10. Hukuk Dairesi 2025/3640 E. , 2025/8196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/196 E., 2024/370 K. Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.05.2008 - 30.04.2009 ve 01.05.2009 - 15.06.2009 tarihleri arasında Bel-Pa Şirketindeki çalışması nedeniyle, 16.671,26 TL borç aslı 7.257,52 TL yasal faiz olmak üzere toplam 23.928,78 TL borcun tahsili amacıyla yaşlılık aylığından yapılan kesintinin iptaline ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 2016/5645 Esas-2017/6972 Karar sayılı ilamı ile 5335 sayılı Kanun'un 35. maddesinden kaynaklanan yersiz tahakkukun 5510 sayılı Kanun'un 96/a maddesi kapsamında oluşturulan tahakkuk işleminden kaynaklandığına işaret olunarak verilen karar bozulmuş ve Mahkemece bozma ilamına uyularak “davanın reddine,” karar verilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin bu tür yersiz olarak ödendiği anlaşılan sosyal güvenlik ödemelerinin iadesinin 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi yerine 96/a maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde mülkiyet hakkının ihlal edildiğine yönelik ilke kararları bulunmaktadır. Bu durumda Mahkemece anılan müstekar ihlal kararlarının, bozma ilamına uyulmak suretiyle ortaya çıkan usuli kazanılmış hakkı sonuçsuz bırakacağı gözetilerek yersiz ödemenin 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın 506 sayılı Kanun kapsamında 01.08.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başladığı, yaşlılık aylığı alırken Ankara Büyükşehir Belediyesine ait Bel-Pa adlı şirkette 01.05.2008-30.04.2009 ve 01.05.2009-15.06.2009 tarihleri arasında çalıştığı, işveren Bel-Pa tarafından davalı Kuruma gerekli bildirimlerin yapıldığı, davacının 01.05.2008-30.04.2009, 01.05.2009-15.06.2009 tarihleri arasındaki geçen çalışmalarının Sosyal Güvenlik Destek Primine tabii çalışmalar olduğu, davacıya yersiz aylıklarının ödendiği, ancak söz konusu ödemelerin davalı Kurumun hatasından kaynaklandığı, 5510 sayılı Kanun'un 96/2.maddesine göre davacıya yapılan ödemelerin tahsili gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak dosya hesap yönünden bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ..... tarafından gerekçeli ve denetime elverişli şekilde düzenlenen 04.05.2024 tarihli rapor ile 15.06.2024 tarihli ek raporda, davacının davalı Kuruma ödemesi gereken toplam borç miktarının 6.672,58 TL asıl, 596,95 TL yasal faiz olmak üzere 7.269,53 TL olduğu belirtilmiş olduğundan, bu rapor Mahkeme usul ve yasaya uygun bulunarak, bu miktar davacıya borç çıkartılan miktardan mahsup edildikten sonra geriye kalan kısım yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti ile davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun davacıya 9.998,67 TL asıl alacak, 6.660,57 TL faize ilişkin olmak üzere toplam 16.659,24 TL borç çıkarılması yönündeki işleminin iptaline, bu miktar yönünden davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri temyiz dilekçesinde; davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesinin 1. fıkrasının b bendi, aynı Kanun'un 42. maddesi ile 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 2. fıkrası hükümleri, Kurum yazıları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 164eb23e9c1a4f0c 85168bf761925f6c