Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/2037 E., 2025/9942 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2037 E., 2025/9942 K. (17.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2037
Karar No
2025/9942
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/2037 E. , 2025/9942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/82 E., 2024/352 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin 03.06.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi, çocuğu, kardeşi, annesi ve babası için maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .. Orman İşletme Şefliğine bağlı .. köyü .. mevkii 167 no.lu bölmeye ilişkin orman kesim işlerinin yürütülmesi amacıyla 01.04.2011 tarihinde müdürlüklerince .. köyünden İsa .., .. ... ve ...'a ekli onaylı kesim şartnamesi ve tesellüm tutanağının imzalattırıldığını, kesim şartnamesinin 13. maddesinde" Orman idaresinden kesimi olan iş sahipleri, aldıkları kesimin iş verenidirler. İşten doğan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu 1475 sayılı İş Kanunu ile her türlü iş kazası ve vergi mevzuatından doğacak yükümlülüklerden kendileri sorumludurlar. Orman İdaresi bu konularda sorumlu olmayacaktır." hükmünün yer aldığını aynı şekilde şartnamenin 17 ve 18 maddeleri de aynı konulara değindiğini, dava dilekçesinde her ne kadar Kurumun sigortasız işçi çalıştırdığı ve iş kazasınan sorumlu olduğu idda edilmişse de; şartname hükümlerine göre, şartnameyi imzalayanlar, bunlardan birisinin de davacılardan ...' un olduğunu, maktulün sigortasından ve meydana gelen iş kazasından sorumlu olduklarını, çünkü şartnameyi imzalamakla kendi nam vehesaplarına çalışmakta yani aldıkları işin işvereni durumuna geldiklerini belirterek davacıların davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.06.2022 tarihli ve 2012/328 Esas, 2022/346 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davacı vekiline iş kazasına ilişkin ihbarda bulunulması için süre verilmiş akabinde; SGK'nın 15.02.2013 tarihli müzekkere cevabı incelendiğinde meydana gelen olayın SGK'ca iş kazası olmadığının tespit edildiğinin bildirildiğinin görüldüğü, bunun üzerine davacı vekiline meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine ilişkin dava açması için Mahkemece süre verilmiş davacının açmış olduğu davası Mahkemenin 2013/135 E. ve 2015/763 K. sayılı dosyasında görülerek meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiş ilgili ilam temyiz kanun yoluna taşınmış ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2016/1894 E. ve 2017/4301 K. sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verildiğinin görüldüğü, Mahkemece meydana gelen olay yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmış alınan rapora göre ... ...'un %30 oranında, davalı Kurumun ise %70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğinin görüldüğü, Yargıtay yerleşik içtihatları incelendiğinde iş kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatlarında; bakiye ömrün TRH 2010 tablosuna göre hesap edilmesi ve peşin sermayenin hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre dikkate alınması gerektiğinin anlaşıldığı, Mahkemece alınan 26.10.2018 ve 30.10.2019 tarihli hesap bilirkişisi raporu incelendiğinde; PMF yaşam tablosunun kullanıldığı anlaşıldığından ilgili raporların hükme esas alınamadığı ve TRH yaşam tablosu kullanılarak ve en güncel PSD dikkate alınarak yeniden hesap yapılması için dosya hesap bilirkişisine gönderildiği, akabinde tanzim edilen 08.03.2022 tarihli hesap bilirkişisi raporunda TRH 2010 yaşam tablosunun kullanıldığı ve hüküm tarihine en yakın tarihteki PSD'nin dikkate alındığı, eşin UYAP üzerinden SGK kayıtları sorgulandığında işe giriş çıkışının bulunmadığının görüldüğü, nüfus kayıtları incelendiğinde yeniden evlenmediğinin görüldüğü, çocuğun destekten destek durumunu yitirene kadar desteğin gelirinin %40'ının eşe %20'nin çocuğa olacak şekilde hesap yapıldığı ve çocuğun, erkek olması nedeniyle 18 yaşını doldurduğu tarihten destek durumunu yitirdiği bu tarih itibariyle eşin gelirinin %50 olarak hesaplandığı, her ne kadar destekten yoksun kalan eşin yaşı, desteğin yaşından büyük ise de TRH2010 tablosuna göre desteğin bakiye yaşam süresinin daha kısa olması nedeniyle desteğin yaşam süresi dikkate alınarak hesap yapıldığı, destekten yoksun kalan eşin 48 yaşında olduğu ve bir adet ergin çocuğunun bulunduğu, bu haliyle yeniden evlenme ihtimalinin görece zor olduğu, bilirkişi raporunda müteveffanın kusur oranının da değerlendirildiği ve kurumca yapılan ödemelerin de mahsup edildiği, bu açıklamalar ışığında hesap bilirkişisi raporunun denetime elverişli olduğu ve davacı eşin talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat tutarının 369.780,01; davacı oğulun talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminat tutarının 11.405,33 TL olduğu, davacı yanın dava dilekçesinde davacılar .. ve .. için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesi talebinde bulunduğu; 09.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile ise davacı ... yönünden talebi 257.491,13 TL olarak, davacı ... yönünden ise talebi 21.670,28 TL artırarak faiz başlangıcı belirtilmeksizin yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesini talep ettiği, bu açıklama ışığında davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile faiz başlangıç tarihini belirtmediğinin açıkça anlaşıldığı, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatları bakımından; davacı ... yönünden taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL'si olay tarihinden, 257.491,13 TL'si ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ... yönünden ise 1.000,00 TL'si olay tarihinden 10.405,33 TL'si ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği, müteveffanın nüfus kayıtları incelendiğinde; davacı ...'nin eşi, davacı ...'ın babası, davacı ... ve .. oğlu ve davacı ...'in kardeşi olduğu, dava dilekçesi ile talep edilen manevi tazminat tutarlarının müteveffanın kendi kusuru, paranın satın alma gücü, tarafların ekonomik durumları, talep edilen tazminat tutarının sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak ve tatmin duygusunu sağlayacak tutarda olduğu bu haliyle talebin yerinde olduğu anlaşıldığından manevi tazminatların kabulü ile kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacılara verilmesi gerektiği gerekçesiyle; 1-A/ Davacılar vekili tarafından açılan davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, A1/ Davacı ... için 258.491,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının 1.000,00 TL'si için olay tarihi olan 03.06.2011 tarihinden ve kalan 257.491,13 TL'si için ıslah tarihi olan 09.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, A2/ Davacı ... için 11.405,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının 1.000,00 TL'si için olay tarihi olan 03.06.2011 tarihinden ve kalan 10.405,33 TL'si için ıslah tarihi olan 09.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, A3/ Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, A4/ Davacı ... için 15.000,00 TL manevi, davacı ... için 10.000,00 TL manevi, davacı ... için 10.000,00 TL manevi, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 09.06.2022 tarihli ve 2012/328 Esas, 2022/346 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.10.2023 tarih ve 2022/9394 E- 2023/10389 K. ile "... Somut olayda; Mahkemece aldırılan 26.10.2018 tarihli hesap raporunda, kusur ve davacılara bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilir kısmının tenzilatının yapılmaksızın, davacı eşin destek zararının 258.491,13 TL, davacı çocuğun destek zararının 22.670,28 TL olduğunun tespit edildiği, davacılar vekilinin bu hesap raporunu kabul ettiği ve bu hesap raporu doğrultusunda maddi tazminat alacağını ıslah ettiği, böylelikle bahse konu 26.10.2018 tarihli hesap raporundaki verilerin davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunun anlaşılması karşısında davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlali olacak şekilde 08.03.2022 tarihli hesap raporunda hesaplanan maddi zararların hükme esas alınması hatalı olmuştur. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında Mahkemece yapılacak iş; davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakların gözetilmesi suretiyle, 26.10.2018 tarihli hesap raporundaki verileri dikkate alarak kusur ve davacılara bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilir kısmının tenzilatının yapıldığı yeni bir hesap raporu almak ve oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. .. " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtayın bozma ilamı doğrultusunda, alınan yeni hesap bilirkişisi raporu uyarınca, davacı ... yönünden taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL'si olay tarihinden, 213.089,69 TL'si ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ... yönünden ise usuli kazanılmış hak dikkate alınarak 1.000,00 TL'si olay tarihinden 11.405,33 TL'si ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; A/Davacılar vekili tarafından açılan davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile A1/Davacı ... için 213.089,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının 1.000,00 TL'si için olay tarihi olan 03.06.2011 tarihinden ve kalan 212.089,69 TL'si için ıslah tarihi olan 09/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, A2/Davacı ... için 11.405,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının 1.000,00 TL'si için olay tarihi olan 03/06/2011 tarihinden ve kalan 10.405,33 TL'si için ıslah tarihi olan 09.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, A3/Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, A4/Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, A5/Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, A6/Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, A7/Davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar murisinin işvereni olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, eşin evlenme ihtimalinin %0 olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 991ec853e9e40356 2973a9f7b7d62bfb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı