Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/2064 E., 2025/6067 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2064 E., 2025/6067 K. (16.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2064
Karar No
2025/6067
Karar Tarihi
16.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/2064 E. , 2025/6067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/125 E., 2024/73 K. Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Bingöl İli Karlıova İlçesi Bağlıisa Köyü Çiçekli mezrasında ... imamlık yapmakta olduğunu, 14 Mart 1990 tarihinde Bağlıisa Köyü Ulukapı mezrası camisinde ... imamlık yapmaya başladığını, Mayıs 2005 tarihinden itibarende Bağlıisa Köyü Çiçekli mezrasında ... imamlık yapmaya başladığını ve halen burada ... imamlık yaptığını, anılan yerlerde ... imamlık yaptığına dair köy muhtarlarının dinlenmesini, yaklaşık 25 yıllık hizmetinin tespit edilmesi ve çalıştığı sürelerin sigortalı sayılmasını, ayrıca yargılama esnasında yapılacak olan masraflarının davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, ... T.C. kimlik ve ... sigorta sicil numaralı davacı ...'ün; Bağlıisa köy tüzel kişiliği adlı işveren nezdinde; 17.11.2010 – 17.11.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1823 gün çalıştığının ve 1823 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,4.03.1990-17.11.2010 tarihleri arasında da aynı işveren nezdinde sigortalı çalışma iddiasının, 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddelerinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin müruru nedeniyle dinlenemeyeceği anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında, somut olayda dosya kapsamında davacı ile davalı ... tüzel kişiliği arasında hizmet akdinin varlığı ve işverenin de köy tüzel kişiliği olduğu hususları sabit ise de; Mahkemece öncelikle davacının çalışma süresi belirlenmeli, çalışma süresi belirlendikten sonra 17.11.2015 tarihinde açılan davaya göre belirlenen bu sürelerde şayet kesinti varsa yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde hak düşürücü süre irdelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, *********** T.C. kimlik ve 1401200904509 sigorta sicil numaralı davacı ...'ün; davalı işveren nezdinde; 15.05.1990 – 08.01.2010 tarihleri arasında 7.179 gün ve 11.01.2010 – 17.11.2015 tarihleri arasında 2.137 gün hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle toplam 9.316 gün çalıştığının ve 9.316 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Uyuşmazlık Uyuşmazlık, hizmet tespiti ilişkindir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428, 438, 439. maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin onuncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası hükümleri Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Feri müdahil vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 53f7cf906928d052 73a15eba448f9c52

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı