Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/13675 E., 2025/1922 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13675 E., 2025/1922 K. (13.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13675
Karar No
2025/1922
Karar Tarihi
13.02.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/13675 E. , 2025/1922 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/305 E., 2024/543 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Milli Eğitim Bakanlığı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.09.2000 tarihinden itibaren ... Lisesinde hizmetli olarak çalışmaya başladığını, 2013 yılında ülke genelinde liselerin Anadolu Lisesine dönüştürülmesi sebebi ile davacının çalıştığı iş yerinin ... Anadolu Okulu olduğunu, davacının işten ayrılma tarihi olan 30.05.2018 tarihine kadar devamlı olarak çalışmasını devam ettirdiğini, ücretinin asgari ücret olduğunu, davacının emekli olmak için müracaatında 2000 yılında sigortalı kaydının yapılmadığını öğrendiğini, 10/2009'dan itibaren .... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde, 6/2011'den itibaren .... Lisesinde, 01/2016'dan itibaren ... Anadolu Lisesinde sigortalı olarak gösterildiğini, davacının işveren ile yaptığı yüz yüze görüşmede teknik bir hata olabileceğinin söylendiğini, ancak mağduriyetinin giderilmediğini, davacının emeklilik işlemlerinin geciktiğini beyan ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.09.2000 olarak tespiti ve belirtilen tarihler arasında çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal dayanaktan yoksun olduğu, yasa gereği 5 yıllık zamanaşımının dolduğunu, davacı ile idare arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, davacının iddiaları doğrultusunda hiçbir kayıt bulunmadığını beyan ile aleyhteki davanın reddi yolunda karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK vekili davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi 07.02.2023 tarihli kararı ile dosya kapsamında davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 2009 yılının Ekim ayı olduğunun görüldüğü, davacının sigorta başlangıç tarihi ve talep tarihi dikkate alındığında davacının davasını 2016 yılı sonuna kadar açması gerektiği fakat dava tarihinin 21.09.2018 tarihi olduğu dikkate alındığında davacının davasının hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açtığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"... Somut olayda, davacının 01.09.2000-30.05.2018 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarının tespitini talep ettiği, dosyaya ibraz olunan davacı hizmet döküm cetveli incelendiğinde talep konusu dönem içerisinde 01.10.2009-30.05.2018 tarihleri arasında davalı okul iş yerinden sigortalı çalışmalarının bildirilmiş olması, dosya içeriği, toplanan deliller ve özellikle dinlenen okul iş yeri tanıklarının beyanları karşısında işbu davaya konu 01.09.2000-01.10.2009 arası sürenin hak düşürücü süre kapsamında olduğundan bahsedilemeyeceğinden Mahkemenin hak düşürücü süre yönünden davanın reddine ilişkin yaptığı değerlendirme, eksik incelemeye dayanmakta olup hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. Mahkemece gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. ...." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde 21.09.2011-31.12.2011 tarihleri arasında dava dışı .... Lok. Taş. Tur. Tem. Tic. Ltd. Şti ünvanlı işveren nezdinde çalışmasının bulunduğu, davalı ile dava dışı şirket arasında asıl işverenlik alt işverenlik ilişkisi bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla davalı ve dava dışı şirketten bahsi geçen tarihler arasında aralarında herhangi bir sözleşme olup olmadığının sorulduğu, davalı işverence verilen müzekkere cevabında, dava dışı şirket ile aralarındaki 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin hizmet alım sözleşmelerinin sunulduğu, 2010 ve 2011 yıllarında dava dışı şirket ile aralarında herhangi bir hizmet alım sözleşmesi bulunmadığının bildirildiği, bordro tanığı...'nin 22.04.2021 tarihli duruşmada verdiği ''2010 yılı Ekim, Kasım ayları gibi temizlik işleri için hizmet alımına ilişkin ihale oldu, ihaleyi.... şirketi aldı'' şeklindeki beyanı, dinlenen tanıklardan ...'un ''Ben davalı iş yerinde 1986 yılından 2005 yılının Haziran ayına kadar öğretmen olarak çalıştım. Davacı hatırladığım kadarıyla 2000 yılından itibaren davalı okulda çalışmaya başlamıştır. Ben işten ayrılana kadar davacı davalı iş yerinde müstahdem yani temizlik görevlisi olarak çalışıyordu. Davacı bazen eğitim öğretim sezonu bittikten sonra yaz aylarında da çalışırdı fakat eğitim öğretim yılı boyunca sürekli çalışırdı, ara vermezdi. Benim çalıştığım süre boyunca davacı kesintisiz olarak eğitim öğretim sezonu boyunca davalı iş yerinde çalışmıştır.'' şeklindeki beyanı, davacı ... ...'nin ''Ben davalı iş yerinde 1985 yılından 2006 yılı Haziran ayına kadar resim öğretmeni olarak çalıştım. Davacı benim davalı iş yerinde çalıştığım süre de temizlik görevlisi olarak çalıştı. Ben en son işten ayrılırken davacı çalışmaya devam ediyordu. Fakat davacının işe girdiği tarihi hatırlamıyorum. Fakat benim çalıştığım sürenin son yıllarında davacı davalı iş yerinde çalışıyordu. Davacı eğitim öğretim yılı boyunca davalı okulda çalışırdı. Yaz aylarında ben çalışmadığım için davacının yaz aylarında çalışıp çalışmadığını bilmiyorum'' şeklindeki beyanları, davacı ... ...'ın ''1997'den beri taksicilik yaptığını, oğlunun aynı okulda öğrenci olduğunu, kendisi taksi durağında çalışmaya başladığında davacının da okulda çalışıyor olduğuna'' dair beyanları, bordro tanığı ...'ın, ''Ben davalı iş yerinde 2000 yılında okullar açıldığı ayda temizlikçi olarak işe girdim. Ben halen aynı lisede çalışmaya devam etmekteyim. Davacı ile aynı dönemde işe girdik. 2018 yılı okullar kapanana kadar aynı şekilde temizlikçi olarak çalışırdı.''şeklindeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı iş yerindeki çalışmasının 2000 yılı okul başlangıç dönemine rastladığı, eş söyleyişle davacının davasını ispatladığı, Mahkemece dinlenen sair tanıkların ve bilirkişi tarafından beyanlarına itibar edilen tanıkların irdelenmesinde, beyan tarihi itibarıyla davalı Kurum ile halen bağlarını korudukları, bu nedenle aleyhe beyanda bulunmaları halinde bir takım sonuçlarının olabileceğine dair öngörü üzerine beyanda bulunma ihtimalleri uyarınca beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerektiği Mahkemece gözetildiğinde davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.09.2000 olduğu değerlendirmesiyle davanın kabulüne, davacının davalı nezdinde 01.09.2000 tarihinden 30.05.2018 tarihine kadar kesintisiz çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.09.2000 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Fer’i müdahil Kurum vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, eylemli çalışmanın araştırılması gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozmaya uyulmuş olmakla, bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davacının bildirimlerinin yapıldığı dönemlerin tekrar hüküm altına alındığı dışlanması gerektiği ve Mahkemece, hizmetli olarak görev yaptığını belirten davacının, okulun kapalı olduğu sömestr tatilleri ile yaz tatillerinde hangi ihtiyaçla çalıştırıldığı araştırılmalı, yaz tatilinde çalışmanın devam edip etmediğine dair tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, sömestr tatilleri ile yaz tatillerinde çalışma olgusu ispatlanamadığı taktirde sömestr tatilleri ile yaz tatili dönemleri dışlanmak suretiyle karar verilmeli, aksi halde şimdiki gibi hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 10ff92cc31f2c8aa e443371a3f180662

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı