Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/9263 E., 2025/8933 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9263 E., 2025/8933 K. (27.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9263
Karar No
2025/8933
Karar Tarihi
27.05.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/9263 E. , 2025/8933 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/175 E., 2024/583 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/199 E., 2023/389 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 27.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına Av. ... ve Av. ... geldiler. Davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilmesinden sonra adı geçen vekilin 26.06.2024 tarihli temyize cevap dilekçesi ibraz ettiği, dilekçenin son kısmında her ne kadar kararın onanması talep edilmiş ise de dilekçenin ikinci sayfasında "2. davacı işten ayrıldıktan sonra Borçlar Kanunu uyarınca müvekkil şirketi ibra etmiş olup, bu ibraname karşısında yeniden tazminat talep etmesinde haklılık bulunmamaktadır. Davacı yan, dosyada mübrez cevap ve beyan dilekçelerimizde detaylı olarak aktardığımız üzere kendisine yapılan maddi ve manevi tazminat ödemesi akabinde müvekkil şirketi ibra etmiş, ancak daha sonra (işten ayrıldıktan 2 ay sonra) müvekkil şirkete gelerek yeniden ödeme talep etmiştir. Müvekkil şirket de davacının sağlığını göz önüne alarak kendisine destek olmak için yeniden ödeme yapmış ve davacı iş akdi fesih sonrasında da bir kez daha müvekkil şirketi ibra etmiştir. Davacı tarafından verilen 15.12.2017 tarihli ibraname Borçlar kanununda aranan tüm geçerlilik şartlarını taşımaktadır. Davacının irade sakatlanması itirazı yersiz olup dosyada bu yönde tek bir delil dahi bulunmadığından gerçeği yansıtmadığı da açıktır. Kaldı ki davacı anılan ibranameleri aralarında aylar olan uzun bir süreye yayılarak imzalamış olup, ayrıca her biri iş akdi feshi sonrası imzalandığından iradi sakatlanması itirazının haksız olduğu izahtan varestedir. Davacı aralarında iş ilişkisi de bulunmadığı bir dönemde ve İş kazasından 4 yıl sonra müvekkil şirketi ibra etmiş olup, her hangi bir hak ve alacağı bulunmadığı gibi anılan ibranameler karşısında yeniden talepte bulunması da mümkün değildir.” şeklinde beyanda bulunulduğu, dilekçe ile birlikte temyiz harçlarının yatırılmadığı belirlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesinin yollaması ile temyizde de uygulanan 348. maddesine göre istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. Somut olayda, temyize cevap dilekçesi veren davalı vekilinin bu dilekçede özetle davacının müvekkili şirketi ibra ettiğini, bu ibraname karşısında yeniden tazminat talep etmesinde haklılık bulunmadığını, davacının her hangi bir hak ve alacağı bulunmadığı gibi anılan ibranameler karşısında yeniden talepte bulunması da mümkün değildir anlaşıldığına göre, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinden 26.06.2024 tarihli dilekçelerinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olup olmadığının sorularak, dilekçenin hukuki niteliğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak tespit edilmesi gerekir. 26.06.2024 tarihli dilekçenin katılma yoluyla temyiz dilekçesi niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde mahkemece 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca; yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı hükmünü ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi hükümlerini göz önünde bulundurulmak suretiyle; a) Temyiz harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun katılma yoluyla temyiz yoluna başvuran tarafa yazılı olarak bildirilmesi, b) Verilen kesin süre içinde temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek ilgilisine tebliğ edilmesi, tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair bu ek kararın temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0f2ff2e1fb0444ef 385b6b73dc77242a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı