Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3240 E., 2025/9553 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3240 E., 2025/9553 K. (04.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3240
Karar No
2025/9553
Karar Tarihi
04.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/3240 E. , 2025/9553 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1308 E., 2024/2183 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/721 E., 2022/98 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 25.09.2012-24.10.2016 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, işçilik alacaklarına ilişkin olarak Bakırköy 10. İş Mahkemesi'nin 2016/638 Esas sayılı dosyasıyla davalıya karşı dava ikame edildiğini ve mahkemece işçilik alacaklarının tahsiline karar verildiğini, mahkeme kararı üzerine Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7624 Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, davacının kesinleşmiş ilamdan kaynaklanan ücret alacaklarının davalı tarafça icra dosyasına ödendiğini belirterek kesinleşen ilam ve icra dosyasıyla ödenen ücret niteliğindeki alacakları dikkate alınarak prime esas fark kazancının olduğunun ve miktarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP 1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın tespitini talep ettiği ücret miktarını bildirmediğini, fark ücret iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının ücretinin imzalı ücret bordrolarındaki gibi olduğunu, ücret bordroları ve banka kayıtlarıyla sabit olan ücretin aksinin yine ancak yazılı somut delillerle ispatlanabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarına ilişkin delil olarak sunduğu işçilik alacağı davası ve dosyada alınan bilirkişi raporu ile dosyada verilen kararın kamu düzenine ilişkin olarak hizmet ve ücret tespiti davalarında delil olarak ileri sürülmesinin Yargıtay uygulamaları gereği mümkün olmadığını, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre ücret konusunun yalnızca yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı bulunması kaydıyla tanık beyanlarıyla ispatlanabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı İtina ... San ve Tic Ltd Şti tarafından kuruma bildirilen 01.10.2016 - 24.10.2016 tarihleri arasındaki son ay prime esas kazancının 2.534,99-TL ve Kuruma bildirimi yapılan 1.210,00TL'nin mahsubu neticesinde aynı dönem prime esas fark ücretinin 1.324,99-TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 37. İş Mahkemesi'nin 17.03.2022 tarihli, 2021/721 Esas - 2022/98 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı Kurum vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının prime esas kazancı, tanık beyanları dışında, resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile (işyeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, ticari defterler, zabıta kayıt ve defterleri, vergi karnesi vb.) ispatlanması gerektiğini, ücret konusunun yalnızca yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı bulunması kaydıyla tanık beyanlarıyla ispatlanabileceğini, hizmet ve ücret tespiti davalarında, alacak davasında verilen kararın kesin delil olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı