10. Hukuk Dairesi 2025/1720 E. , 2025/6192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/375 E., 2024/228 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı geçirdiği iş kazası nedeniyle maluliyet oranının tespitine karar verilmesini talep edilmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile davacının 28.08.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle Kurumca tespit edilen maluliyetin gerekmediği yönündeki karara karşı yeniden değerlendirme yapılarak maluliyet oranı saptanması talebi ile dava açıldığını, yasal dayanağı olmadığından davanın reddinin gerektiğini, Kurum içi yapılan araştırmalar neticesinde davacının geçirdiği kaza ile ilgili ünite kararı alınarak olayın iş kazası olduğuna kanaat getirildiğini ve iş kazası ile ilgili istirahat raporlarına istinaden davacıya 7.470,39 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli kararı ile davacının 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesine göre meslekte kazanma gücünün en az %60'ını kaybetmediğinden malul sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/b-1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; ".. eldeki davada; talep iş kazasına dayalı sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi istemine ilişkin olduğu halde maluliyet oranı belirlenmesi olarak alınıp buna göre inceleme yapılması hatalıdır. Yukarıda açıklanan ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararına ve yasal prosedüre uygun şekilde yukarıda belirtilen 2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğini de irdeleyecek şekilde Adli Tıp Üst Kurulundan bir rapor aldırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.." denilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı uyarınca Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararına ve yasal prosedüre uygun şekilde 2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğini de irdeleyecek şekilde Adli Tıp 2. Üst Kurulundan 22.11.2023 tarihli rapor aldırılmış olup raporda davacının maluliyetinin %0 olduğu, sürekli birisinin bakımına muhtaç olmadığı ve çalışma gücünün %60'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı oy birliği ile mütalaa edilmiş olup davanın reddine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, kazanın gerçekleştiği 28.08.2014 tarihinden bu yana davacının tedavi gördüğünü, bu sebeple iş göremez durumda olup ailesinin desteği ile hayatını devam ettirmeye çalıştığını, davacının iş göremez durumda olması nedeniyle kendisine iş göremezlik geliri bağlanması hususunda davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na müracaat ettiğini, ancak ilk olarak İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulunun 22.01.2016 tarih ve 17280 sayılı kararı ile “maluliyetin gerekmediğine” karar verildiğini, işbu karara itiraz edildiğini, itiraz neticesinde Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu 30.03.2016 tarih ve 25/4904 sayılı kararı ile itirazın reddine ve “maluliyetin gerekmediğine” karar verildiğini, Mahkeme kararının hukuka uygun olmadığını, dosyaya sunulan raporun eksik ve hatalı düzenlendiğini, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapor düzenlenen 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu üyeleri arasında Dermatoloji Uzmanı veya Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı bulunmadığını, dolayısıyla davacının vücudundaki yanıkların Dermatoloji Uzmanı veya Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı tarafından tetkik edilmediğini, düzenlenen raporda, depresif bozukluk tanısı ile davacının geçirdiği iş kazası arasında nedensellik bağı kurulamadığını, oluşan ruhsal sorunların travma sonrası stres bozukluğu tanısına girip girmediği hususunun açıkça belirtilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık iş kazası sonucunda oluşan iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1440f8ad4dad9547 193855be66bad086