Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/9485 E., 2025/11373 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9485 E., 2025/11373 K. (04.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9485
Karar No
2025/11373
Karar Tarihi
04.07.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/9485 E. , 2025/11373 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/784 E., 2024/1244 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi sigortalı .............'in, Orta Anadolu Sivas 1. Bölge Müdürlüğünde çalışmakta iken geçici görev ile Kule Şefi olarak görevlendirildiği, .................Köyü ................Sondaj Kampında 22.09.2013 tarihinde sondaj kulesindeki tork anahtarı hattına ait klepslerin kırılması sonucu anahtar ve halatın serbest kalarak müteveffanın üzerine düşmesi sonucu geçirdiği iş kazasında vefat ettiği, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle asıl dava dosyasının dava dilekçesinde eş .......... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuk....... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuk .............için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, anne ..........için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, kardeş ..........için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettikten sonra 23.11.2018 tarihli dilekçe ile eşin maddi tazminat istemini 129.964,49 TL’ye, çocuk..........’nin maddi tazminat istemini 2.444,25 TL’ye, çocuk ...........in maddi tazminat istemini 13.741,40 TL’ye, annenin maddi tazminat istemini 61.190,50 TL’ye arttırılmış, davacılar vekilinin aynı davalıya karşı Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararından sonra açtığı birleşen dava dosyası ile de eş için 858.173,57 TL daha maddi tazminat, çocuk ............ için 104.640,11 TL daha maddi tazminat, çocuk ...........için 94.786,49 TL daha maddi tazminat, anne için 109.746,96 TL daha maddi tazminat talep edilmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'in kaza sonucu ölümün kendi kusurundan kaynaklandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili davalı idarenin işveren olarak herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın sondaj makinesinin eski oluşu ve tork anahtarının yükseklikten düşmesi sonucu değil, sıkışmış olan matkap ile ağırlık borusunun sökülürken çözmeye zorlanması, tork anahtarının tutan halatın klemsinin kırılması ve diğerinin de sıyrılması sonucu meydana geldiğini, dava konusu kaza öncesi ve sonrasında işveren olarak gerekli tüm tedbirlerin müvekkili davalı idare tarafından alınmış olduğunu, müteveffaya gerekli olan eğitimlerin verildiğini, müvekkil idarenin olayla ilgili olarak herhangi bir kusurunun ve sorumluğunun bulunmadığını ifade ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2018 tarih ve 2014/361 Esas, 2018/840 Karar sayılı kararı ile davacılar murisi sigortalının ölümüne neden olan iş kazasının oluşumunda ... sigortalının %30, davalı işverenin %65, davalı işverenin dava dışı işçisi .............in %5 oranında kusurlu olduğu kabulünden ve sadece davalının kusurna isabet eden %65’lik kısım üzerinden hüküm kurulmak suretiyle; çocuk.............'nin maddi tazminat isteminin reddine, eş lehine 112.725,37 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, çocuk ............ lehine 30.000,00 TL manevi, çocuk ............. lehine 10.434,56 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi, anne lehine 56.819,80 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş, davacı kardeşin manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2018 tarih ve 2014/361 Esas, 2018/840 Karar sayılı bu kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2019 Tarih, 2019/604 Esas, 2019/2493 Karar sayılı kararı ile tarafların kusur oran ve aidiyetine yönelik itirazlarının yerinde olduğu, mahkemenin kabul etmiş olduğu kusura göre hazırlanan hesap raporunun hatalı olduğu, dava dışı işçi Celal Çiftçi'nin kusurundan ve bu kusurdan meydana gelen zarardan da davalının adam çalıştıran olarak sorumlu olduğu, yine .............nin 3. kişi olup olmadığı değerlendirilerek rücuya tabi Kurum ödemelerinin bu doğrultuda tenzil edilmesi gerektiği, manevi tazminat miktarları yönünden istinaf başvurusu bulunmakla yeniden yapılan yargılama sonucundaki duruma göre manevi tazminat miktarlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği, kabule göre de; anneye verilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, davacı kardeş ...'in manevi tazminat talebiyle ilgili karar verilmemesi hatalı olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 07.03.2022 Tarih, 2019/589 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararı ile davacılar murisi sigortalının ölümüne neden olan iş kazasının oluşumunda ... sigortalının %30, davalı işverenin %65, davalı işverenin dava dışı işçisi .............'in %5 oranında kusurlu olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra alınan son kusur raporunun da bu oranları doğruladığından bahisle asıl ve birleşen dava dosyası yönünden davacıların maddi tazminat istemlerini kabulüne, eş lehine 50.000,00 TL, çocuklar lehine 30.000,00’er TL, anne lehine 25.000,00 TL, kardeş lehine 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarih, 2022/1635 Esas, 2022/2905 Karar kararı ile davalının istinaf isteminin esastan reddine, davacıların istinaf istemlerinin eş ve çocuklar lehine hüküm altına alınan manevi tazminatların azlığı, vekalet ücreti ve karar başlığı noktasından yerinde olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyası yönünden davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 100.000,00 TL, çocuklar lehine 50.000,00’er TL, anne lehine 25.000,00 TL, kardeş lehine 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyası yönünden davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarih, 2022/1635 Esas, 2022/2905 Karar kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemiz'in 07.11.2023 tarih ve 2022/13490 Esas, 2023/10906 Karar sayılı kararı ile Davalı vekilinin davacı çocuk ........'nin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükümle tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine, davacı eş yönünden 20.06.2016 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen zarar tutarından davacı eşe bağlanan iş kazası ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmını tenzil ederek davacı eşin maddi zararınının belirlenerek hüküm altına alınması gerektiği, davacı çocuk ............lehine 08.11.2018 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen maddi zarar tutarının hüküm altına alınması gerektiği, davacı anne yönünden 20.06.2016 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen 60.203,92 TL maddi tazminatın Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.06.2018 tarih 2016/5 Esas, 2018/6 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ve dosya kapsamına göre hakkaniyete uygun olduğunu ve aynı zamanda bu tutarın davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiğini göz önünde bulundurmak suretiyle davacı anne lehine 60.203,92 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu karar ile asıl dava dosyasında eş lehine 73.904,27 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk .........Lehine 13.741,40 TL maddi, 50.000,00bin TL manevi, çocuk ...lehine 2.444,25 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, anne lehine 60.203,92 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, kardeş lehine 15.000,00 TL manevi, birleşen dava dosyasında çocuk Mehmet lehine 0,04 TL maddi, çocuk ...lehine 104.640,11 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, asgari ücretin kamu düzeninden olması nedeniyle verilen kararın hatalı olduğunu, red vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe a.Davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerle davacı çocuk ..............nin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları açısından, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacıların talepleri ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin 30.04.2024 tarihli kararı ile hüküm altına alınan tutarlar gözetildiğinde, davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerle, davacı çocuk ............nin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükümlerin tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b.Davacılar vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazları açısından, 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1.Davacılar vekilinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerle davacı çocuk ...nin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2.Diğer hükümler yönünden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 013654ccab7aeac5 2dba1a6e057d8976 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/9485 E. , 2025/11373 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/784 E., 2024/1244 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi sigortalı .............'in, Orta Anadolu Sivas 1. Bölge Müdürlüğünde çalışmakta iken geçici görev ile Kule Şefi olarak görevlendirildiği, .................Köyü ................Sondaj Kampında 22.09.2013 tarihinde sondaj kulesindeki tork anahtarı hattına ait klepslerin kırılması sonucu anahtar ve halatın serbest kalarak müteveffanın üzerine düşmesi sonucu geçirdiği iş kazasında vefat ettiği, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle asıl dava dosyasının dava dilekçesinde eş .......... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuk....... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuk .............için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, anne ..........için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, kardeş ..........için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettikten sonra 23.11.2018 tarihli dilekçe ile eşin maddi tazminat istemini 129.964,49 TL’ye, çocuk..........’nin maddi tazminat istemini 2.444,25 TL’ye, çocuk ...........in maddi tazminat istemini 13.741,40 TL’ye, annenin maddi tazminat istemini 61.190,50 TL’ye arttırılmış, davacılar vekilinin aynı davalıya karşı Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararından sonra açtığı birleşen dava dosyası ile de eş için 858.173,57 TL daha maddi tazminat, çocuk ............ için 104.640,11 TL daha maddi tazminat, çocuk ...........için 94.786,49 TL daha maddi tazminat, anne için 109.746,96 TL daha maddi tazminat talep edilmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'in kaza sonucu ölümün kendi kusurundan kaynaklandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili davalı idarenin işveren olarak herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın sondaj makinesinin eski oluşu ve tork anahtarının yükseklikten düşmesi sonucu değil, sıkışmış olan matkap ile ağırlık borusunun sökülürken çözmeye zorlanması, tork anahtarının tutan halatın klemsinin kırılması ve diğerinin de sıyrılması sonucu meydana geldiğini, dava konusu kaza öncesi ve sonrasında işveren olarak gerekli tüm tedbirlerin müvekkili davalı idare tarafından alınmış olduğunu, müteveffaya gerekli olan eğitimlerin verildiğini, müvekkil idarenin olayla ilgili olarak herhangi bir kusurunun ve sorumluğunun bulunmadığını ifade ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2018 tarih ve 2014/361 Esas, 2018/840 Karar sayılı kararı ile davacılar murisi sigortalının ölümüne neden olan iş kazasının oluşumunda ... sigortalının %30, davalı işverenin %65, davalı işverenin dava dışı işçisi .............in %5 oranında kusurlu olduğu kabulünden ve sadece davalının kusurna isabet eden %65’lik kısım üzerinden hüküm kurulmak suretiyle; çocuk.............'nin maddi tazminat isteminin reddine, eş lehine 112.725,37 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, çocuk ............ lehine 30.000,00 TL manevi, çocuk ............. lehine 10.434,56 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi, anne lehine 56.819,80 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş, davacı kardeşin manevi tazminat istemi hakkında bir karar verilmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2018 tarih ve 2014/361 Esas, 2018/840 Karar sayılı bu kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2019 Tarih, 2019/604 Esas, 2019/2493 Karar sayılı kararı ile tarafların kusur oran ve aidiyetine yönelik itirazlarının yerinde olduğu, mahkemenin kabul etmiş olduğu kusura göre hazırlanan hesap raporunun hatalı olduğu, dava dışı işçi Celal Çiftçi'nin kusurundan ve bu kusurdan meydana gelen zarardan da davalının adam çalıştıran olarak sorumlu olduğu, yine .............nin 3. kişi olup olmadığı değerlendirilerek rücuya tabi Kurum ödemelerinin bu doğrultuda tenzil edilmesi gerektiği, manevi tazminat miktarları yönünden istinaf başvurusu bulunmakla yeniden yapılan yargılama sonucundaki duruma göre manevi tazminat miktarlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği, kabule göre de; anneye verilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, davacı kardeş ...'in manevi tazminat talebiyle ilgili karar verilmemesi hatalı olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 07.03.2022 Tarih, 2019/589 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararı ile davacılar murisi sigortalının ölümüne neden olan iş kazasının oluşumunda ... sigortalının %30, davalı işverenin %65, davalı işverenin dava dışı işçisi .............'in %5 oranında kusurlu olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra alınan son kusur raporunun da bu oranları doğruladığından bahisle asıl ve birleşen dava dosyası yönünden davacıların maddi tazminat istemlerini kabulüne, eş lehine 50.000,00 TL, çocuklar lehine 30.000,00’er TL, anne lehine 25.000,00 TL, kardeş lehine 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarih, 2022/1635 Esas, 2022/2905 Karar kararı ile davalının istinaf isteminin esastan reddine, davacıların istinaf istemlerinin eş ve çocuklar lehine hüküm altına alınan manevi tazminatların azlığı, vekalet ücreti ve karar başlığı noktasından yerinde olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava dosyası yönünden davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 100.000,00 TL, çocuklar lehine 50.000,00’er TL, anne lehine 25.000,00 TL, kardeş lehine 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyası yönünden davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarih, 2022/1635 Esas, 2022/2905 Karar kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemiz'in 07.11.2023 tarih ve 2022/13490 Esas, 2023/10906 Karar sayılı kararı ile Davalı vekilinin davacı çocuk ........'nin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükümle tüm davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine, davacı eş yönünden 20.06.2016 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen zarar tutarından davacı eşe bağlanan iş kazası ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmını tenzil ederek davacı eşin maddi zararınının belirlenerek hüküm altına alınması gerektiği, davacı çocuk ............lehine 08.11.2018 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen maddi zarar tutarının hüküm altına alınması gerektiği, davacı anne yönünden 20.06.2016 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen 60.203,92 TL maddi tazminatın Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.06.2018 tarih 2016/5 Esas, 2018/6 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ve dosya kapsamına göre hakkaniyete uygun olduğunu ve aynı zamanda bu tutarın davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiğini göz önünde bulundurmak suretiyle davacı anne lehine 60.203,92 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu karar ile asıl dava dosyasında eş lehine 73.904,27 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk .........Lehine 13.741,40 TL maddi, 50.000,00bin TL manevi, çocuk ...lehine 2.444,25 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, anne lehine 60.203,92 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, kardeş lehine 15.000,00 TL manevi, birleşen dava dosyasında çocuk Mehmet lehine 0,04 TL maddi, çocuk ...lehine 104.640,11 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, asgari ücretin kamu düzeninden olması nedeniyle verilen kararın hatalı olduğunu, red vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe a.Davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerle davacı çocuk ..............nin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları açısından, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacıların talepleri ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin 30.04.2024 tarihli kararı ile hüküm altına alınan tutarlar gözetildiğinde, davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerle, davacı çocuk ............nin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükümlerin tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacılar vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b.Davacılar vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazları açısından, 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1.Davacılar vekilinin davacıların manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlerle davacı çocuk ...nin maddi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2.Diğer hükümler yönünden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 013654ccab7aeac5 2dba1a6e057d8976 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı