10. Hukuk Dairesi 2025/2261 E. , 2025/9156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3377 E., 2024/3122 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/370 E., 2024/87 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya 01.02.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, bu tarihten beri SGK’dan yaşlılık aylığı almakta olduğunu, ... .... İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezince, sahte hizmet üzerinden aylık bağlanması sebep gösterilerek davacının yaşlılık aylığının kesildiğini ve 01.02.2015-21.04.2022 tarihleri arasında yersiz ödenen 143.666,38 TL paranın da iadesinin talep edildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığından bahisle Kurumun davacının yaşlılık aylığını kesme işleminin iptali ile almakta olduğu aylığın kaldığı yerden devamını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili, Kurumda ...'ye ait işyeri hakkında sosyal güvenlik denetmeni tarafından rapor tanzim edildiğini, söz konusu rapor doğrultusunda işyerinden bildirimleri yapılan davacı ...'ın çalışmaları fiili olmadığı için iptal edildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dahili davalı işyerinde yapılan vergi yoklamasında davacının çalışan olarak tespit edilmediği ve dahili davalının çalışanı olmadığı yönünde beyanda bulunduğu, tanık ...'ın beyanına göre davacının eski eşine ait işyerinde yönetici olarak bulunduğu, dahili davalının davacının eski eşine ait işyerine gidip gelmesine göre aralarında ticari ilişki ve arkadaşlık bağının olduğu izleniminin oluştuğu, dahili davalıya ait işyerinin öncesinde davacının oğlu olan ... .'a ait olarak gözüktüğü, işyerinin ... .'tan dahili davalıya devrine ilişkin kayıt tespit edilemediği, davacının oğluna ait işyerinde sigortalı olarak çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu çalışmalara yönelik somut delil bulunmadığı, dahili davalının sigortalı bildirimi yapmasına karşın buna uygun vergi beyannamesi vermediği, davacı taraf vekaletname ile mal satışı yaptığını ve maaş aldığına dair makbuz bulunduğunu beyan etse de mevcut vekaletnameye göre davacıya işyeriyle ilgili her konuda yetki verilmiş olduğu, taraflar arasında vekalet sözleşmesi olabilir ise de hizmet sözleşmesi bulunmadığı, davacının dahili davalının emir ve talimatları ile bağlı olarak çalıştığına dair somut delil bulunmadığı, hizmet tespiti davalarında tarafların delilleri ile yetinilmeyerek resen araştırma yapılması gerekir ise de alınan taraf ve bordro tanık beyanlarının yeterli olduğu, kaldı ki davacı vekilinin yargılamanın altıncı ve yedinci celsesindeki beyanlarına göre daha fazla araştırma yapılmasının yargılamaya katkısının olmayacağı, denetmen raporunu aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, çalışma olgusunun her türlü şüpheden uzak ve somut olarak ispat edilemediği göz önüne alınarak davanın reddine karar vermek gerektiği" belirtilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, müvekkilinin, dahili davalı ...'ye ait işyerinde bizzat çalıştığını, çalıştığı tarihlerde aldığı maaşlara ilişkin tahsilat makbuzları, ilgili işyerinin işlerini yapmak için işyeri sahibi tarafından verilen 08.06.2016 tarihli vekaletname, maaş bordroları, müvekkil tarafından işyerinde bulunan malların satışının yapıldığına dair kesilen faturalar ve bu faturalar üzerinde müvekkile ait imza örnekleri bulunduğunu, söz konusu belgelerin, müvekkilinin dahili davalı ...'nin yanında yaptığı çalışmaları somut olarak kanıtlar nitelikte olduğunu, ayrıca dosya kapsamında bildirilen bütün deliller toplanmadan ve incelenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sahte hizmet nedeniyle davacının aylığının davalı Kurum tarafından kesilmesi işleminin yerinde olup olmadığı, işlemin iptal edilip edilmeyeceği ve aylığın yeniden bağlanıp bağlanmayacağına ilişkindir. 1. Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2. Eldeki davada, davacının 25.08.2014 ile 08.12.2014 arası ... sicilli ... işyerinden bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmaması nedeni ile Kurumca iptal edildiği anlaşılmakla, Mahkemece davanın reddine dair verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3. Dosyanın incelenmesinden, dahili davalıya ait kanun kapsamında bulunan bir işyerinin mevcut olduğu, bu işyerinin tekstil/baskı üzerine faaliyet yürüttüğünün tanıklarca da doğrulandığı, özellikle de dinlenen muhasebeci tanığın, davacının çalıştığını ve kendisine işyeri ile ilgili belgeleri davacının getirdiğini beyan ettiği; dosya kapsamında ürün satışına yönelik faturalar ve tahsilat makbuzlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uymayacak şekilde ret kararı verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d2756892ae29bb6b e80368e47451f3e2