Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/3239 E., 2025/3404 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3239 E., 2025/3404 K. (05.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3239
Karar No
2025/3404
Karar Tarihi
05.03.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/3239 E. , 2025/3404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1067 E., 2024/1730 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/932 E., 2024/241 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1.10.1983 tarihinde çalışmasına rağmen bu tarihin Kurum kayıtlarında gözükmediğini ileri sürerek 01.10.1983 tarihinin 1 günlük hizmet tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, Mahkemece resen gerçek çalışmanın varlığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ... ünvanlı işyerinde 01.10.1983 tarihinde 1 gün asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 6 ve 60. maddenin (G) bendi,79. ve 108. madde hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil nolu işyerinden 01.10.1983 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu,lokanta mahiyetli işyerinin kanun kapsam döneminin Kurum tarafından bildirilmediği,dolayısyla kapsam dönemi bilinmediği, işyerinin dava konusu 1983/3. döneminde bordro vermediği belirtilerek 1. ve 2. dönem bordrolarının gönderildiği,davacının sigorta sicil no.sunun 1983 yılı serisinden olduğu,öte yandan davacı tanığı olarak dinlenen ...'ın 1.ve 2. Dönemden bldiriminin olduğu,birlikte çalıştıklarını beyan eden ...'nın işyerinden bildiriminin olmadığı,...'ın ise,dava konusu dönemde babası ... ...'ın yanında ... bayii işyerinde sigortalı çalıştığını beyan etmişse de hizmet dökümüne göre sigortalılığının 1986 yılından itibaren 4/b li olarak başladığı,birlikte çalıştıkları yönünde beyanda bulunan davacı tanığı ...'nün ise hizmet dökümünün dosyaya alınmadığı dolayısıyla beyanlarının denetlenemediği, davacı tanığı ...'un, dava konusu dönemde aynı caddede dış giyim perakende satışı nedeniyle vergi kaydının bulunduğu (20.09.1976-1994 arası) bulunduğu, ancak komşu işyeri araştırması yapılmadığı,böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde, hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre Mahkemece, dava konusu işyerinin kanun kapsam dönemini içerir şekilde tescil bilgileri istenmeli, dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve sigorta çalışanlarının emniyet, SGK, vergi dairesi ve belediye vasıtasıyla araştırılarak,tespiti halinde tanıkların sigorta, çalışma ve vergi kayıtları getirtilerek beyanlarına başvurulmalı, bu yöntemle de komşu işyerinin tespit edilememesi halinde davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin kimler olabileceği taraflardan sorularak bu kişiler de sigortalılık kayıtları getirtilerek dinlenmeli,bu kapsamda davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerden olmak üzere bozma öncesi dinlenen davacı tanığı ...'un beyanı değerlendirilmeli, bir başka davacı tanığı olarak dinlenen ...'nün hizmet cetveli ile varsa işyerinden verilmiş işe giriş bildirgesi Kurumdan celbedilerek beyanı denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 5.5510 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. 6.Kabule göre de 18.08.1968 doğumlu davacının sigorta başlangıcı olarak tespitini istediği tarih olan 01.10.1983 tarihinde, 15 yaşında olduğu, buna göre Mahkemece, işveren ünvanı ve işyeri sicil no.su da belirtilmek üzere davacının 01.10.1983 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının,sigorta başlangıcının ise 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 18.08.1986 tarihi olarak tespiti ile 01.10.1983 tarihindeki (1) gün süreli çalışmasının prim ödeme gün sayısına ilave edilmesi gerektiğinin tespiti şeklinde hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 251892ab4674b3a5 218321d246a191c7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı