Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1939 E., 2025/9163 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1939 E., 2025/9163 K. (29.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1939
Karar No
2025/9163
Karar Tarihi
29.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/1939 E. , 2025/9163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1387 E., 2024/2587 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/394 E., 2022/487 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yeri bünyesinde kapıcı olarak 20.02.2007- 09.06.2021 tarihleri arasında çalıştığını, bu süre zarfında davacının primlerinin yatırılmadığını, davalı tarafa Ankara 32. Noterliği kanalıyla ihtarname gönderildiğini ve iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davacının 20.02.2007- 09.06.2021 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının 20.02.2007- 01.11.2013 tarihleri arasında ve 17.02.2015-Haziran 2021 tarihleri arasında ... Apartmanında ikamet ettiğini, davacının apartman yönetimine ricada bulunarak mağdur durumda olduğunu, kalacak yere ihtiyacı bulunduğunu, ... Apartmanında bulunan 15 numaralı dairede kira karşılığı kalmak istediğini dile getirdiğini, davacının kat maliklerinden ....'in akrabası olduğunu, o dönemde iyi niyet adına davacının bahsi geçen dairede 20.02.2007- 01.11.2013 tarihine kadar oturmaya devam ettiğini ancak herhangi bir kira bedeli ödemediğini, bu süre zarfında apartmanda herhangi bir hizmetinin olmadığını, davacının hizmetinin olduğunun kabul edilmesi halinde hizmet tespiti davası yönünden zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili aşamalarda özetle, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkememizce dinlenilen tanıklardan, önceki apartman yöneticisi olan tanık ...'in beyanında 2 yıl yöneticilik yaptığı, davacının 3 yıl boyunca apartman görevlisi olarak çalıştığını ancak hizmetinden memnun kalmadıklarını beyan ettiği, davalı ... Apartmanı Yönetimi tarafından verilen cevap dilekçesinde davacının, 01.11.2013 tarihinde .. Apartmanından ayrılarak ...'ta bulunan TOKİ'ye kendisine ait eve taşındığı, yaklaşık 15 ay apartmana uğramadığının belirtildiği, Mahkememizce dinlenilen tanıkların davacıyı zaman zaman apartmana ilişkin işleri yaparken gördüklerini beyan ettikleri, tanık beyanlarından davacının dava konusu dönemde ....'ta oturduğu dönem dışında ayda 15 gün süre ile çalışmış olduğunun anlaşıldığı, davacının davalı ... Apartmanındaki işleri ayda 15 gün çalışması karşılığında yapabileceğinin anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı nezdinde kısmi süreli olarak 20.02.2007 ile 31.10.2013 tarihleri arasında 2007 yılının Temmuz ayında 5 gün diğer aylarda 15 gün olarak toplam 1205 gün çalıştığının tespitine; 01.02.2015 - 09.06.2021 tarihleri arasında ise 2021 yılı Haziran ayında 5 gün diğer aylarda 15 gün olarak toplam 1145 gün çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, davacının ....'ta oturduğu dönemin dışlanmasının hatalı olduğunu, her ne kadar binada oturmasa da gelip apartmandaki görevini ifa ettiğini, ayrıca davacının ayda 15 gün süre ile çalıştığı tespitinin de eksik olduğunu, davacının tam gün prensibi ile çalıştığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili özetle, 31.10.2013 tarihinde davacının iradi olarak ... Toki' ye taşınarak apartmanı terketmesinden sonra 15 buçuk ay hizmetin kesintiye uğradığını, işbu husus dosya kapsamı ve tanık beyanları ile sabit olduğu halde zamanaşımı/hak düşürücü süre savunması gözardı edilerek hükümde yazılı şekilde 1205 gün+1145 gün üzerinden tespit yapılmasının hatalı olduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak (31.12.2013) 5 yıl içerisinde dava açılmadığından ve talebi hak düşürücü süreye uğradığından bu dönem yönünden davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki aylık 15 gün çalışma tespitinin soyut olduğunu; davacı tarafından bir gün içinde yapılan iş kalemleri ve süreleri belirlendikten sonra davacının gün sonunda günlük çalışma saati, devamında haftalık çalışma süresi, devamında aylık çalışma süresinin tespiti gerekirken belirtilen yöntem ve sıralamaya uyulmaksızın soyut bir şekilde/gerekçesiz/bilimsel bir hesaba dayanmaksızın aylık 15 gün çalışılmış olabileceğine dönük bilirkişi tespitinin kabul edilemez olduğunu, ayrıca, dava ... Apartman Yönetimi'ne karşı açıldığı ve ..., apartman yönetimini temsilen yargılamaya dahil olduğu halde hükmün (yönetici sıfatı belirtilmeksizin) ...'in şahsı aleyhine kurulmasının doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, dava tarihi ile tespiti istenen sigorta başlangıç tarihi bakımından arada yaklaşık 14 yıl gibi bir zaman dilimi bulunduğunu,14 yıl bekledikten sonra böyle bir talepte bulunulmasının hiç bir hukuk düzenince korunmayacağını; 31.10.2013 tarihinde davacının iradi olarak .... Toki''ye taşınarak apartmanı terketmesinden sonra 15 buçuk ay hizmetin kesintiye uğradığını, buna karşılık hakdüşürücü sürenin dikkate alınmadığını, ayrıca dinlenen tanıkların birbirleriyle çelişkili beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, Mahkeme tarafından eksik inceleme sonucu dayanaksız ve soyut gerekçelerle işbu kararın verilmiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63.maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63.madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir. 3. Davacı 20.02.2007-09.06.2021 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini istemiş ise de bu dönem içerisinde 31.10.2013-01.02.2015 tarihlerinde, çalıştığı apartmandaki adresinden ayrıldığı gerekçesiyle Mahkemece bu döneme yönelik talebin reddine karar verilmiş olup, bu durumda kesintili çalışma söz konusu olacağından kesinti öncesi dönemin hakdüşürücü süre yönünden değerlendirilmesi, eğer kesinti var ise kesinti öncesi dönem yönünden talebin reddi gerekir. 4.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Davacının davalı apartmanda çalıştığı hususu tartışmasız olup çalışma süresi konusunda yapılan araştırma ve değerlendirme yeterli değildir. Davacının çalıştığını iddia ettiği apartmanın 14 daireli olduğu, davacının özel hayatı ile iş hayatının iç içe geçtiği anlaşılmakla; buna göre çalışmanın tam zamanlı mı kısmi zamanlı mı olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda tanıklar yeniden dinlenmek suretiyle, davacının kapıcılık hizmetlerinden hangilerini yaptığı, servis hizmeti verip vermediği, bu hizmetler için günlük ne kadar mesai harcadığı sorulmalı; ne kadar süre harcadığı belirlenmelidir. 5. Yukarıda izah edilen kapsamda araştırma ve belirleme yapıldıktan sonra, davacının çalışma süreleri 7,5 saat bir gün kabul edilmek suretiyle haftalık ve aylık çalışma günleri belirlenerek, sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. 6. Diğer taraftan, dava ... Apartmanı Yönetimine karşı açıldığı ve ..., apartman yönetimini temsilen yargılamaya dahil olduğu halde karar başlığında davalı olarak apartman yönetimi yerine yönetici sıfatı belirtilmeksizin ...'in gösterilmesi de isabetsiz olmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2231af0273e22304 37dbd113965776ea

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı