10. Hukuk Dairesi 2025/2928 E. , 2025/11053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/173 E., 2024/432 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/1056 E., 2023/358 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 02.09.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin merkezinin İzmir olduğunu, İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafça somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı davranıldığını, şirkete tebliğ edilen dava dilekçesinin davacı tarafın dayandığı delillerin hiçbirini ihtiva etmediğini, söz konusu hastane kayıtları, raporlar, faturalar, diğer tüm delillerin dava dilekçesi ile taraflarına tebliğ edilmeyerek savunma haklarının kısıtlandığını, adil yargılanma ilkesinin bir gereği olarak tüm eklerin taraflarına tebliğinin şart olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tedavi ve iyileşme giderleri bakımından taleplerin belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın tüm sağlık hizmetlerini karşılayacak Sosyal Güvenlik Kurumuna, Karayolları Bölge Müdürlüğüne ihbar edilmesini, tedavi ve yenileşme masrafları bakımından hukuki sorumluluğun Karayolu Taşımacılık Kanunu uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunda olduğunu, davacının yaptığı kazada müvekkili firmanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının iddialarını ispatla yükümlü olduğunu, manevi tazminat talebinin zenginleşme aracı olarak kullanıldığını, davacı taleplerine karşı zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile 915.370,06 TL maddi tazminatın 02.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın 02.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda, 02.09.2018 tarihli iş kazası neticesinde sigortalının sürekli iş göremezlik oranının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ...Konak Sosyal Güvenlik Merkezinin 05.09.2019 tarihli kararına göre %53 olarak tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı vekiline Kurum sağlık kurulu raporunun 06.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesinde açıklanan süreler ve yargılamadaki makul süre geçtikten sonra, 11.02.2022 tarihinde itiraz edilmiş olması sebebi ile Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş olup kurul raporuna davalı tarafça süresinde itiraz edilmediğinden bu yöne ilişkin davalı itirazlarına itibar edilmediği, somut olayda, otobüs şoförü olarak çalışan davacının 02.09.2018 tarihinde trafik kazası geçirdiği, sol kolunda kırıklar meydana geldiği, en son dirsek kısmından kesilmesi sureti ile yaralandığı, hükme esas alınan ve alanında uzman iş güvenliği uzmanları tarafından düzenlenen 13.10.2021 tarihli rapor ile bir başka heyetten alınan 10.03.2023 tarihli kusur heyeti raporunda, davacının %15 oranında, davalının %85 oranında kusurlu bulunduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu 01.10.2020 tarihli inceleme raporunda, aynı oranların bildirildiği, mevcut dosya içinde alınan her iki kusur heyet raporları ve Sosyal Güvenlik Kurumu inceleme raporunun birbiri ile uyumlu olduğu, hükme dayanak alınan bilirkişi heyet raporunun, 6331 sayılı Kanun'un öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyetini ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptadığı, Mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda, davacının otobüs şoförü olarak çalıştığı gözetildiğinde, asgari ücret ile çalışmasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, davacının TÜİK verileri dikkate alınarak yapılan hesaplamalar emsal ücret ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek tespit edildiği, işçinin yaşı, kıdemi ve yaptığı işin niteliği ile uyumlu olduğu, somut olayda, tarafların sosyal ekonomik halleri, iş kazasının meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumları, davacının sürekli iş göremezlik oranının niteliği, ile davacının iş kazasına uğramakla manevi varlığında meydana gelen kayıp gözetildiğinde, takdir edilen manevi tazminat miktarına ilişkin kararın isabetli olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Kazaya ilişkin kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini, uygun illiyet bağının kesildiği hallerin mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru olduğunu, kaza anında araç sürücüsünün davacı olması ve kazaya kendi kusuru nedeniyle sebebiyet verdiğinin açık olması sebebiyle dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığından asli kusurlu olduğunu, müvekili şirkete %85 kusur atfedilirken davacıya %15 kusur atfedilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, b. Adli Tıp Kurumundan rapor alınmamasının hatalı olduğunu, kusur raporunun kuşkaya yer bırakmayacak şekilde hazırlanması adına Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasının gerektiğini, c. İş görememezlik bakımından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmamasının hatalı olduğunu, sadece SGK raporu dikkate alınarak karar verildiğini, d. Davacının ücretinin hesaplamasının hatalı olduğunu, özlük dosyasında görüleceği üzere asgari ücretle çalıştığını, SGK tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihi itibariyle mahsup edilmesi gerektiğini, gerçek ücret saptanarak belirlenen bu ücrete göre hesaplamanın yapılması, gerçek zarar ile yapılan ödeme arasında fark olup olmadığına bakılması gerektiğini, e.Davacı lehine manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, 3. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d7fb03e77d9f0561 cac0a1873e83e0dc