Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/156 E., 2025/8276 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/156 E., 2025/8276 K. (15.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/156
Karar No
2025/8276
Karar Tarihi
15.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/156 E. , 2025/8276 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1203 E., 2024/3225 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/292 E., 2022/91 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkete ait iş yerinde 01.11.2009 – 10.12.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının çalışmalarının bildirilen kadar olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında dinlenilen tanıklardan, aynı zamanda bordro tanığı oldukları anlaşılan ... ve ...; davacının çalışma iddiasını doğrulamışlardır. Diğer tüm tanıklar ise davacının 2011-2012 yıllarında belirsiz zamanlarda/belirsiz sürelerde yevmiye usulü kamyonların yüklenilmesi ve boşaltılması işinde çalıştığını, sürekli ve düzenli bir çalışması bulunmadığını beyan etmişlerdir. Tanık ... ve tanık ... dışında dosya kapsamında dinlenilen diğer tüm tanıklar ise davacının sürekli ve kesintisiz çalıştığı iddiasını doğrulamamışlardır, tanıklardan ...'ın davacının kardeşi olduğu, bu nedenle beyanlarına itibar edilemeyeceği davacının çalışma iddiasının geçtiği dönemde iş yeri hakkında sigortasız işçi çalıştırıldığı iddiası ile herhangi bir şikayet ve ihbarın olmadığı hususununda tanıklar ... ve tanık ... dışındaki dinlenen tanıkların beyanlarını destekler mahiyette olduğu, bu haliyle davacı ...’ın davalı işyerinde 01.11.2009 - 10.12.2014 tarihleri arasında SGK’ya bildirilen 08.02.2010-20.04.2010 tarihleri arasındaki 71 günlük süre haricinde kesintisiz olarak, zaman ve bağımlılık unsurlarını içerir şekilde hizmet akdiyle çalıştığı hususunu her türlü şüpheden uzak, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede, dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile özellikle; davacı tarafça bildirilen bordro tanıkları ve zabıta tarafından tespit edilen tanıkların davacının davalı şirkete ait iş yerinde bir iki ay çalıştığını beyan etmiş olmaları, davacının 08.02.2010 - 20.04.2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı tarafça fer'i müdahil Kuruma bildirilmiş olması, bu dönem dışındaki çalışma iddiasının dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacı tarafça ispat edilememiş olması hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılacak, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; beyanları hükme esas alınan tanıkların davalı yanında çalışmaya devam ettiklerini, davacı tanıklarının ise iş yerinden ayrılmış kişiler olduklarını, bilirkişi raporunda da iki seçenekli görüş bildirildiğini, eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı şirkete ait işyerinde 01.11.2009 – 10.12.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcın ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 284b417c3011867b 14e529808d515222

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı