Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2332 E., 2025/12139 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2332 E., 2025/12139 K. (18.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2332
Karar No
2025/12139
Karar Tarihi
18.09.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/2332 E. , 2025/12139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1587 E., 2024/1771 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/71 E., 2024/125 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ortak vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin adi ortaklık kurarak Ulaştırma ve Denizcilik Bakanlığı ile imzaladıkları sözleşme kapsamında Gayrettepe-İstanbul Yeni Havalimanı Metro Hattı İnşaatı işini üstlendiklerini, bu adi ortaklığın unvanının ... olduğunu, davacılar murisi ... ...'in 16.05.2017 tarihinde ... İnşaat Adi Ortaklığı Ticari İşletmesinde operatör yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, müteveffanın 24.02.2020 günü davalı işyerinin Hasdal'daki Metro Şantiyesinde tünelde çalışırken ... aracının altında kalarak hayatını kaybettiğini, devam eden soruşturma dosyasında iş güvenliği uzmanı tarafından hazırlanan raporda kazanın öngörülebilir ve önlenebilir olduğunun vurgulandığını, müteveffanın yaptığı işin nace koduna göre çok tehlikeli iş sınıfında olduğunu, buna rağmen gerekli önlemlerin işveren tarafından alınmadığını beyanla, öncelikle müvekkillerinin adli yardım taleplerinin kabul edilmesine, geçici ödemeye hükmedilmesine, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemlerinin kabulüne, davanın kabulü ile anne ... ve baba ... için ayrı ayrı olmak üzere 200.000,00 TL manevi, 500 TL destekten yoksun kalma ve 50 TL diğer maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... İnşaat Adi Ortaklığı Ticari İşletmesinin tüzel kişiliği bulunmayan bir adi ortaklık olduğunu, dava ehliyeti ve taraf ehliyeti bulunmayan müvekkili bakımından davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, kazanın müteveffanın ölçüm çalışması yapılmayan alanda beklerken, ... aracının geçtiği esnada güvenli alana geçmesi gerekirken geçmeyerek tünel içerisinde durması ve düz işçi olarak çalışan ... 'in kendi inisiyatifi ile operatörü olmadığı aracı izinsiz kullanması şeklinde ağır kusurları sonucu gerçekleştiğini, müvekkili şirketin çalışanlarına gerekli iş güvenliği için eğitimleri ve ekipmanları verdiğini, ... ...'in kaza sonrası acil durum personel nakliye sepeti ile tünelden çıkarıldığını, kaza olduğu anda kırmızı ambulansa ve 112'ye eş zamanlı haber verildiğini, cenazeye katılmaları için ölçüm ekibi şefi ve müteveffanın çalışma arkadaşlarına izin verildiğini, müteveffanın ailesiyle iletişime geçilip görüşme talep edildiğini, ailesi yaşlı kimseler olduğu için İstanbul'da ikamet eden dayısı ile görüşme yapıldığını, yöresel adetlere göre yapılan harcamaların cenaze gideri sayılamayacağını, davacılara SGK tarafından yapılan ödemenin araştırılması gerektiğini, davacı yanın talep ettiği manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, davacı tarafından talep edilen tazminatlara değişen oranlara göre yasal faiz uygulanması gerektiğini beyanla, davanın müvekkil ... yönünden husumetten reddine, davacının rızası aranmaksızın taraf değişikliği talebinin kabul edilerek ... Holding, ... Holding, ... Holding'in davanın tarafı olmaktan çıkarılmasına ve bu şirketlerin UYAP kaydının silinerek müvekkil şirketler doğrultusunda UYAP kayıtlarında taraf değişikliği yapılmasını, davanın müvekkil şirketler yönünden esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1-Davacılar vekili istinaf sebepleri olarak; Hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar açısından Mahkeme kararının beklenen tatmini sağlamadığını, örneğin ispat zorunluluğu bulunmayan hatta içtihatlarla ispatı gerekmediği açıkça belirtilen cenaze ve defin giderlerinin anlattıkları hususlar gözetilmeksizin reddedilebildiğini, alım gücü değerlendirildiğinde talep edilenden daha düşük bir manevi tazminata hükmetmesinin adil ve isabetli olmadığını, Mahkemenin önceki kararla belirlediği maddi tazminat miktarını dahi düşürebildiğini fakat önceki düşüncesinden neden ayrıldığını gerekçelendirmediğini, davalıların ağır kusurlu durumları, ülkenin ekonomik koşulları, maddi-manevi tazminat verilmesine ilişkin temel hukuk ilkeleri, hak ve nesafet kuralları gözetildiğinde de tazminat miktarlarının dosya kapsamına göre isabetli olmadığını, Anayasa Mahkemesinin içtihat niteliğindeki kararları dikkate alındığında manevi tazminatın reddedilen miktarı üzerinden nispi olarak hesaplanan ve yargılama gideri olan vekalet ücretinin miktarının da hukuka uygun olmadığının görüleceğini, maddi tazminata esas alınan maaş miktarının da kazalının yaşı ve niteliği gözönüne alındığında eksik tespit edildiğinin açık olduğunu, eğer dosya esastan görülecek ise bu sırada ön ödemeye hükmedilmesini talep ettiklerini, faiz oranlarının yasal faiz olarak belirlenmesinin, iş güvenliği önlemlerini almayarak bir canın ölümüne sebep olan ve geride kalanların acı ve ızdırabını yıllarca umursamayan davalı şirketlere/işverene ödül niteliğine büründüğünü belirtmiş ve istemleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalılar vekili istinaf sebepleri olarak; Kararın gerekçeli olmaması ve tüm itirazlarına rağmen delillerinin değerlendirilmemiş olmasının adil yargılanma hakkının açık ihlali olduğunu, ...'nin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan bir adi ortaklık olduğunu, dava ehliyeti ve taraf ehliyeti bulunmayan müvekkili ticari işletme bakımından davanın husumet yönünden reddi gerekirken kabul yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı babanın diğer çocuklarından destek görüp görmediğinin ve davacı ana/babanın birbirine desteği olup olmadığının araştırılmadığını, hükme dayanak alınan bilirkişi hesap raporunda ücretin hatalı tespit edildiğini, bilirkişi raporunda mahsubu yapılmayıp hesaba dahil edilen %10'luk kısmın zaten SGK tarafından davacılara ödendiğini ve SGK tarafından açılan rücu davasında kabul kararı çıkması durumunda bu tutarın tamamının SGK'ya tekrar ödeneceğini, bu durumda hem SGK'ya tutarın tamamının ödeneceğini hem de davacılara ayrıca %10'luk kısmın tekrar ödeneceğini, açıklanan sebeple SGK tarafından davacılara ödenen PSD'nin tamamının hesaplamadan mahsubu gerekirken %90'lık kısmın mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, davacı baba ...'e SGK tarafından gelir bağlanmamış olup, dosya kapsamında hakkında zarar hesabı yapılmadığını, ... yönünden zarar hesabı yapılmadığı için ona ayrılacak payın anne ...'in hesabına eklendiğini, bu sebeple hükme dayanak alınan ek raporda ... için dosya kapsamında alınan kök rapordakinden fazla tazminat hesaplandığını, gelinen aşamada davacı taraf baba ... için 225.110,10 TL maddi tazminat kabulüne karar verilmişse de ...'in destekten yoksun kalmadığı sonucu ile tarafına SGK tarafından gelir bağlanmamış olup talebin reddi gerektiğini, dosya kapsamında alınan kusur raporundaki tespitlerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, TBK uyarınca zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusuru illiyet bağını kesen sebeplerden olduğundan müvekkili şirkete herhangi bir kusur izafe edilmesinin bu yönden de mümkün olmadığını, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ortak vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ortak vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, , 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi. 3. Değerlendirme A-Davalılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacılar yararına ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B-Davalılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR: Açıklanan sebeple; Davalılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalılar vekilinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! acbd167fee572451 d15373127b093cc5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı