Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2025/1636 E., 2025/1986 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1636 E., 2025/1986 K. (13.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1636
Karar No
2025/1986
Karar Tarihi
13.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/1636 E. , 2025/1986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/741 E., 2024/1399 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat İş Mahkemesi SAYISI : 2021/118 E., 2021/320 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacını yurt dışı borçlanmasının 27.12.2018 tarihi itibariyle geçerli olduğunun tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının yurt dışı borçlanma işlemlerini kanuni süresinde tamamlayamadığını, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2021 tarih, 2021/118 E., 2021/320 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.01.2024 tarih, 2022/961 E., 2024/19 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "Talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında ve 13.04.2021 tarihinde geçerli ve davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 13.04.2021 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 27.12.2018 tarihli yurtdışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Eldeki davada, bozmaya uyularak davacının dava tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanma talebi kapsamında borçlanabileceğinin tespitine dair karar verilmesi isabetli ancak davacının talebinin kısmen kabul kısmen reddedilmiş olması karşısında yargılama giderinin de buna göre hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;. Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 3 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine "3-) Davacı tarafın yatırmış olduğu 54,40 -TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacı tarafa iadesine, " yazılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 4 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine " 4-)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," cümlesinin yazılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 5, 6 numaralı bendinin tamamen silinmesine, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 7 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine" 7-) Davalı Kurum tarafından yapılan 230,00 TL yargılama giderinin takdiren 125 TL 'sinin davacıdan alınarak davalı Kuruma ödenmesine," cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı