Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/9898 E., 2025/770 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9898 E., 2025/770 K. (16.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9898
Karar No
2025/770
Karar Tarihi
16.01.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

10. Hukuk Dairesi 2024/9898 E. , 2025/770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2676 E., 2024/896 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/459 E., 2022/159 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.01.1998- 31.12.2015 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, aylık brüt olarak 3800 TL almasına rağmen sigorta primlerinin eksik ücretten ödendiğini, işçilik alacakları ile ilgili İstanbul 11. İş Mahkemesinde 2016/90 E. sayılı dosya ile dava açmış ise de işçilik tazminat ve alacak kalemleri olarak kıdem tazminatına ek olarak 50.000 TL üzerinden sulh olunduğunu, bu protokole dayanılarak da prime esas kazançların tespit edilerek eksik primlerinin yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil davalı iş yeri ... marka dayanıklı tüketim malları satan bir iş yeri olduğunu, davacı da burada iddia ettiği gibi 01.01.1992 değil SGK dan iş yeri özlük dosyası celbedildikte görüleceği üzere 01.03.1999 yılından beri satış görevlisi olarak çalışmalarını sürdürdüğünü, kendilerinin sigortasız çalıştırıldığı şeklinde bir iddiası olmadığına göre çalışma süresi resmi kayıtlarda yer aldığı gibi olduğu, davacıya ait ücret bordrolarının hepsinde davacının imzası olup davacı hiç bir şekilde aldığı ücretine itiraz etmemişken işçi alacaklarını da fazlası ile aldıktan sonra huzurdaki davayı açarak talepte bulunması kötü niyetinin göstergesi olduğunu ve haksız şekilde açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; yasal dayanaktan yoksun, haksız ve yersiz olan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine, aksi karar halinde fer-i müdahil sıfatına haiz davalı Kurum hakkında aleyhe hüküm kurulmamasına vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Davacının davalı şirkete ait 507411 sicil numaralı işyerinde Kuruma bildirilenler dışında Kurum taban ücretleri altında kalmaksızın asgari ücretle 01.01.1998 - 28.02.1999 tarihleri arasında 420 gün daha çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin tespit talebinin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili, temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0782988fd653d3f0 ec7fb3d6efe2d35f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı