesi gerektiğini, tevkifata istinaden tescil işlemlerinde hangi Kurum kayıtlarının esas alınabileceğinin Kanunda düzenlendiğini, kurum kayıtlarının incelenmesinde davacı tarafça 20.07.2018 tarihli dilekçe ile tescil tarihinin tevkifatın yapıldığı tarih olarak düzeltilmesini talep ettiğini, söz konusu talebin Kurum tarafından gönderilen 30.07.2018 tarihli ve ... tarihli yazı ile iddia konusu dönemde davacının sattığı üründen prim tevkifatı yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, Kurum işleminin 2926 sayılı Kanuna uygun olduğunu, anılan düzenlemelere göre geriye dönük Tarım Bağ – Kur sigortalısı sayılmaları için tevkifatın yapıldığını gösteren belgeler de eklenerek Kuruma yazılı talepte bulunması ve tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 1999 tarihinden itibaren Tarım Bağ - Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmişse de talebinin hangi yıllara ilişkin olduğunu ve hangi aydan itibaren tespit talep ettiğini açıklamadığı, dava dilekçesi HMK'daki şartları taşımadığından dava dilekçesinin ve davanın reddine karar verilmesi gerekir iken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama sonunda, ... Tarım Satış Kooperatifi Müdürlüğü tarafından 1999/Ekim tarihinde yapılan kesintinin davacıya ait olduğunun kabulü ile davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlangıç tarihinin, prim tevkifatı kesim tarihini takip eden aybaşı olan 01.10.1999 olduğunun tespitine dair yazılı şekilde karar verilmiş ise de tarım sigortalılığının başlangıcının tespiti yönünde verilen hüküm isabetsizdir. 2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'un Geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu' nun 2, 3, 6, 9 ve 10. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesinin 4 numaralı alt bendi hükümleridir. 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, Kanunla veya Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir. Anılan Kanun'un 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin ... Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır. Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 no.lu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nun 526. maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2017 tarih 2015/10 - 1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin Kuruma intikal etmemesi Tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir. 3.Sigortalılık hak ve yükümlülüğü tescille başlar. 2926 sayılı Kanun'un 5. maddesi “2. madde kapsamına girenler, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar” hükmünü içermekte olup; davacının bu kanun kapsamında tescil başvurusu bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 2926 sayılı Kanun'un re’sen tescil ile ilgili 9. maddesinde yer alan “Bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri Kurumca re’sen yapılır” hükmünün açıkça 2. maddeye göre Kanun kapsamında sayılan sigortalıların Kurumca re’sen tescil edilmeleri zorunluluğunu öngördüğü anlaşılmaktadır. Kaldı ki 5. maddede Tarım Bağ-Kur sigortalılığının zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı ifade edilmiştir. 2926 sayılı Kanun'a tabi kişilerce 36. maddede sayılan kurum, şirket, işletme veya gerçek kişilere satılan ürün bedellerinden prim borcuna mahsuben %1 oranında kesinti yapılması ve bu kesintilerin anılan gerçek ve tüzel kişilerce ertesi ayın 20. günü akşamına kadar Bağ-Kur’a intikal ettirilmesi gerekir. İşte bu bağlamda sigorta primlerinin, ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle, tahsili halinde kişinin yukarda izah edilen 5. maddede yer alan anlamda tescil işleminin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Somut davada; 01.10.1999 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın tespitini isteyen davacının bu istemi, Mahkemece anılan istem yönünden dava kabul edilmek suretiyle 01.10.1999 tarihinden itibaren sigorta tespitine karar verilmişse de davaya konu edilen sigortalılığın 6100 sayılı HMK'nın 31. madde kapsamında davacıya açıklattırılmak suretiyle netleştirilip, böylece dava konusu yapılan sigortalılık süresi yönünden yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tespite konu sigortalılığın başlangıç tarihinin gösterilip, sonlanma tarihinin gösterilmemesi suretiyle infazı kabil olmayan karar tesis edilmesi hatalıdır. Yapılması gereken iş; dava edilen sigortalılık süresi (başlama tarihi ve sonlanma tarihi) davacıdan sorulup belirlenmek suretiyle ve yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 90765b8862eaca92 81464e3febaa5b6f