Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/3362 E., 2025/7346 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3362 E., 2025/7346 K. (30.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3362
Karar No
2025/7346
Karar Tarihi
30.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/3362 E. , 2025/7346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/319 E., 2024/304 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 20.04.1985 tarihinden itibaren 55 gün davalı işyerinde çalışmasına karşın primlerinin yatırılmadığını belirterek çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiş, ancak 10.03.2020 tarihli celsede taleplerinin sigortalılığının başlangıcının 20.04.1985 tarihi olduğunu, işveren hakkında davayı müracaata bıraktıklarını beyan etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili, Kurum işlemleri mevzuata uygun olduğundan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 412376 sicil no.lu Beybidol Ticaret Kollektif Şirketine ait işyerinde 20.04.1985 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı olarak çalıştığının tespitine, davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarih olan 15.03.1988 tarihi olduğunun tespitine, davalı ... Şirketi hakkında açılan dava ile kalan hizmet süresine ilişkin dava yönünden davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA KARARI A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.03.2023 tarihli kararı ile davacının çalıştığı döneme ilişkin işyerinden dönem bordrosu verilmediği için dava konusu dönemde, yöntemince işyerine komşu işyerleri ve kayıtlı çalışanları, işyeri çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle tespit edilerek dinlenilmek suretiyle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, yaptırılan tüm araştırmalara rağmen tanık araştırması neticesinde dava konusu tarihlere ait komşu işyeri tanığına ulaşılamadığı, davacının davalı işyerinde dava konusu dönemde çalıştığına dair herhangi bir veriye ulaşılamadığı ve davacının çalıştığını iddia ettiği döneme ilişkin dönem bordrolarının da verilmemiş olduğu gerekçesiyle davacının 1 günlük sigortalılık tespiti talebinin reddine; davalı ... Şirketi hakkında açılan davada kalan hizmet süresine ilişkin talebin 10.03.2020 tarihli celsede müracaata bırakıldığından ve 3 aylık yasal süresi içerisinde dava yenilenmediğinden davalı ... Şirketi hakkında açılan dava ile kalan hizmet süresine ilişkin dava yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek..." gerekçesiyle,davacının 1 günlük sigortalılık tespiti talebinin reddine, davalı ... Şirketi hakkında açılan dava ile kalan hizmet süresine ilişkin dava yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulünün gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79., 108. hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, bozma ilamı gereği komşu işyeri araştırmasının emniyet, vergi dairesi ve belediye nezdinde yapıldığı, komşu işyeri tespit edilemediği, SGK vasıtasıyla komşu işyeri araştırması yapılmadığı ve bozma öncesi dinlenen tanıklar arasında işyerinden 1985 sonrası bildirimleri olanların davacının çalışmasını teyit eden beyanlarının dikkate alınmadan karar verildiği anlaşılmıştır. 4.Buna göre Mahkemece, SGK aracılığıyla da dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri araştırması yapılarak tespit edilen işyeri ve kayda geçmiş çalışanlarının tespiti halinde çalışma ve sigortalılık kayıtları da celbedilerek dinlenmeli, komşu işyeri tepit edilememesi halinde, taraflardan sorulmak suretiyle dava konusu dönemde davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek bu kişilerin çalışma kayıtları,vergi kayıtları da getirtilerek beyanlarına başvurulmalı,öte yandan bozma öncesi dinlenen ve dava konusu işyerinde 1985 sonrası çalışması da bulunan tanıkların beyanları da değerlendirilmek suretiyle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d4f6ecc5a8ab1e80 ff1d5dd7b198e6df

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı