Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3996 E., 2025/10391 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3996 E., 2025/10391 K. (19.06.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3996
Karar No
2025/10391
Karar Tarihi
19.06.2025
Konu
Miras

10. Hukuk Dairesi 2025/3996 E. , 2025/10391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/62 E., 2024/218 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi ...'in toplam 1520 gün prim ödediğini ve 04.12.2008 tarihinde vefat ettiğini, eşinin ölüm tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması için Kuruma dilekçe vermesine karşın talebinin reddedildiğini ve eşinin ölüm tarihinden itibaren hak sahibi eşi sıfatıyla ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki konusunda itirazları bulunduğunu, esasa ilişkin olarak da aksi yazılı delille ispat oluncaya kadar müvekkili Kurumun kayıtlarının delil olarak kabul edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13/05/2014 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacıya 01.01.2009 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin 13.05.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce; "Öncelikle, davacının dilekçesine ekli belgenin müzekkereye eklenerek adı geçen ... isimli şahsın anne-baba adı ve doğum tarihi de belirtilmek suretiyle, primlerinin o dönemde yatıp yatmadığı, yatmış ise bu primlerin kimin hizmetlerine geçtiğinin Kurumdan sorulması, Nüfus Müdürlüğünce bildirilen diğer ... isimli şahsın da hak alanını ilgilendireceği dikkate alınarak, bu kişinin veya ölmüş ise mirasçılarının da davaya dahil edilerek HMK’nın 124. maddesi gereğince husumet yöneltilmesi, söz konusu hizmetlerin aidiyeti bakımından delillerinin toplanması ve davaya devam edilmesi sağlanması, davacı murisinin tüm bilgileri bildirilmek suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumundan ilk işe girişine dair bilgi ve belgelerin sorulması ve murisin hizmet cetvelinde çalıştığı anlaşılan işyerlerinin dönem bordrolarından resen davacı ile aynı dönemde çalışan tanıklar seçilerek beyanına başvurulması, veya var ise, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler emniyet araştırması ve kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurularak uyuşmazlığın çözülerek karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.09.2019 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 17.09.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce; "Mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, dosya arasından davalı Kurumca yapılan araştırma ile davacı ile aynı ad ve soyada sahip olduğu belirtilen 2 kişinin daha olduğu, bunlardan 1 tanesinin (TC no: ...)01.01.1951 doğumlu .. oğlu .. ... köyü nüfusuna kayıtlı olan ... olduğu, bu kişinin 22.04.2008 tarihinde vefatı ile mirasçılarının davaya dahil edildiğinin anlaşıldığı, diğerinin davaya dahil edilmediği, buna göre (TC. No: ...) 01.01.1950 doğumlu .. oğlu .. ... köyü nüfusunda kayıtlı diğer ...’in de davaya dâhil edilmesi, vefat etmiş ise mirasçılarının davaya dâhil edilmesi gerekleri gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesirir usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, bozma sonrasında dinlenen tanıkların da bordrolu olup olmadığı ile hangi işyerinde ne kadar süre ile çalışmanın gerçekleştiği hususunun ayırt edilememesi karşısında, davacının murisinin en az 900 gününün varlığı hususunda tüm hizmetlerinin hangi işyerleri ve hangi sürelerde geçtiği hususunda ayrıntılı ve her bir işyerinden mümkün olması halinde bordrolu tanıkların, olmaması halinde ise, olabildiğince komşu ve tanıması mümkün olan diğer tanıkların varlığının araştırılması, bu kişilerin hizmet döküm cetvellerinin dosya arasına alındıktan sonra çalışma olgusunun da irdelenerek, en az 900 günlük kısmının davacı murisi adına belirlenmesi ve davacı hakkında ölüm aylığının koşullarının belirlenmesi gereğinin de gözetilmemesi suretiyle eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de; aylıkların geç ödenmesi nedeniyle işleyen faizler bakımından, 5510 sayılı Yasa’nın 42. maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurumun, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan (01.01.2009 tarihine göre 01.04.2009 tarihinden) itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alındığında, mahkemece bu durumun dikkate alınmaması ve infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesinin de , usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtildiği şekilde diğer ...'in mirasçılarının da davaya dahil edildiği, herhangi bir hak iddiasında bulunmadıkları; bordro tanıklarının sigorta sicil dosyasındaki çalışmaların davacının eşi olan ...'e ait olduğunu doğruladıkları, tanıkların davacının eşinin ve davacının kimlik bilgilerini teyit ettikleri,davacı asilin huzurda bulunduğu celsede dinlenen bordro tanıkları .. ... ve .. ... her ikisinin de huzurda gördükleri davacı ...'in beraber çalıştıkları ...'in eşi olduğunu beyan ettikleri; SGK'nın çıkardığı uyuşmazlığın esasen aidiyete ilişkin olduğu, ... sicil sayılı sigorta sicil dosyasındaki çalışmaların fiili çalışmaya dayanıp dayanmadığı noktasında Kurumun bir uyuşmazlık çıkarmadığı, çalışmaların fiili olup olmadığı noktasında bir tereddüt de bulunmadığı, bu hususun davacının eşi ...'e hitaben Kurumca düzenlenen "22.07.1969-3103.1987 tarihleri arasında toplam 1.800 gün malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi çalışmalarınızın bulunduğu tespit edilmiştir." şeklinde cevap niteliğinde belgeden de anlaşıldığı, bordro tanıklarının da fiili çalışma olgusunu doğruladıkları belirtilmek suretiyle davanın kabulüne, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında .. sigorta sicil numarasıyla işlem gören sigortalının, .. ve .. oğlu 01.01.1951 .. doğumlu .. T.C no.lu ... olduğunun tespitine; davacıya sigortalı ...'in hak sahipliği -dul eşi olması nedeniyle 01.01.2009 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, yaşlılık aylığı tahsis tarihi olan 01.01.2009 tarihinden sonraki üç aylık sürenin sonu olan 01.04.2009 tarihinden itibaren bağlanması gereken aylıkların tahakkuk ettikleri tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, Yargıtay içtihatlarında uyuşmazlığın hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde çözümlenmesi gerektiğinin ifade edildiğini, sırf davacı tanıklarının beyanlarına göre Kurum kayıtlarının aksini ispat eden belge olmaksızın tespit hükmü kurulmasının isabetsiz olduğunu, tanık beyanlarının aydınlatıcı olmadığını, Kurumca dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden Kurumun sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya eşinin ölüm tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7db52db2914640c9 34706b3cb7bab780 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2025/3996 E. , 2025/10391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/62 E., 2024/218 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi ...'in toplam 1520 gün prim ödediğini ve 04.12.2008 tarihinde vefat ettiğini, eşinin ölüm tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması için Kuruma dilekçe vermesine karşın talebinin reddedildiğini ve eşinin ölüm tarihinden itibaren hak sahibi eşi sıfatıyla ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki konusunda itirazları bulunduğunu, esasa ilişkin olarak da aksi yazılı delille ispat oluncaya kadar müvekkili Kurumun kayıtlarının delil olarak kabul edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13/05/2014 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacıya 01.01.2009 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin 13.05.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce; "Öncelikle, davacının dilekçesine ekli belgenin müzekkereye eklenerek adı geçen ... isimli şahsın anne-baba adı ve doğum tarihi de belirtilmek suretiyle, primlerinin o dönemde yatıp yatmadığı, yatmış ise bu primlerin kimin hizmetlerine geçtiğinin Kurumdan sorulması, Nüfus Müdürlüğünce bildirilen diğer ... isimli şahsın da hak alanını ilgilendireceği dikkate alınarak, bu kişinin veya ölmüş ise mirasçılarının da davaya dahil edilerek HMK’nın 124. maddesi gereğince husumet yöneltilmesi, söz konusu hizmetlerin aidiyeti bakımından delillerinin toplanması ve davaya devam edilmesi sağlanması, davacı murisinin tüm bilgileri bildirilmek suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumundan ilk işe girişine dair bilgi ve belgelerin sorulması ve murisin hizmet cetvelinde çalıştığı anlaşılan işyerlerinin dönem bordrolarından resen davacı ile aynı dönemde çalışan tanıklar seçilerek beyanına başvurulması, veya var ise, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler emniyet araştırması ve kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurularak uyuşmazlığın çözülerek karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.09.2019 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 17.09.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizce; "Mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, dosya arasından davalı Kurumca yapılan araştırma ile davacı ile aynı ad ve soyada sahip olduğu belirtilen 2 kişinin daha olduğu, bunlardan 1 tanesinin (TC no: ...)01.01.1951 doğumlu .. oğlu .. ... köyü nüfusuna kayıtlı olan ... olduğu, bu kişinin 22.04.2008 tarihinde vefatı ile mirasçılarının davaya dahil edildiğinin anlaşıldığı, diğerinin davaya dahil edilmediği, buna göre (TC. No: ...) 01.01.1950 doğumlu .. oğlu .. ... köyü nüfusunda kayıtlı diğer ...’in de davaya dâhil edilmesi, vefat etmiş ise mirasçılarının davaya dâhil edilmesi gerekleri gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesirir usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, bozma sonrasında dinlenen tanıkların da bordrolu olup olmadığı ile hangi işyerinde ne kadar süre ile çalışmanın gerçekleştiği hususunun ayırt edilememesi karşısında, davacının murisinin en az 900 gününün varlığı hususunda tüm hizmetlerinin hangi işyerleri ve hangi sürelerde geçtiği hususunda ayrıntılı ve her bir işyerinden mümkün olması halinde bordrolu tanıkların, olmaması halinde ise, olabildiğince komşu ve tanıması mümkün olan diğer tanıkların varlığının araştırılması, bu kişilerin hizmet döküm cetvellerinin dosya arasına alındıktan sonra çalışma olgusunun da irdelenerek, en az 900 günlük kısmının davacı murisi adına belirlenmesi ve davacı hakkında ölüm aylığının koşullarının belirlenmesi gereğinin de gözetilmemesi suretiyle eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de; aylıkların geç ödenmesi nedeniyle işleyen faizler bakımından, 5510 sayılı Yasa’nın 42. maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurumun, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan (01.01.2009 tarihine göre 01.04.2009 tarihinden) itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alındığında, mahkemece bu durumun dikkate alınmaması ve infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesinin de , usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtildiği şekilde diğer ...'in mirasçılarının da davaya dahil edildiği, herhangi bir hak iddiasında bulunmadıkları; bordro tanıklarının sigorta sicil dosyasındaki çalışmaların davacının eşi olan ...'e ait olduğunu doğruladıkları, tanıkların davacının eşinin ve davacının kimlik bilgilerini teyit ettikleri,davacı asilin huzurda bulunduğu celsede dinlenen bordro tanıkları .. ... ve .. ... her ikisinin de huzurda gördükleri davacı ...'in beraber çalıştıkları ...'in eşi olduğunu beyan ettikleri; SGK'nın çıkardığı uyuşmazlığın esasen aidiyete ilişkin olduğu, ... sicil sayılı sigorta sicil dosyasındaki çalışmaların fiili çalışmaya dayanıp dayanmadığı noktasında Kurumun bir uyuşmazlık çıkarmadığı, çalışmaların fiili olup olmadığı noktasında bir tereddüt de bulunmadığı, bu hususun davacının eşi ...'e hitaben Kurumca düzenlenen "22.07.1969-3103.1987 tarihleri arasında toplam 1.800 gün malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi çalışmalarınızın bulunduğu tespit edilmiştir." şeklinde cevap niteliğinde belgeden de anlaşıldığı, bordro tanıklarının da fiili çalışma olgusunu doğruladıkları belirtilmek suretiyle davanın kabulüne, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında .. sigorta sicil numarasıyla işlem gören sigortalının, .. ve .. oğlu 01.01.1951 .. doğumlu .. T.C no.lu ... olduğunun tespitine; davacıya sigortalı ...'in hak sahipliği -dul eşi olması nedeniyle 01.01.2009 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, yaşlılık aylığı tahsis tarihi olan 01.01.2009 tarihinden sonraki üç aylık sürenin sonu olan 01.04.2009 tarihinden itibaren bağlanması gereken aylıkların tahakkuk ettikleri tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, Yargıtay içtihatlarında uyuşmazlığın hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde çözümlenmesi gerektiğinin ifade edildiğini, sırf davacı tanıklarının beyanlarına göre Kurum kayıtlarının aksini ispat eden belge olmaksızın tespit hükmü kurulmasının isabetsiz olduğunu, tanık beyanlarının aydınlatıcı olmadığını, Kurumca dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden Kurumun sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya eşinin ölüm tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7db52db2914640c9 34706b3cb7bab780 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı