Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/13384 E., 2025/11630 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13384 E., 2025/11630 K. (10.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13384
Karar No
2025/11630
Karar Tarihi
10.09.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/13384 E. , 2025/11630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/950 E., 2023/1409 K. Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarının yaşlılık aylığı almaya yetecek durumda olduğunu, bunun dışında çeşitli dönemlerde müvekkilinin 1479 sayılı Kanun'dan kaynaklanan sigortalılığının bulunduğunu ve bu sigortalılık nedeni ile davalı Kuruma borcu bulunduğunu, bu borç nedeni ile müvekkilinin yaşlılık aylığı almaya hak kazanamadığını beyan ederek, müvekkilinin 1479 sayılı Kanun'a tabi hizmetlerinin iptali ile müvekkilinin 1479 sayılı Kanun'dan kaynaklı olarak davalı Kuruma herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine ve müvekkiline aylık şartlarını hak ediş tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili davaya verdiği cevapta; davacının Bağ-Kur ve SSK sigortalısı olduğu kimi dönemlerde sigortalılıklarının çakıştığını, çakışan dönemlerde SSK sigortalılığının esas alındığını, bunun ardından davacının vergi kaydına istinaden sigortalılığının 1479 sayılı Kanun sigortalısı olarak devam ettirildiğini, çakışan döneme ilişkin prim transferi yapmak üzere kurum içi yazışmaların devam ettiğini, Kurum işlemlerinin yasal olduğunu, davacının yaşlılık aylığı alıp almayacağının prim transferleri yapılmadan mümkün olmadığını beyan ederek, açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin en son 12.01.2023 tarihli ve 2021/331 E., 2023/26 K. sayılı kararında; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 03.05.2023 tarihli ve 2023/2610-2023/4695 sayılı ilamında; bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulması, kuşkusuz, yargılama aşamasında gelir/aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek, yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması gerektiği belirtilmek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B.Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında, "1- Davanın kabulü ile Davacıya 01.07.2012 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanmasına, bu tarihten itibaren emekli sayılmasına ve emekliliğe ilişkin hak ve ödemelerin yapılmasına, Bağ-Kur prim günlerinin iptaline ve Bağ-Kur'a prim borcunun olmadığının tespitine, "dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve aylık bağlanmasına istemine ilişkindir. 1-Dosya kapsamı incelendiğinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Bir önceki bozma ilamı içeriği ve tahsis talep tarihi itibariyle şartların oluşmadığı belirgin olan işbu davada, davalı Kurum lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Hükmün (3) no.lu bendinin sonuna gelmek üzere, "Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı