Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/4006 E., 2025/6667 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4006 E., 2025/6667 K. (24.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4006
Karar No
2025/6667
Karar Tarihi
24.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/4006 E. , 2025/6667 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/96 E., 2024/310 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... sicil numaralı ...'ın, davalı ... Mad. San.ve Tic. Ltd. Şti'nin ...A.Ş.'den ihale ile aldığı maden arama işinde asgari ücret ile çalıştığını, çalışmalarının bütünün yer altında geçtiğini, davalıya ait 29360 sicil numaralı iş yerinde 17.10.1998 tarihinde işe başladığını ve 30.03.2004 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, ...A.Ş.'den ihale ile alınan işin yılın on iki ayı yapılan hiç ara verilmeyen bir iş olduğunu, davacının SSK'ya sigortalı günlerini öğrenmek için başvurduğunda işe girişinin geç yapıldığını, çalışmalarının yer üstü çalışmaları olarak gösterildiğini, günlerinin eksik bildirildiğini ve primlerinin yatırılmadığını gördüğünü, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davacının davalı işverene ait 29360 sicil numaralı iş yerinde 17.10.1998-30.03.2004 tarihleri arasında asgari ücretle sürekli ve kesintisiz olarak yer altında çalıştığının tespitine karar verilmesini, ayrıca bu dönemde kuruma yer üstü çalışması olarak bildirilen çalışmalarında yer altı çalışması olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... Madencilik Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yerinde olmadığını, davalı şirkette davacıya ait hiçbir kayda rastlanılamadığını, bu sebeple davacının davalı şirkette çalışıp çalışmadığı hususunda da bir netlik bulunmadığını, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 maddesi gereğince bu tür davaların 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, süreler ise her verilen çıkış tarihinden itibaren başladığını, çıkış verilen tarihler itibari ile 5 yıllık süre resen nazara alınarak anılan sürenin geçtiği dönemler itibari ile başka bir incelemeye gerek olmadan talebin reddi gerektiğini, davalı şirketin ihale ile iş alıp cevher çıkarma işini yaptığını, işçilerin çalıştığı sürelerin ise eksiksiz olarak Kuruma bildirildiğini, işin ihale makamının denetimi altında yapıldığını, tüm çalışanların sigortalarının yapıldığını, bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olduğunu, Mahkemece resen araştırma yapılması ve hiçbir kuşku ve duraksamaya yer kalmayacak şekilde kanaat edinildikten sonra hüküm kurulması gerektiğini, hizmet akitlerinde bir işverene ücret mukabilinde çalışma esası olduğunu, dolayısı ile çalışma var ise bunun karşılığı alınan bir ücret olması gerektiğini, davacın yanın bu davada temel unsur olarak kabul edilen ücret konusunu yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, bu tür davaların tanık beyanları ile ispat olunamayacağını, iddianın yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, dayanaklarının SSK kayıtları olduğunu, davacı tarafından Kuruma bildirilen süreden fazla çalışıldığı iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.04.2020 tarih, 2015/941 E., 2020/218 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararının süresi içinde davacı ... davalı Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Dosya kapsamından, davacının 17.11.1998 - 30.03.2004 tarihleri arasında davalı şirket işyerinde yeraltında çalıştığına dair Dairemizce bozulan ilk hükmün, davacı tarafından temyiz edilmediği anlaşılmakla, davalı Kurum lehine usuli kazanılmış hak gözetilmelidir. Bu halde; 17.11.1998 - 31.12.2000 dönemine ilişkin kabul yerinde olacaktır. Ne var ki, talep sonu olarak belirlenen süre bakımından eksik araştırma ile karar verildiği, dinlenilen bordro tanıklarının beyanlarının bu hususu tam olarak aydınlatamadığı, farklı farklı çıkış tarihlerinin belirtildiği görülmekle, davalı işyerinden kayıtlara geçmiş ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan, dinlenenlerin dışında resen bordro tanıklarından yeteri kadarı dinlenmek suretiyle, davacının çalışma süresinin sonu araştırılmalı, tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de, Mahkeme tarafından tespit edilen çalışma süresi içerisinde davalı işyerinden davacı adına yeraltında geçen çalışma bildirimleri olduğu görülmekle, bildirilen bu sürelerin dışlanmaması da uygun bulunmamıştır..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirket adına kayıtlı 29360.23 nolu işyerinde 17.11.1998-31.12.2000 tarihleri arasında Kuruma davacının yeraltında çalıştığı bildirilen süreler hariç olmak üzere asgari ücret ile sürekli olarak yeraltında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 17.10.1998-30.03.2004 tarihleri arasında yeraltında asgari ücretle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı