Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1123 E., 2025/7461 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1123 E., 2025/7461 K. (05.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1123
Karar No
2025/7461
Karar Tarihi
05.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/1123 E. , 2025/7461 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/830 E., 2024/3008 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/129 E., 2023/9 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde çalışmakta iken 17.08.2017 tarihli periyodik muayene sonucu Sağ Proksimal Üreter Taşı Anksiyete Bozukluğu teşhisi konularak A53/F2, B16/F1 sınıfı görev yapamaz denildiği ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 2 numaralı çizelgesinde + işaretli branşların birinde yeniden sınıflandırılması uygundur kararı verildiğini ve davacının 5510 sayılı Kanun'un 25/1 maddesi uyarınca malul olduğuna karar verildiğini, davacının emeklilik hakkını saklayarak sınıf değişikliği yaparak TSK bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, Milli Savunma Bakanlığının 24.08.2021 tarih ve 2021/61 sayılı kararı ile kamu görevinden çıkarıldığını, davalı Kuruma başvurarak malulen emeklilik talep ettiğini, bu talebinin reddedildiğini, davacının malulen emekli olmak için görev hizmet süresinin yeterli olduğunu, davalı Kurum tarafından verilen kararın iptaliyle davacının malulen emekliliğinin tespitine, adi malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumun sağlık kurulunca raporların incelenerek maluliyete karar verilmesinin emeklilik işlemlerinin yapılabilmesi için bağlı bulunduğu Kurumdan da emekliliğe sevkine olur alınmış olması gerektiğini, emeklilik sicil dosyasının incelenmesinde davacının emeklilik nedeniyle değil görevden çıkarma sebebiyle işine son verildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalı Kurumun 22.09.2021 tarih ve E-87075778-202.01.02-31796383 sayılı işleminin iptaline, davacıya talep tarihini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, biriken aylıkların ödenmesi gereken ayı takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesinekarar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar ilgilinin malul olduğuna karar verimiş ise de daha sonra 24.08.2021 tarihinde kamu görevinden çıkartılan ve Kurumca hakkında malul olarak emekliye sevk edildiğine dair emekliye sevk onayı alınmayan ilgilinin bu tarihten önce malul kapsamına alınmış olması tarafına malul olarak emeklilik yönüyle kazanılmış bir hak sağlamadığından malul aylığı bağlanmaması hususunda yapılan işlemde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti talebine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un malul sayılmaya ilişkin 25. maddesinde, "Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır. Ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün %60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz. Yedek subay, yedek astsubay veya erbaş ve er olarak ya da talim, manevra, seferberlik veya harp dolayısıyla görevleri ile ilgileri kesilmeksizin silâh altına alındıkları dönemde malul olup, bu malûllükleri asıl görevlerini veya işlerini yapmaya mani olmayanlar hakkında, bu hastalık veya engellilik hâlleri sebebiyle malûllük sigortasına ilişkin hükümler uygulanmaz. 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların yazılı talepleri halinde, haklarında bu madde hükümleri uygulanmaksızın malûllüklerinin mani olmadığı başka vazife veya sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa etmiş sayılırlar. Bunların, istifa etmiş sayıldıktan sonra dahi, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını isteme hakları mahfuzdur. Ancak, kurumların da başka vazife ve sınıflara nakli mümkün olanlardan özel kanunlarına göre yükümlülük süresine tabi olanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya malûliyetlerinin yeni vazifelerine de mani olduğuna dair usûlüne uygun yeniden rapor almadıkça bu haklarını kullanamazlar." düzenlemesini içermektedir. 3.Bu kapsamda eldeki davada, 5510 sayılı Kanun'un 25. maddenin 4. fıkrası son cümlesi uyarınca idari göreve nakil olan kişinin yeni vazifesini yapamayacak şekilde malul olduğuna dair yeni rapor bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı