Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/12098 E., 2025/12477 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12098 E., 2025/12477 K. (25.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12098
Karar No
2025/12477
Karar Tarihi
25.09.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/12098 E. , 2025/12477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/520 E., 2025/770 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/529 E., 2022/95 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının yurt dışı borçlanma işlemlerini kanuni süresinde tamamlayamadığını, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2022 tarih, 2021/529 E., 2022/95 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2024 tarih, 2022/2531 E., 2024/619 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "....talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında ve 11.08.2021 tarihinde geçerli ve davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 29.07.2019 tarihli yurtdışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bozmaya uyma veya direnme başlığı altında 373. maddesinin birinci fıkrasında ''Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilir'' hükmü, ikinci fıkrasında ise ''bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359. maddesinde bölge adliye mahkemesince verilecek kararın unsurları belirtilmiştir. Buna göre (1) Karar aşağıdaki hususları içerir: a) Kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları. b) Tarafların ve davaya ilk derece mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti. ç) İlk derece mahkemesi kararının özeti. d) İleri sürülen istinaf sebepleri. e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep. f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi. g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları. ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. (3) Bölge adliye mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilir. (4) Temyizi kabil olmayan kararlar, ilk derece mahkemesi tarafından; temyizi kabil olan kararlar ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından re'sen tebliğe çıkarılır. Yukarıda belirtilen hükümlere göre bölge adliye mahkemesince davanın esasına ilişkin olarak verilen iki tür kararı Yargıtay'n temyiz incelemesine konu olabilir. Birincisi, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtayın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir. İkincisi ise bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtay'ın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere bölge adliye mahkemesine gönderilir. Zira bozulan karar, ilk derece mahkemesi kararı değil dosyanın esasına girerek dosyanın esası hakkında yeniden verilen bölge adliye mahkemesi kararıdır. Bölge adliye mahkemesince Yargıtayın bozma kararına uyulması halinde bozma ilamındaki açıklamaları dikkate alarak ve HMK’nın 359. maddesi hükümlerine göre ve 360. maddesinde yer alan, “(1) Bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.” hükmü gereğince, bozma ilamında belirtilen eksiklikler tamamlanarak işin esası hakkında ve uyuşmazlığı bitirecek şekilde bir karar verilmek üzere yargılama yapılması gerekecektir. Bölge adliye mahkemesi tarafından özel daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama artık ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi mahiyetinde olmayıp hüküm mahkemesi sıfatıyla yapılan bir yargılamadır. Eldeki dosyada ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine dair kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 21.11.2024 günlü ilamı ile kararın bozulduğu ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verildiği ancak uyuşmazlığın esası hakkında HMK’nın 359. maddesi hükümlerine ve bozmaya uygun şekilde bir karar verilmesi gerekirken istinaf incelemesi yönünden ayrıca yargılama giderlerine hükmedilmesine dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. (Nitekim YHGK'nın 04.03.2021 tarih, 2021/2-96 Esas, 2021/205 Karar; 18.11.2021 tarihli ve 2021/10-675 Esas, 2021/1458 Karar; 2021/(21)10-298 Esas, 2021/1456 Karar; 2021/(21)10-227 Esas, 2021/1455 Karar; 2021/10-643 Esas, 2021/1457 Karar ile 22.06.2022 tarihli ve 2021/11-334 Esas, 2022/1021 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.) 3- Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün tamamen silinerek yerine "Davanın kısmen kabulü ile davacının, 3201 sayılı Kanun'a göre yurt dışı borçlanma sürelerini 4/b sigortalılığı kapsamında, dava tarihindeki borçlanmaya esas prim oranları üzerinden borçlanabileceğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, a)Davacı tarafından yatırılan 368,30-TL karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b)Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, c)Davalı Kurum kendini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, d)Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, e)Davacı tarafça yapılan 636,00 TL yargılama giderinin 336,00 TL'sinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, f)Davalı Kurumca yapılan 358,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine, g)Dava ve istinaf gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Taraf vekillerinin yüzüne karşı yapılan açık duruşmada, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, 19.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi." ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı