10. Hukuk Dairesi 2025/271 E. , 2025/11285 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2258 E., 2024/1942 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/46 E., 2024/325 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ortak vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili davacının davalı şirket ... Otomotivde çalışmakta iken eline pres düşmesi neticesinde iş kazası geçirerek çalışma gücünü büyük oranda kaybettiğini, Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/488 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda davalı ...'in asli kusurlu olması sebebi ile cezalandırılmasına karar verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00TL maddi, 100.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili; ... Otomotiv'in tüzel kişiliğinin olmadığını, işletme adı olduğunu, davacıya doğru tüzel kişiliğe husumet yöneltilmesi için kesin süre verilmesi gerektiğini, davacının 02.04.2015 tarihinde müvekkili ...'e ait ... Otomotiv unvanlı işyerinde pres makinesi ile boru eğme işini yaparken malzemeyi yerleştirdikten sonra elini çekmeden presin düğmesine basması elindeki eldivenin boru malzemeye takılması sonucu kaza geçirdiğini, davacı işçinin yaklaşık 3 senedir davalı bünyesinde çalıştığını ve 1,5 yıl sonra çıraklık eğitim merkezine gitmeye başladığını, işin içinde yetişen bir alaylı olduğunu, 02.04.2015 tarihinde kendi kusuru nedeni ile kaza geçirdiğini, ceza davası kapsamında verdiği ifadesinde dikkatsiz ve tedbirsiz çalıştığını gözler önüne serdiğini, davacıya koruyucu malzemelerin verildiğini, iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitim verildiğini, davacının ustabaşı ... tarafından eliyle desteklememesi konusunda uyarıldığını, eldivenle çalışmaması konusunda uyarıcı levhaların olduğunu, kazanın tamamen davacının ağır kusurundan meydana geldiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, meydana gelen iş kazasında davalı şirketin % 75 oranında, davalı iş yeri yetkilisi ...' in %5 oranında, davacının % 20 oranında kusurlu olduğu açıklanarak alınan bilirkişi raporları doğrultusunda; "Davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, 1-Davacının sürekli iş göremezliğine ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile bilirkişi raporunda hesaplanan 909.326,03 TL sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat alacağından davacının talebi ile bağlı kalınarak 550.329,94 TL sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın kaza tarihi olan 02/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, 2-Davacının tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile hesaplanan 9.600,00 TL tedavi giderine ilişkin tazminatın kaza tarihi olan 02/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklanan tazminat alacağına ilişkin talebinin reddine, 4-Davacının geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 5-Davacının manevi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan 19.08.2019 tarihli ilk hesap raporunda ... yaşam tablosuna göre %14 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplamada davacının maddi zararının 110.745,18TL olarak tespit edildiğini, davacnının rapora itiraz etmediğini, rapora itiraz edilmemesi sebebiyle lehlerine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, bu tutarı aşan taleplerin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, kusura ilişkin yeterli araştırma yapılmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusuru bulunmadığını, dosyada kusura ilişkin alınan tek heyet raporuna itirazları değerlendirilmeksizin ve başkaca kusur raporu alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK'nın 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalılar tarafından yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davalılar vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden ; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı için 100.00,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince davacı kazalı yararına 25.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalılar vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2024 tarihli kaldırma ilamı kararı öncesi yargılama sırasında 19.08.2019 tarihli hesap raporu aldırıldığı, anılan raporda davacının bakiye ömür süresinin tespitinde ...-1931 tablosu kullanılması ve davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %14 oranı, davalı işvereninin kusurunun %80 olarak esas alınması suretiyle davacının maddi zararının kurumca yapılan ödemelerin TBK 55.madde hükümlerine uygun olarak mahsup edilmesi sonucu 110.745,18 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince rapora itiraz edilmediği, davalı vekilince itirazlarının sunulduğu, sürekli iş göremezlik oranına davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine prosedürün işletilmesi suretiyle ATK 2.Üst Kurulu kararı ile davacının sürekli iş göremezlik oranının %17 oranı olarak kesinleştiği devamla 18.01.2023 tarihli hesap raporu aldırıldığı, raporda davacının bakiye ömür süresinin tespitinde TRH-2010 tablosu kullanılması ve davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %14 oranı, davalı işvereninin kusurunun %80 olarak esas alınması suretiyle bilinen dönemin ileriye çekilmesi ile davacının maddi zararının 567.929,94 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince rapora itiraz edilmediği, davacı vekilince rapor gibi maddi tazminat talebinin arttırıldığı, Mahkemece davalılar itirazı üzerine yeniden hesap raporu aldırıldığı, 18.08.2023 tarihli hesap raporunda davacının bakiye ömür süresinin tespitinde ...-1931 tablosu kullanılması ile davalı işvereninin kusurunun %80 olarak esas alınması suretiyle davacının sürekli iş göremezlik oranının %14 veya %17 olarak kabulü halinde maddi zarar miktarlarının seçenekli olarak hesaplandığı, Mahkemece kaldırma ilamı öncesi tesis edilen kararında 18.08.2023 tarihli raporun %17 sürekli iş göremezlik oranına göre hesaplama yapan seçeneğine itibarla davacı talebi ile bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, taraf vekillerince karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, davacı vekilinin yalnızca manevi tazminat yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu, davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine 19.01.2024 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamında davacının %14 oranındaki sürekli iş göremezliğe itirazının bulunmaması nedeni ve kurumca bağlanan gelirin mahsup edilmemesi nedeni ile kararın kaldırılarak Mahkemesine gönderildiği, Mahkemece kaldırma ilamı sonrası 05.04.2024 tarihli hesap raporunun aldırıldığı, aldırılan raporda bakiye ömür süresinin tespitinde TRH-2010 tablosu esas alınarak davacının sürekli iş göremezlik oranı %14 olduğu tespiti ile bilinen dönemin ileriye çekilmesi suretiyle davacının maddi zararının bu kez 909.326,03 TL olarak hesaplandığı, Mahkemece raporun hükme esas alınması suretiyle taleple bağlı olarak hüküm kurduğu anlaşılmıştır. Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2.maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay İçtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay İçtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) Somut olayda Mahkemece 19.08.2019 tarihli tarihli hesap raporunda davacı vekilince itiraz edilmediği gözden kaçılarak davalıların maddi tazminata yönelik istinaf talebi üzerine kaldırma ilamı sonrası aldırılan ve bilinen dönemin ileriye çekilmesi suretiyle zararın daha fazla hesaplandığı 05.04.2024 tarihli rapora itibarla hüküm tesisi hatalıdır. O halde Mahkemece yapılacak iş; davacının maddi zararının 19.08.2019 tarihli hesap raporuna göre hüküm altına almak suretiyle taraflar lehine oluşacak usuli kazanılmış haklara riayet eden bir karar tesis etmekten ibarettir. KARAR: Açıklanan sebeplerle, Davalılar vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalılar vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz talebi yönünden; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 666e18a92520f870 99a025b265322d3b