Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/9639 E., 2025/14 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9639 E., 2025/14 K. (06.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9639
Karar No
2025/14
Karar Tarihi
06.01.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/9639 E. , 2025/14 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/615 E., 2024/1830 K. KIRIKKALE 1. İŞ MAHKEMESİNİN 2021/186 ESAS KIRIKKALE 1.İŞ MAHKEMESİNİN 2021/193 ESAS İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/363 E., 2023/437 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen dava davalısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacı Kurum vekili, davalının aylığının kesilmesi nedeniyle çıkartılan yersiz ödemelerin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2021/193 Esas sayılı davada; davacı ... aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptalini, aylığının yeniden bağlanmasını talep etmiştir. Birleşen 2021/186 Esas sayılı dava ile davalıya yersiz ödenen bayram ikramiyelerinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı/ birleşen dava davacısı ... vekili, davacının 01.01.1976 tarihinde Bağ - Kur sigortalısı olduğunu, uzun süre kesintisiz bir şekilde çalıştığını, 23.10.1987 tarihinde dava dışı ... İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, seneler sonra Avusturya'ya giderek işçi olarak çalışmaya başladığını, 2001 yılında davacı (karşı davalı) Kurum tarafından davacı aleyhine o tarihe kadar ödenmeyen prim borçları nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davacının prim borçlarını icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, ödeme sonrasında emekliliğe hak kazandığı belirtilerek başvuru yapması tavsiyesinde bulunulduğunu ve davacıya 01.09.2001 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığını, davacı (karşı davalı) Kurum işleminin gerekçesi olarak çifte sigortalılık halinin gösterildiğini, bu yaklaşımın sosyal güvenlik hukukunun temel prensiplerine aykırılık teşkil ettiğini, sosyal güvenlik hukukunda bir kişinin birden fazla sigortalı olamayacağı benimsenmiş ise de bu durumun iç hukuka yönelik bir nitelik taşıdığını, bu ilkenin esas amacının bir kimsenin hem 4/a hem 4/b den emekli olmasını engellemeye yönelik olduğunu, ancak davacının hem Avusturya'da hem Türkiye'de sigortalı olmasına mani olamayacağını, iptale konu işlemin Kurumun kendi hatasından kaynaklandığını, bu nedenle sayın Mahkemece Kurum işleminin hatalı olmadığı yönünde bir kanaate varılması halinde 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesinin (b) bendi uyarınca geriye dönük olarak en fazla 5 yıllık borç çıkarılması gerektiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini ve davacı Kurum aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın (2021/185) yapılandırma kapsamında konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen (2021/193 Esas) davanın reddine, birleşen (2021/186 Esas) davanın kabulüne, davalının Kırıkkale İcra Müdürlüğüne ait 2021/2774 Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, İcra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen dava davalısı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı/birleşen dava davalısı Kurum vekili, asıl davada Kurum lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, birleşen davada icra inkar tazminatı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, itirazın iptali-Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Birleşen 2021/186 Esas sayılı dava yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı Kurum vekili tarafından temyize konu edilen 6.929.07 TL lik miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Asıl dava yönünden; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, asıl davada Kurum alacağı yapılandırma kapsamında ödenmiş olduğundan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği gözetildiğinde dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı/ birleşen dava davalısı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Birleşen 2021/186 Esas sayılı dava yönünden, Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı