Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/3361 E., 2025/8651 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3361 E., 2025/8651 K. (22.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3361
Karar No
2025/8651
Karar Tarihi
22.05.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

10. Hukuk Dairesi 2025/3361 E. , 2025/8651 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/471 E., 2024/11 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Belediyeden emekli olduğunu, prime esas kazançlarının davalı ... tarafından eksik bildirilmesi nedeniyle, davacıya bağlanması gereken yaşlılık aylığının da düşük hesaplandığını belirterek, 01.03.2005-13.01.2017 tarihleri arasında Kuruma eksik bildirilen prime esas kazançlarının tespitini, davacıya eksik ödenmiş olan yaşlılık aylığı miktarının tespiti ile davalı Belediyeden faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; Belediyenin imzaladığı TİS'lerinin 2005-2010 dönemini kapsadığını, zamanın belediye başkanının işçi temsilcisi ve işçilerin talepleri doğrultusunda yasaya göre kesinti yapılması halinde maaşlar düşeceğinden uygulamaya devam edildiğini, kesintilerin işçilere nakden ödendiğini, uygulamanın Kasım/2009'a kadar devam ettiğini, eksik ödeme bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kuruma başvuru yapılmadan dava açıldığını, 506 ve 5510 sayılı Kanun gereğince Kuruma kazanç bildirimlerinin yapılması, prim ödenmesi hususlarında sorumluluğun işverene ait olduğu, Kurumun bildirilen verilere göre davacıya yaşlılık aylığı bağladığını, aksi sabit olana kadar Kurum kayıtlarının geçerli olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli kararı ile davacının sigorta primine esas kazançlarının tespiti istemi yönünden, davacının çalıştığı dönemlerde TİS ile sağlanan sosyal yardımların davacının ücret hesap pusulalarında tahakkuk ettirildiği, davacıya ücret hesap pusulalarında tahakkuk ettirilen ücret alacaklarının ödendiği, ücret hesap pusulalarında yapılan brüt kazanç tahakkukları ile SGK' ya bildirilen prime esas brüt kazanç miktarlarının örtüşmediği, 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi gereğince prime esas alınacak kazançların tespitinde, yapılan sosyal yardımların da prime esas kazanca ilave edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilerek, eksik prime esas kazanç tutarları bilirkişi raporunda belirlenen şekilde ay be ay hükümde gösterilmiştir. Davacının yaşlılık aylığı miktarının yeniden hesaplanarak, eksik ödenen miktarın faizi ile tahsiline karar verilmesi istemi bakımından ise Mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporunda tespit edilen hesaplamalar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi talebi ve son celsedeki beyanları dikkate alınarak, iki tarafın da yaşlılık aylığı yönünden karar verilmesinde hukuki yararının kalmamış olduğu gerekçesi ile konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli kararı ile Toplu İş Sözleşmesine göre yapılan ödemelerin normal çalışma, hafta sonu, resmi tatil ücretlerinin prime esas kazanç hesaplamasına dahil edildiği, bunların dışında kalan diğer tüm ödemelerin prime esas kazanç niteliğinde olduğu fakat prime esas kazanç hesaplamasına dahil edilmediği yani bu farkların ilgili ay bildirgesinde prime esas kazanç olarak ilgili aya mal edilmediğinin anlaşılmasına göre davalı ... vekili ve davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki dosyada, davacının prime esas kazançlarının tespiti ile yaşlılık aylığının miktarının yeniden belirlenerek eksik ödemelerin tahsilini talep ettiği, 27.10.2021 tarihli son celsede, davacı vekilinin "..yaşlılık aylığına ilişkin talebimizi geri alıyoruz, bilirkişi raporunda tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden davamızın kabulüne karar verilsin" şeklinde beyanda bulunduğu; aynı celse davalı ... vekilinin "davanın reddine karar verilsin" dediği ve mahkemece "davacının son celsedeki beyanı dikkate alınarak yaşlılık aylığı hakkında iki tarafın da yaşlılık aylığı yönünden karar verilmesinde hukuki yararının kalmamış olduğu, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği " gerekçesi ile, davacının yaşlılık aylığı miktarının tespiti ile eksik miktarın faizi ile ödenmesine ilişkin talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Davacının son celsedeki beyanı gözetilerek, söz konusu beyanın yaşlılık aylığı yönünden talebin işlemden kaldırılmasına mı yoksa davanın geri alınmasına mı yönelik bulunduğu hususları üzerinde durulması, talebin geri almaya yönelik olduğunun anlaşılması durumunda Hukuk Muhakemeleri Kanununda belirtilen şartların oluşup oluşmadığının irdelenmesi ve sonucuna göre yargılama giderlerinin ne suretle takdir edileceği üzerinde durulması gerekirken, söz konusu talep yönünden yazılı gerekçe ile karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Kabule göre de, karar başlığında davalı olarak SGK Başkanlığı yerine tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmayan ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün davalı olarak yazılmış olması usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 21.02.2024 tarihli celsesinde davacının Kuruma eksik bildirilen fark yaşlılık aylığının tespit edilebilmesi için eksik bildirilen prime esas kazanç tespit davasının kesinleşmesi gerektiği değerlendirilerek davacı tarafın yaşlılık aylığı miktarının tespiti talebine yönelik davasının tefrikine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının SGK’na eksik bildirilen, sigorta primine esas kazanç farklarının Şubat/2005- Aralık/2016 tarihleri arasında kararda belirtilen şekilde olduğunun tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili, 506 sayılı Kanun'un 77. maddesine göre ölüm doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, ayni yardımlar ile Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarı yıllar itibariyle belirlenecek, yemek, çocuk ve aile zamları sigorta primlerinin hesabında esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmayacağını beyan etmektedir. 2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kendisine bildirilmeyen prime esas kazanç tutarı ile ilgili sorumluluğu olmayacağını, 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi gereği süt yardımı, giyim yardımı ve yakacak yardımının prime esas kazanca dahil edilebilmesi için bu yardımların karşılığının nakit olarak ödenmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 1.Davalı ... Vekilinin Temyizine İlişkin Olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İlk Derece Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak verilen karar 30.01.2024 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 29.02.2024 tarihinde verilmiştir. Davalı ... vekili 12.02.2024 tarihinde kalp krizi geçirdiğini, 12-16 Şubat günlerinde hastanede yatarak tedavi gördüğünü belirterek eski hale getirme talebinde bulunmuş, talebe dayanak olarak Sağlık Bakanlığı Hitit Üniversitesi ... . .. Eğitim ve Araştırma Hastanesi International ... Hastanesi Hekimi Doç. Dr. .. .. imzalı raporu ve istirahat raporuna ilişkin diğer belgeleri sunmuştur. Söz konusu raporda davalı ... vekilinin hastaneye yatış tarihinin 12.02.2024, hastaneden çıkış tarihinin 16.02.2024 olduğu belirtilmiştir. Tebliğ evrakının davalı Belediyenin adresine vekil adı belirtilerek gönderilmek suretiyle yapıldığı, evrak memuru tarafından teslim alındığı anlaşılmakla, davalı vekilinin rahatsızlığını Belediyeye haber vermek suretiyle başka bir vekilin görevlendirilmesini sağlayabileceği, mazeretin eski hale getirme koşullarının varlığını kabule yeterli olmadığı değerlendirilerek davalı ... vekilinin HMK 95 inci maddesi kapsamında yasal şartları oluşmayan eski hale getirme talebinin reddine karar vermek gerekmiş; temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Osmancık 2.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddine dair söz konusu kararın onanması gerekmiştir. 2.Davalı Kurum Vekilinin Temyizine İlişkin Olarak İnceleme konusu dosyada; davacının 01.04.1989-13.01.2017 tarihleri arasında davalı ... Başkanlığına ait işyerinden bildirimlerinin bulunduğu, davacının 31.05.2004 tarihinden itibaren sendika üyesi olup, toplu iş sözleşmesinden yararlandığı, 01.03.2005-28.02.2007 ve 01.03.2007-28.02.2010 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmelerinin dosya içerisinde bulunduğu, davacı adına 2005/2. ay ile 2016/12. aylar arası ücret bordroları ile uyuşmazlık konusu dönemde davacıya yapılan ödemelere ilişkin olarak bir kısım banka kayıtlarının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı, sigortalılar ile işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri primlerin hesabında sigorta primine esas olan sigortalı kazançlarının nelerden ibaret olduğu ve bunun istisnalarını gösteren (mülga) 506 sayılı Kanun'un 77. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesidir. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 4958 sayılı Kanun’un 36. maddesi ile değişik 77. maddesi “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında: a) Sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerin, b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin, c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır. Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur..” hükmünü içermektedir. Madde hükmünde belirtilen “ayni yardımlardan” amaç, sosyal veya kişisel bir ihtiyacın karşılanması yolunda yapılan yardım niteliğinde olmasıdır. Yardımın ayni veya parasal olarak yapılmasının bir önemi bulunmamaktadır. Somut biçimde belli edilmiş bir ihtiyaca yönelik yardımlar ayni yardım olarak kabul edilmeli ve prim hesabında dikkate alınmamalıdır. Bu anlamda, sosyal yardım adı altında ödenen “izin harçlığı, ... harçlığı ve öğrenim yardımı” anılan yasa hükmü kapsamında ayni yardım özelliğinde olması nedeniyle, sigortalının (ücret) gelirine dahil değildir ve prime esas kazanca dahil edilmez. (10. H.D'sinin 2009/5052 E, 2011/4939 K sayılı kararı) Görüldüğü üzere, anılan madde hükmünde hangi kazançların prim hesabına esas alınamayacağı sayma yöntemiyle belirlenmiş olup, Türk pozitif hukukunda egemen olan kurala göre, ayrık hükümler genişletici değil, daraltıcı yoruma tabidirler ve anılan kural, 23.05.1960 tarihli 11/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır. Bu kararda sigortalılara ödenen yemek paralarının ayni yardım niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmış ve prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı görüşü benimsenmiştir. Bunun dışında Yargıtay uygulamasında bazı kararlarda, teknik personele ödenen şantiye ve arazi zammını, hasta sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen araç ücreti, çiğden verilen erzak, elbise dikiş ücreti, yakacak ve yakıt parası ve toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen yemek parası aynî yardım niteliğinde görülmüştür. Yine somut bir biçimde belli bir ihtiyaca yönelik, ayni yardım niteliğinde olan giyim yardımı da sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançlardan değildir. (10. H.D'sinin 2014/1398 E, 2014/6794 K sayılı kararı) İkramiye adı atındaki ödemeler ise 11.07.1956 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6772 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile “… belediyeler ve bunlara bağlı teşekküler, 3460 ve 3659 sayılı Kanunların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle Kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanunu'nun şümulüne giren veya girmeyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanunu'nun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır.” hükmü getirilmiş, anılan Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrasında ise “… Bu tediyelerden çeşitli işçi sigortalarının icabettirdiği primler kesilmez ve bu paralar borç için haczedilemez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Kanun gereğince, maddenin 2. fıkrasındaki istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen her türlü gelirden sigorta primi kesilmesi söz konusu olmaktadır. 506 sayılı Kanun'da ücretin tanımı yapılmamıştır. Fakat 506 sayılı Kanun'un 77. maddesinin birinci fıkrasının a alt bendinde sözü edilen “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücretleri gibi ücretlerinde girdiği kabul olunmaktadır. Bu ücretlerin sigortalıya fiilen ödenmesi şart olmayıp, onun adına o ay için tahakkuk ettirilmiş olması prime esas kazanca dahil edilmesi için yeterlidir. Asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyeler, prime esas kazançlar olarak brüt tutarları üzerinden ödendikleri aylar itibariyle prime esas tutulur. Bunların tahakkuk etmiş olması prime esas tutulmaları için yeterli olmamakta “ödenmiş olması da” aranmaktadır. (m.77/I-b). İdare veya kaza mercileri tarafından verilen karar uyarınca sigortalılara yapılan ödemeler (a) ve (b) bentlerinde öngörülen ücret türlerinden ayrımsızdır. Fark, bunların yönetim ve yargı mercilerince verilmiş kararlardan kaynaklanmalarıdır. İşveren ile sigortalı işçi arasında “fazla çalışma ücreti” veya “prim, ikramiye” gibi konularda uyuşmazlık çıkar ve mahkemece, bu işçilik haklarının ödenmesine karar verilir ve sigorta primlerinin ödeneceği ay içinde bu paralar sigortalıya verilirse, bu ödemelerde prim matrahına dahil edilerek, prim hesabında göz önünde tutulur. Bu tür kazançlara salt hak kazanmak, bu kazançların prime esas alınması için yeterli bulunmamaktadır (Mustafa Çemberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, 1985 Baskı, s.439) Öte yandan 01.07.2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi “4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir. a) Prime esas kazançların hesabında; 1) Hak edilen ücretlerin, 2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların, 3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır. b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz. c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz. d) Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82. madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102. madde hükümleri uygulanmaz." hükmünü içermektedir. Somut uyuşmazlıkta, davalı ... tarafından fark işçilik alacaklarıyla ilgili ek ücret bordrosu tahakkuk ettirildiğine dair kayıtların celp edildiği, yine davacı adına banka aracılığıyla yapılan ödemelere ilişkin hesap hareketlerinin mevcut olduğu, buna karşılık hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücret bordroları ve banka kayıtları dikkate alınmaksızın, dosya içerisinde mevcut Toplu İş Sözlemesinde ödenmesi kararlaştırılan ücretlere göre hesaplama yapıldığı görülmekle, Mahkemece bilirkişi raporundaki tespitlere iştirak edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Bu kapsamda Mahkemece, bordrolarda belirlenen işçilik alacakları da gözetilmek suretiyle uyuşmazlık konusu döneme ait tüm banka kayıtları incelenerek Toplu İş Sözleşmesi hükümleri uyarınca hak kazanıldığı belirtilen ücret ve yardımların ait oldukları dönem itibariyle prime esas kazanç matrahına dahil olup olmadıkları da her bir alacak yönünden belirlenerek hazırlanacak bilirkişi raporu uyarınca yapılacak değerlendirme sonucu karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekilinin temyiz süresi ile ilgili eski hale getirme talebinin reddine, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin temyizin süreden reddine ilişkin ek kararının onanmasına, 2.Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 20f9a3d989dea2f2 bcef2101d2f9a1f3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı