10. Hukuk Dairesi 2025/32 E. , 2025/10461 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1962 E., 2024/1941 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/586 E., 2024/490 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, sigortalının 09.09.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Karaman OSB’de bulunan ... Makine…Tic. Ltd. Şti.’ye elektrik temini işini üstlendiğini, yasal ve alt yapı zorunluluğu gereği enerji hattını çekebilmek için Karaman OSB Müdürlüğünden alınan enerji müsaadesi kapsamında çalışmaya başladığını, davacının da bu işte çalıştığını, kazanın davacının kusuru ile meydana geldiğini, yaşanan kazadan dolayı müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının 13.12.2014 tarihinde imzaladığı davadan feragat ve ibra sözleşmesinde, tüm yasal haklarından geri dönülemez şekilde feragat ettiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının maddi talebinin SGK tarafından yapılan ödeme ve bağlanan gelir ile karşılandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;; davacı ile birlikte işvereni olan diğer davalının elektrik projesi daha onaylanmadan ve izinsiz trafo binasında çalışma yapmış olması sebepleriyle meydana gelen olayda tam kusurlu olduklarını, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, meydana gelen iş kazasında davalı ...'ın %50 oranında, kazazede davacının %30 oranında, davalı ... Bölgesinin %20 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafından davacıya 13.000,00 TL ifa amacıyla ödeme yapıldığı, davacının geçirdiği iş kazası neticesinde %39 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği açıklanarak alınan bilirkişi raporları doğrultusunda; "1-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, a-Dava konusu iş kazası neticesinde davacının uğradığı maddi zararın karşılığı olarak 2.570.333,59 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 09.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-Dava konusu iş kazası neticesinde davacının uğradığı elem ve ıstırap sonucu doğan manevi zararı nedeniyle takdiren 60.000 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 09.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden; Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettiş raporunda meydana gelen iş kazasında davalı işveren ...'ın %80 oranında, kazazede davacının %20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, yargılama sırasında alınan 17.06.2018 tarihli raporda; davalı işverenin %50 oranında, birleşen davalı ... Müdürlüğünün %20 oranında, kazazede davacı işçinin %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, 26.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda ise; davalı işverenin %70 oranında, birleşen davalı ... Müdürlüğünün %20 oranında, davacının %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, 11.12.2020 tarihli raporun ve 17.05.2021 tarihli ek raporun; 26.07.2018 tarihli raporu teyit ettiği, meydana gelen iş kazası ile ilgili Karaman C.Başsavcılığının 2013/8382 sayılı soruşturma dosyasında şikayet yokluğu nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, meydana gelen iş kazasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı işveren aleyhine açılan rücuan tazminat dosyasının yapılan yargılaması sonucunda Karaman 1. İş Mahkemesinin 2017/340E.-2021/182 K. sayılı karar ile davalı işverenin %50 oranında, üçüncü kişi Karaman Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünün %20 oranında, kazazede işçinin %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinafı üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarih 2021/2052 Esas-2023/880 Karar sayılı ilamı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, kesin olarak karar verildiği, ortadan kaldırma kararı sonrası alınan 23.02.2024 tarihli kusur raporunda; davalı işverenin %50 oranında, birleşen davalı ... Müdürlüğünün %20 oranında, kazazede davacı işçinin %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece rapor doğrultusunda hesaplama yaptırılarak hüküm kurulduğu, davalı ... ... işçisi davacının; birleşen davalı ... Bölgesine ait trafo binasında çalıştığı sırada elektrik akımına kapılarak yaralandığı, hükme esas alınan rapor ile kesinleşen rücuan tazminat dosyasında hükme esas alınan raporun birbirini teyit etttiği, 16.01.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının %39 olarak belirlendiği, dava dilekçesinde ücret ve ek ödemelere ilişkin bir iddia bulunmadığı, dosyada bordrolara rastlanmadığı, Kurum kayıtlarında davacının ücretinin asgari ücret olduğu, davacı Kurum müfettişine verdiği imzalı beyanında asgari ücretle çalıştığını beyan ettiği, dinlenen tanıkların ücrete ve ek ödemelere ilişkin beyanı bulunmadığı, dosyada davacıya ek ödeme yapıldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, hükme esas alınan hesap raporunda; asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının, TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasının, Kurum tarafından davacıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ile ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin davalı işveren kusuru oranında tenzil edilmesinin yerinde olduğu, Mahkemece; ortadan kaldırma kararı doğrultusunda davalı işveren tarafından davacıya yapılan 13.000,00 TL ödeme konusunda tarafların beyanlarının alındığı ve ödemelerin ifaya yönelik olduğu kabul edilerek maddi tazminat tutarından tenzil edildiği, tarafların bu yönde istinafı bulunmadığı, Mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesiyle; davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Hükmedilen manevi tazminat tutarının az olduğunu, b. 2024 yılı ücret parametresi olası bozma/kaldırma sonrası güncel geçerli olacak ücret parametresinin baz alınmasını, güncel ücretleri esas almamasının, müvekkil ücretinin düşük belirlenmesinin, 12 saatlik mesaili çalışması da sürekli bir şekilde çalıştığı için süreklilik arz etmesi sebebiyle mesaili ücretin asgari ücrete kat sayısı eklenerek ve süreklilik arz eden yemek, yol, hayat sigortası primleri gibi sosyal yardımların eklenmemesinin, agi ücretlerinin eklenmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Önceki kararın müvekkili lehine ortadan kaldırılmasına rağmen müvekkili yönünden oluşan usulü kazanılmış hakların korunmadığını, b. Bilirkişi raporunda 2024 yılı asgari ücreti üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,, c. Hükme esas alınan kusur raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, davalı OSB'nin kusuru daha fazla iken mevcut kusur raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. ATK'dan rapor alınması yönündeki taleplerinin değerlendirilmediğini, b.Alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hükme dayanak olan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının 05.02.2010 tarih ve 2010/4 sayılı ve 14.02.2011 tarih ve 2011/4 sayılı genelgelerinde belirlenen kurallara aykırı olduğunu, hesaplamanın Hazineye kayıtlı bağımsız bir aktüer tarafından yapılması gerektiğini, dosya kapsamında alınan hesap bilirkişi raporu usulü kazanılmış haklara aykırı olduğunu, Mahkeme kararındaki bozma/ortadan kaldırma kapsamı dışında kalan konuların kesinleştiğini, ilgili taraf lehine usulen kazanılmış hak oluşturduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.