Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/9402 E., 2025/759 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9402 E., 2025/759 K. (16.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9402
Karar No
2025/759
Karar Tarihi
16.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/9402 E. , 2025/759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3444 E., 2024/1703 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/337 E., 2018/212 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirket adına kayıtlı işyerinde 01.08.2010 – 31.03.2013 tarihleri arasındaki çalışmalarında bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı şirket usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili beyan dilekçesinde özetle, Kurum kayıtlarının incelendiğini, davacı adına ilk işçilik bildiriminin 11.10.2006 tarihinde yapıldığını, dava konusu dönemde 01.03.2011 ile 30.11.2012 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında ... Bağ-numarasıyla sigortalılığının bulunduğunu, davalı şirkete ait ... sicil numaralı işyerinden adına 01.12.2012 ile 31.03.2013 tarihleri arasında işçilik bildirimi olduğu, davalı şirketin büro işyerinin 16.10.2008 tarihi ve ... sicil numarası ile tescilli olduğu ve bu işyerinin halen faal olduğunun tespit edildiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.08.2018 tarihli kararı ile "1-Davanın kısmen kabulü ile 1-... Bağ-Kur no.lu ve 09.01.2006. ... sigorta sicil numarası ile davacı ...’ün, davalı işveren ait ... sicil numaralı işyerinde 4/a sigortalı olarak 01.03.2011 tarihi ile işe başladığının ve 31.03.2013 tarihine kadar toplam 750 gün çalıştığının, 120 gününün Kuruma bildiriminin yapıldığının, 2011/3. aya ilişkin 30, 2011/4. aya ilişkin 30, 2011/5. aya ilişkin 30, 2011/6. aya ilişkin 30, 2011/7. aya ilişkin 30, 2011/8. aya ilişkin 30, 2011/9. aya ilişkin 30, 2011/10. aya ilişkin 30, 2011/11. aya ilişkin 30, 2011/12. aya ilişkin 30, 2012/1. aya ilişkin 30, 2012/2. aya ilişkin 30, 2012/3. aya ilişkin 30, 2012/4. aya ilişkin 30, 2012/5. aya ilişkin 30, 2012/6. aya ilişkin 30, 2012/7. aya ilişkin 30, 2012/8. aya ilişkin 30, 2012/9. aya ilişkin 30, 2012/10. aya ilişkin 30, 2012/11. aya ilişkin 30, 2012/12. aya ilişkin 30 gün olmak üzere 630 gününün ise Kuruma bildiriminin yapılmadığının, bildirimi yapılmayan günlerde, davacının asgari ücret ile çalıştığının tespitine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacı her ne kadar dava dilekçesi ile ödenmeyen sigorta primlerinin davalı tarafça tamamlatılmasını da talep etmiş ise de iş bu talebi, Mahkememizce yukarıda yazılı tespit kararından sonraki bir aşamaya ilişkin ve davalı işverenlik ile fer'i müdahil olan Kurum arasında, Kurum işlemi gerektiren bir hukuki ilişki olduğundan, bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli kararı ile "A) 1-Aydın 2. İş Mahkemesinden verilen 16.08.2018 tarih, 2015/337 Esas 2018/212 Karar sayılı kararına yönelik fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Aydın 2. İş Mahkemesinden verilen 16.08.2018 tarih, 2015/337 Esas 2018/212 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 2 -Davanın kısmen kabulüne; Davacının, davalı şirket adına kayıtlı 1098532,09 sicil sayılı işyerinde asgari ücretle 01.03.2011 – 31.03.2013 tarihleri arasında kesintisiz 750 gün çalışmasında, 120 gün çalışmasının SGK Başkanlığına bildirildiğinin, 01.03.2011 – 30.11.2012 tarihleri arasındaki 630 gün çalışmasının SGK Başkanlığına bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 20.05.2022 tarihli kararında; "... Mahkemece, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece tespiti istenilen dönemde çalışan bordro tanıkları re'sen seçilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bordro tanıklarının da beyanlarının alınmasından sonra varılacak sonuca göre fiili çalışma olgusunun varlığı hakkında bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2023 tarihli kararı ile "Davanın reddine" karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dava dışı Yurt içi Kargo Şirketinin ibraz ettiği teslim belgelerinden 04.11.2010, 22.12.2010, 30.01.2012, 05.03.2012, 13.06.2012, 01.12.2012 ve 11.01.2013 tarihlerinde davacının davalı şirkete ait kargoları teslim aldığına dair kargo teslim fişlerinin bulunduğu, dava konusu dönemde düzenlenen bordrolarda ismi tespit edilen çalışanların beyanlarının alınması sırasında tanıkların davacıyı tanımadıklarını belirttikleri ancak bu tanıkların beyanına göre çalışma süreleri ile bordrolarda belirlenen çalışma sürelerinin çelişkili olduğu, beyanlarla resmi belgeler arasındaki çelişki tanıklardan sorulup giderilmeksizin, ayrıca 03.05.2010-30.11.2010 tarihleri arasındaki vergi kaydına istinaden 01.03.2011-30.11.2012 arasındaki 1479 sayılı zorunlu Bağ-Kur kaydına göre yapılan prim ödemeleri üzerinde durulmaksızın, çakışan sigortalılık hususu irdelenmeden karar verilmesi hatalı olup Mahkemece yapılması gereken iş dinlenilmeyen bordro tanıklarının dinlenilmesi, dinlenilen tanıkların bordrolarda gösterilen sürelerde çalışıp çalışmadığı tespit edilmek suretiyle ve kargo fişlerinin gerçek olup olmadığı değerlendirilerek, belgelerin gerçek olması halinde kargo fişlerinin davacı tarafından ne sıfatla alındığı üzerinde durularak çakışan sigortalılık sürelerinin de araştırılması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozma sonrasında yapılacak yargılamada ilk verilen kararın davacı tarafından istinaf ve temyiz edilmediği hususu gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "A) 1- Davacının, 01.08.2010 – 28.02.2011 tarihleri arasındaki döneme yönelik isteminin reddine, 2- Davacının, 01.03.2011 – 30.11.2012 tarihleri arasındaki döneme yönelik isteminin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı