Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2180 E., 2025/9272 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2180 E., 2025/9272 K. (29.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2180
Karar No
2025/9272
Karar Tarihi
29.05.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/2180 E. , 2025/9272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/586 E., 2024/1291 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/8 E., 2024/12 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'ın eşi, diğerlerinin babası .. ..'ın demir doğrama ustası olarak davalılara parça başı ücretle iş yaptığını, kaza tarihi itibariyle yaptığı parça başı iş karşılığı günlük net 125,00 TL ücret hak ettiğini, öğle yemeği ve barınmanın işverenlerce karşılandığını, davacılar murisinin davalı ... İnş Tic. ve San. A.Ş.’nin taşeronu olan diğer davalı .. .. San Tic. Ltd. Şti’nin işçisi olarak çalışmakta iken geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle 28.06.2006 tarihinde vefat ettiğini, vefatı nedeniyle müvekkili davacıların madden ve manen zarara uğradıklarını belirterek maddi ve manevi tazminat alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... İnşaat Tic. Turz. San. ve Yatırımlar A.Ş. vekili; ... işçi .. ..’ın diğer davalı .. ...’in işçisi olduğunu, müvekkili şirketin ... ile hiçbir ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu olayın gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun da bulunmadığını, murisin kalp krizi neticesi vefat ettiğini ve düşmenin sonradan gerçekleştiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... .. San. İnş. Paz. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili; tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin aralarındaki taşeronluk sözleşmesi gereği diğer davalının taşeronluğunu yaptığını, Ceza Mahkemesinde murisin kalp krizi sonucu vefat ettiğinin tespit edildiğini, bu durumda iş kazasının söz konusu olmadığını, dolayısıyla iş kazasına dayalı tazminat isteminin de sözkonusu olamayacağını, müvekkilinin işyerinde gerekli tüm önlemleri aldığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Murislerinin (eş ve babalarının) iş kazası sonucu ölümü nedeniyle müvekkillerinin acı ve ızdırap yaşadıklarını, halen de yokluğunu çektiklerini, dolayısıyla müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarının az olduğunu, müvekkillerinin çektiği zorluklar ve yaşadığı acıları gidermede yetersiz olduğunu, hükmedilen manevi tazminatlara yıllık %9 faiz işleyecek olsa da enflasyonun yüksek olduğu ekonomik koşullarda bu miktarların kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek Mahkeme kararının yalnızca manevi tazminatlar yönünden kaldırılarak manevi tazminat isteklerinin tamamının kabulü yönünde karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir. Davalı ... İnşaat Ticaret Sanayi A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kaldırma kararında eksikliği tespit edilen hususların incelenmediğini, öncelikle kararın bu yönüyle eksik ve hatalı incelemeye dayandığını, -Vefatın gerçekleştiği işin asıl sahibinin Toplu Konut İdaresi olduğunu, müvekkili şirketin yüklenici olduğunu, davacılar murisinin de diğer davalı şirket işçisi olduğunu, dolayısıyla murisin müvekkili şirket ile de iş ilişkisi bulunmadığını, husumetin Toplu Konut İdaresi ile diğer davalı şirkete yönetilmesi gerektiğini, hal böyle iken müvekkili şirket hakkındaki davanın husumetten reddi yerine sorumlulukları yönünde karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, - Kazanın 2006 yılında gerçekleşmiş olmasına göre bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 60. ve 72. maddeleri uyarınca tazminat isteklerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, hâl böyle iken aleyhlerine karar verilmesinin doğru olmadığını, -Aynı olaya ilişkin görülüp bitirilen Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/1068 Esas, 2012/2182 Karar sayılı dosyası ile davacılar murisinin kalp krizi nedeniyle vefat ettiğinin sübuta erdiğini, karara dayanak alınan Adli Tıp Raporu'nda kalp rahatsızlığına dair saptanan hususların tarafları bağlayıcı olduğunu, her ne kadar Ankara 10. İş Mahkemesinin 2008/195 Esas, 2012/164 Karar sayılı dosyası ile murisin ölüm olayının iş kazası olduğu tespit edilmişsede, bu tespite dayanak herhangi bir Adli Tıp İncelemesi bulunmadığını, dolayısıyla konuyu daha detaylı olarak inceleyip maddi olgulara dayandırarak hüküm veren Asliye Ceza Mahkemesi kararının bağlayıcılığının daha yüksek olduğunu, davacılar murisinin kalp krizi neticesinde vefat etmiş olup düşme olayının sonradan gerçekleştiğini, böylece müvekkilini tazminat ödemeye mahkum eden Mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Adli Tıp Raporu'yla da sabit olduğu üzere davacılar murisinin kalp krizi sonucu vefatı ile yaptığı işin arasında kurulmuş ve ispatlanmış bir illiyet bağının olmadığını, İş Kanunu'nun 13. maddesindeki iş kazası tanımının dava konusu olayda kesinlikle oluşmadığını, buna rağmen davacılar lehine tazminatlara karar verilmesinin sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, -Mahkemece hükme esas alınan maddi tazminat hesabının da hatalı olduğunu, davacılar murisinin kalp krizi sonucu vefat ettiği sabit olup bu ve de ağır işçi olarak çalıştığı nazara alındığında murisin 60 yaşına kadar çalışacağının öngörülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle maddi tazminat hesaplamasının fahiş olduğunu, yeniden bilirkişi raporu alınması gerekirken Mahkemece eksik ve hatalı incelemeyle karar verildiğini, -Davacılar murisinin ölüm nedeni ve sair istinaf konuları dikkate alındığında davacıların manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken toplamda 90.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesinin ve bunlara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini istediklerini bildirmiştir. Davalı .. .. San. İnş. Paz. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; Bu davalı vekilince İlk Derece Mahkemesince verilen 16.01.2024 tarih ve 2022/8 Esas, 2024/12 Karar sayılı son karara karşı sunulan istinaf dilekçesinde özetle; -Olay tarihinde yürürlülükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 60. maddesine göre tazminat isteminin 1 yıllık zamanaşımına tabii olduğunu huzurdaki dava 2013 yılında açıldığından taleplerin zamanaşımına uğradığını, Mahkemece zamanaşımı itirazları göz önünde bulundurulmaksızın tesis olunan hukuka aykırı karar ile mağduriyetlerine neden olunduğunu, -Müvekkili şirketin diğer davalının toplu konut idaresinden yüklenici olarak aldığı konutların inşaatında alt işverenlik yapmakta iken davacılar murisinin vefat ettiğini, hâl böyle iken davanın asıl işveren TOKİ'ye ihbarı ve bunun davaya dahili taleplerinin yerine getirilmemesinin hatalı olduğunu, -Ankara 10. İş Mahkemesinde açılıp kabul edilen 2008/195 Esas, 2012/164 Karar sayılı dosya ile davacılar murisinin ölümü iş kazası olarak değerlendirilmiş ise de bu dosyada ayrıntılı bir araştırma yapılmadığını, yaşanan aynı ölüm olayıyla ilgili Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/1068 Esas, 2012/2182 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan otopside ölüm nedeninin kalp hastalığı sonucunda meydana geldiğinin mütalaa edildiğini, yine bu dosyada mevcut adli tıp raporuyla murisin ölümünün düşme sonucu değil kalp hastalığı sonucu gerçekleştiğinin tespit edildiğini ve bu nedenlerle dosya sanıklarının beraatlerine karar verildiğini, Ceza Mahkemesinin tespit etmiş olduğu bu olgular Hukuk Mahkemesi açısından bağlayıcı iken Hukuka aykırı şekilde iş kazası olduğu kabulü doğrultusunda hüküm tesis edilerek müvekkili aleyhine sorumluluğa gidilmesinin hatalı olduğunu, -Müvekkili şirketçe yasanın aradığı tüm önlemlerin alındığını, kalp krizi geçirmesi sonucu ölen ... işçiden dolayı müvekkili şirkete kusur izafesinin mümkün olmadığını, dosyaya sunulan fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere tüm önlemler alınmış olsa dahi ... işçinin kalp krizi geçirerek vefatının önlenmesinin mümkün olmadığını, yine dosyaya sundukları 17.06.2006 tarihli rapor da müteveffanın çalışmaya elverişli tespitinin de bulunduğunu, ... işçinin kalp krizi sonucu ölmesinin önlenebilir ve öngörülebilir bir durum da olmadığını, iş kazasından değil doğal bir ölümden kaynaklanan olay nedeniyle müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı .. .. firması vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... firması vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371.maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; davaya konu iş kazasının 26.06.2006 tarihinde davacılar murisinin kaynakçı olarak davalı ... Şirketi'nin yaptırdığı inşaatta diğer davalı .. .. firmasının işçisi olarak yangın kapılarının montajını yapmakta olduğu sırada yüksekten düşmesi sonucu vefat etmesi şeklinde meydana geldiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli kaldırma ilamı öncesi Mahkemece yürütülen yargılama sırasında aldırılan 13.10.2014 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda davacılar murisinin %30, davalı üst işveren ..- .. firmasının %30, davalı alt işveren .. .. firmasının %40 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, Mahkemece anılan raporun hükme esas alınması suretiyle 05.10.2021 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraf vekillerince anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince 30.12.2021 tarihli kaldırma ilamı ile "Aynı kaza olayına ilişkin davalı şirket yetkili ve çalışanları hakkında Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinde taksirle ölüme neden olma suçundan görülen davada 12.12.2012 tarih ve 2007/1068 Esas, 2012/2182 Karar sayılı kararla "...Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen 06.06.2012 tarih ve 2087 Karar sayılı raporda (davacılar murisi) maktül .. ..ın ölümünün kalp hastalığı sonucu meydana geldiğinin oy birliği ile mütaala edildiği..." belirtilerek söz konusu rapor doğrultusunda maktül ...'ın düşme sonucu travmatik etkilerle değil mevcut kalp hastalığı sonucu öldüğü sanıkların olayda kusurlarının bulunmadığı gerekçeleriyle beraat kararı verildiği, işbu kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09.06.2014 tarih ve 2014/8394-14104 Esas-Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşıldığı...Yukarıda irdelenen ceza dosyasında aldırılan 06.06.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu Raporu öncesi söz konusu dosyanın ceza soruşturması ve kovuşturması aşamasında aldırılan kusur raporlarında davacılar murisinin kalp hastalığıyla ilgili rahatsızlığının değerlendirilmediği, yine yukarıda içeriğine yer verilen Ankara 10. İş Mahkemesi dosyasında aldırılan kusur raporunda da durumun aynı olduğu, istinaf incelemesine konu işbu dava dosyası yargılaması aşamasında aldırılan 15.04.2014 tarihli kusur raporunun İş Güvenliği Uzmanı Makine Yüksek Mühendisi .. .. tarafından düzenlendiği, işbu raporda davacılar murisinin ölümüne ilişkin kalp rahatsızlığı konusunun değerlendirilmediği gibi sonrası aldırılan 13.10.2014 tarihli kusur raporunun ise iş güvenliği uzmanı Makine Yüksek Mühendisi Dr. .. .., İş Güvenliği Uzmanı İnşaat Mühendisi .. .. ve İş Sağlığı (Halk Sağlığı) Birim Uzmanı Dr. ... .. .. isimli 3'lü heyetçe düzenlendiği ancak bu raporda ele alınan Adli Tıp Raporu'nun 18.02.2007 tarih ve 1130 Karar sayılı eldeki verilerle kişinin ölüm nedeninin belirlenemediği tespitinin yer aldığı olayın akabinde otopsi sonrası aldırılan rapor olduğu, işbu kusur heyeti raporunda yukarıda ceza dosyası içeriğinde yer verilen 06.06.2012 tarihli raporun hiç görülüp değerlendirilmediği anlaşıldığı..." gerekçesiyle kusur incelemesi yönünden eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak Mahkemesine gönderildiği, Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunarak 25.06.2022 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığı, raporda davacılar murisinin %10 oranında, davalı alt işveren ... ... firmasının %40 oranında, davalı üst işveren ... firmasının %30 oranında kusurlu olduğu, olayda %20 oranında bünyesel faktörün etkili olduğu tespitinin yapıldığı, devamla dosyanın hesap bilirkişisine tevdi olunduğu 29.11.2023 tarihli hesap raporunda 1. seçenekte davalı işverenlerin %70 kusur oranına göre maddi zarar hesabı yapıldığı, 2.seçenekte ise bünyesel faktöre ilişkin %20 oranının kaçınılmazlık oranı olarak değerlendirilmesi suretiyle %60'ının işveren kusuruna eklenmesi ile davalı işverenlerin kusuru %82 kabul edilerek maddi zararın hesaplandığı, Mahkemece 29.11.2023 tarihli hesap raporunun 2.seçeneğine itibarla hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Somut olayda Mahkemece, davaya konu kalp krizi nedeniyle vefat olayında bünyesel faktöre dair etki oranının işveren kusuruna eklenmesinin mümkün bulunmamasına göre 29.11.2023 tarihli hesap raporunun 1.seçeneğine göre hüküm tesisi gerekirken, bünyesel faktör oranın kaçınılmazlık oranı gibi değerlendirilmesi suretiyle %60'ına tekabül eden kısmının işveren kusuruna eklenmesi ile maddi zarar tespiti yapan 29.11.2023 tarihli hesap raporunun 2.seçeneğe itibarla hüküm tesisi hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, A. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan "..Kusur rapou alındıktan sonra dosya davacının tazminat talebine ilişkin olarak aktüerya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş ve düzenlenen 29.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun 2.seçeneğindeki hesaplamalar Mahkememizce denetlenmiş ve rapordaki değerlendirmeler ile tutarlar oluşa uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Davacı vekilinin 26.12.2023 tarihli celsede, dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği gözetilerek, davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerinin taleple bağlı olarak kabulüne karar verilmiştir. SGK tarafından bağlanan gelirler mahsup edildiğinde davacı ...'ın maddi tazminat alacağı bulunmadığından, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.. ... " ibarelerinin silinerek yerine "...Kusur rapou alındıktan sonra dosya davacının tazminat talebine ilişkin olarak aktüerya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş ve düzenlenen 29.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun 1.seçeneğindeki hesaplamalar Mahkememizce denetlenmiş ve rapordaki değerlendirmeler ile tutarlar oluşa uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Davacı vekilinin 26.12.2023 tarihli celsede, dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği gözetilerek, davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerinin taleple bağlı olarak kabulüne karar verilmiştir. SGK tarafından bağlanan gelirler mahsup edildiğinde davacı ...'ın maddi tazminat alacağı bulunmadığından, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir... " ibarelerinin yazılması, B. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "A)Maddi tazminat taleplerinin 29.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun 1.seçeneğindeki hesaplamalara göre kısmen kabulü ile 1-Davacı eş ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 767.853,50 TL'den, taleple bağlı kalınarak 200.000,00 TL’nin, kaza tarihi olan 28.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacı evlat ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 45.842,88 TL'den, taleple bağlı kalınarak 30.000,00 TL’nin, kaza tarihi olan 28.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davacı evlat ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, B)Manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 1-Davacı eş ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile net 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 28.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Davacı evlat ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile net 20.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 28.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 3-Davacı evlat ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile net 20.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 28.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 4-Davacı evlat ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile net 20.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 28.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, Alınması gereken 21.859,20 TL karar ve ilam harcından peşin yatan 4.961,82 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.897,38 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir yazılmasına, Davacılar tarafından yapılan 4.961,82 TL harç masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Davacılar tarafından yapılan 5.426,90 TL yargılama giderinden davanın kısmen kabul ve kısmen ret oranına göre 3.694,91 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Davalı ... tarafından yapılan 1.719,90 TL yargılama giderinden davanın kısmen kabul ve kısmen ret oranına göre 548,90 TL'nin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, Davalı ... ... tarafından yapılan 962,10 TL yargılama giderinden davanın kısmen kabul ve kısmen ret oranına göre 307,05 TL'nin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, Davacı eş ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı eş ...'a verilmesine, Davacı evlat ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı evlat ...'a verilmesine, Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden ... yönünden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara verilmesine Davacı eş ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı eş ...'a verilmesine, Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden ... yönünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı eş ...'dan alınarak davalılara verilmesine, Davacı evlat ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesinin göre kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı evlat ...'a verilmesine, Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden ... yönünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı evlat ...'dan alınarak davalılara verilmesine, Davacı evlat ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı evlat ...'a verilmesine, Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden ... yönünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı evlat ...'dan alınarak davalılara verilmesine, Davacı evlat ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı evlat ...'a verilmesine, Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden ... yönünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı evlat ...'dan alınarak davalılara verilmesine, Kullanılmayan avansın HMK 333. maddesi gereğince yatıran tarafa iadesine dair karar, davacılardan ... ile E-Duruşma ile bağlanan davacılar vekili Av. ..., E-Duruşma ile bağlanan davalı ... ... vekili Av. ... .. ve E-Duruşma ile bağlanan davalı .. .. vekili Av....'ın yüzüne karşı, tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen tefhim kılındı.16.01.2024 " ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 67f255c3a0921b63 51ea7bd5fcc62d9a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı