10. Hukuk Dairesi 2025/4240 E. , 2025/7304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/375 E., 2025/7 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 26.07.1992 tarihinde ... sicil nolu Kültür Bakanlığı ... Kazısı işyerinde ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığını, işe giriş bildirgesinin de Kuruma verildiğini ancak anılan tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini ileri sürerek davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 26.07.1992 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının Kültür Bakanlığı'na bağlı "... Kazısı" unvanlı ... (eski ...) sicil numaralı işyerinde 26.07.1992 tarihinde dönemin prime esas asgari kazanç üzerinden bir gün süreyle sigortalı olarak çalıştığının, ancak ilk işe başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 14.03.1996 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.05.2023 tarihli kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 05.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 13.09.2023 tarihli kararı ile davacının dava şartı olan Kuruma başvuru şartını yerine getirmemesi nedeniyle bu hususta davacıya süre veriler bu şartın yerine getirilmesi gerektiğinden bahisle gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, davanın kabulü ile davacının, Kültür Bakanlığı'na bağlı "... Kazısı" ünvanlı ... (eski ...) sicil numaralı işyerinde 26.07.1992 tarihinde dönemin prime esas asgari kazanç üzerinden bir gün süreyle sigortalı olarak çalıştığının, fakat ilk işe başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 14.03.1996 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6, 9 ve 60. maddenin (G) bendi, 79 ve 108. hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortal�� işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... Arkeoloji Kazı Başkanlığı-Prof. Dr. ... ünvanlı işveren tarafından ... sicil no.lu iş yerinden 26.07.1992 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, iş yeri kazı araştırma,onarım işleri mahiyetinde olduğu ve 09.01.1981-Devam şeklinde kanun kapsamında olduğu,işe giriş bildirge tarihinde davacının 14 yaşında olduğu, işyerinden 1992 yılı için dönem bordrosu verilmediğinin bildirildiği, 1991 ve 1993 yılı dönem bordrolarının bildirildiği,bu dönem bordrolarında yer alan kişilerden dinlenenlerin davacuyu tanımadıkları, mahkemenin Kültür Bakanlığından ... kazısına katılanların listesini celbettiği ancak bu kişilerin adreslerinin bulunmadığını bildirdiğinden bu kişiler ile ilgili bir araştırma yapılmadığı,mahkeme ...'de 1992 yılında muhtar ve aza olarak görev yapan muhtar ve azalardan hayatta olan 3 ünün dinlendiği ancak davacıyı tanımadıkları, davacıyı tanıdığını beyan eden tanıklar ... ile ...'ın ise dava konusu dönemden işyerinde sigortalılıklarının olmadığı,diğer davacı tanıklarının ise çalışma kaydının olmadığı ve beyanlarının denetlenemediği,öte yandan davacı adına dava konusu dönemde puantaj kaydı,ücret bordrosu vs.olup olmadığının da araştırılmadığı, böylelikle dinlenen tanık beyanları ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre Mahkemece, Kültür Bakanlığından dava konusu iş yerindeki kazının hangi tarihler arasında yapıldığı ve özellikle dava konusu 1992 Temmuz ayında kazının olup olmadığı, işin bu tarihte yapılıyor olması halinde 1992 yılı Temmuz ayında bu kazıda çalışanların listesi, ücret bordroları, puantaj kayıtları, SGK'ya bu kişiler adına 1992 Temmuz ayına aya ait yapılan aylık sigorta bildirimleri, bordro vs. celbedilmeli, Kültür Bakanlığından iş yerinde Temmuz 1992 ayında çalıştığı bildirilecek olan bu kişilerin SGK'dan hizmet cetvelleri ile iş yerinden yapılan işe giriş bildirgeleri de celbedilerek tanık sıfatıyla dinlenmeli, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 374f04d6a70013d1 82068273d7bec92e