10. Hukuk Dairesi 2025/2347 E. , 2025/8618 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1193 E., 2024/2676 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/175 E., 2022/23 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 2925 sayılı Kanun'a tabi Tarım Sigortalılığına ait ... sicil nolu tescil dosyasının davalı Kurumca incelenmesi neticesinde, Çorum Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Hudut Kapıları Büro Amirliği tarafından tanzim edilen 25.09.2018 tarihli Pol-Net Yolcu Kayıt belgesinin incelenmesi neticesinde; ''21.06.2004 tarihli tarım sigortalılığı, 23.06. 2004 tarih itibariyle yurt dışında olmanız nedeniyle tarım işinde süreksiz olarak fiili çalıştığınızdan bahsedilmeyeceğinden “başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğine'' dair davacının ülkeye giriş ve çıkış tarihleri göz önünde bulundurulduğunda ülkede kalma dönem ve sürelerinin tarımsal faaliyetlerini yürütülebilecek nitelikte olduğu görüleceğini, davanın, yurt dışında oluş süreleri, yurt içinde oluş süreleri dikkatli incelendiğinde, davacının kendi köyünde arazisinde tarım faaliyeti sürdürmesi yapmasına engel olmadığını, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 12.07.2011 tarih ve 2011 /6526 E. 2011/11152 K. sayılı kararında; anılan Kanun'un 3. maddesinin (b) bendi ise tarımsal faaliyette bulunanları “kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle, başkalarının mülkünde » kamuya mahsus mahallelerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle, kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları, “ biçiminde tanımlandığını, bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde öncelikle, davacının yurt dışı hizmetlerini gösterir tercüme belgeleri davalı Kurumdan getirilip dosyaya eklenmeli, çalışmanın varlığı halinde yurt dışında bulunan kişinin 2926 sayılı Kanun hükümleri yönünden kendi adına ve hesabına faaliyette bulunan kişi “ ve dolayısıyla zorunlu sigortalı olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeli, ancak emniyet kayıtlarında ilk girişin 10.12.1992 tarihi olarak belirtilmesi sebebiyle çıkış tarihi ayrıca araştırılıp belirlendikten sonra 29.05.1984 tarihi ile yukarıdaki şekilde saptanacak çıkış tarihi arasındaki dönemde ve şayet yurt dışı çalışmasının bulunmadığının anlaşılması halinde ise davacının ülkeye giriş ve çıkışları gözetilerek ülkede kalma dönem ve sürelerinin davacının tarımsal faaliyetini bizzat sürdürmesine imkân verecek bir zaman dilimi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, toplanan ve toplanacak delilerin sonucuna göre davaya konu talep hakkında bir karar verilmesi gerekir denildiğini, davacının iptal edilen tarim sigortalılığına ilişkin yatırmış olduğu sigorta primlerinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iade edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin kaşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ödediği primlerin 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesinin üçüncü fıkrasının atıf yaptığı Türk Borçlar Kanunu hükmü gereğince kendisine iade edilemeyeceğini, davacının haksız ve yersiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne davacının 10.12.2018 tarih ve 45107936-201.01.02-E.16800519 sayılı Kurum işleminin iptali ile 4/a sigortalı çalışmaları dışında kalan 01.09.2006-20.06.2019 tarihleri arasındaki 2925 sayılı Kanun'a tabi tarım sigortalılığının devamına yönelik her iki talebi konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile elde ki davada; davacı tarafça; Kurumca iptal edilen 01.07.2004 tarihi itibari ile başlatılan Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptali, davacının 5510 sayılı Kanun ek-5 tarım sigortalılığının yurda giriş çıkış tarihleri arası dönem için başlatılmasına ve devamına, Mahkeme aksi kanaatte ise iptal edilen tarım sigortalılığına ilişkin ödenen primlerin iadesi talep edilmiş, Mahkemece davacıya 2020/21 sayılı Genelge kapsamında Kuruma başvurusu sağlanmış ve başvuru üzerine Kurumca davacının sigortalılığının 01.09.2006 tarihi itibari ile yeniden başlatılmış olması ve prim borcu tahakkuku yapılması sebebi ile talep konusu 01.09.2006-20.06.2019 tarihleri arasında ki dönem için davanın konusuz kaldığına ve dava açılmasına davalının sebebiyet vermesi sebebi ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına, 01.07.2004-01.09.2006 arası dönem için baskın sigortalılığının 4/a kapsamında ki sigortalılığı olması sebebi ile reddine ve prim iadesi talebinin ise Kurumca borç tahakkuk işlemi yapılmış olması ve davacının fazladan prim ödemesi bulunmaması sebebi ile reddine karar verildiği görülmekle; Mahkemece verilen hükmün kısmen karar verilmesine yer olmadığına kısmen ret kararı olduğu ve bu halde davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına kararı yönünden dava açılmasına davalının sebep olduğu Mahkemece kabul edilmiş olmakla birlikte, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yine davanın kısmen reddedilmesi karşısında davalı lehine ve davacı aleyhine olmak üzere yarı oranında yargılama giderine hükmedilmemesi isabetli olmamış, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul edilmesi ve 6100 sayılı HMK‘nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne; davacının 10.12.2018 tarih ve 45107936-201.01.02-E.16800519 sayılı Kurum işleminin iptali ile 4/a sigortalı çalışmaları dışında kalan 01.09.2006-20.06.2019 tarihleri arasındaki 2925 sayılı Kanuna tabi tarım sigortalılığının devamına yönelik her iki talebi konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminde hata olmadığını, kararın usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunu tespiti ve aksi kanaat halinde ödenen primlerin iadesi talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0a723ba55c510a09 eb8c0f99a34a3a81