Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/9251 E., 2025/706 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9251 E., 2025/706 K. (15.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9251
Karar No
2025/706
Karar Tarihi
15.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/9251 E. , 2025/706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/86 E., 2024/1803 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/173 E., 2022/284 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1- c maddesi kapsamında 01.10.2008 sonrası polis memuru olarak çalışmaya başladığını, Bingöl İl Emniyet Müdürlüğünde görevliyken 23.09.2015 de terör örgütü üyelerinin yol kesme eylemi sırasında yaralandığını, halen İzmir Sosyal Hizmetler Şubesinde görevli olduğunu, vazife malullüğü ve idari polisliğe geçiş için KATÜ Hastanesinde 03.10.2017 tarih 5621 sayılı raporu aldığını, Kuruma yaptığı başvurunun 24.04.2017 tarihinde reddedildiğini, 25.09.2018 de Gülhane Hastanesinden aldığı raporla tekrar başvurduğunu, yine reddedildiğini, 9 Eylül Üniversitesi Hastanesinden alınan raporda önceki raporlarda olmayan sol ayakta sinirsel kayıp tespit edildiğini, 08.02.2019 tarih 15706 sayılı raporla rahatsızlığının Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin ek 3 te yazılı hastalık branşları listesine göre 10. Bölüm c dilimi 5. maddesine girdiğinin saptandığını, 30.05.2019 tarihli yazı ile Kurumun vazife malulü olmadığına karar verdiğini, belirtilen arızanın 23.09.2015 de meydana gelen olaydan sonra oluşan rahatsızlığın devamı olduğuna, ancak malul olmadığına karar verilip reddedildiğini, 02.03.2017 tarih 162 sayılı kararın değiştirilmesine gerek olmadığının belirtildiği, oysa 5510 sayılı Kanun'un 25/5 5434 sayılı Kanun'un 44, 03.08.2013 tarihli Yönetmeliğin 4/1-k bendi 10/4-c bendindeki tanımlamalar ve kurallara göre ayrıca 04.08.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Yönetmeliğin esas alınması gerekmekle en son çıkan 03.01.2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Yönetmeliğe göre önceki yönetmeliklerin kaldırılması sonucu yeni düzenlemede 16 ve 17. maddeler kapsamında yapılması gereken değerlendirmede davacının durumunun 17. maddeye girdiği belirtilerek davacının vazife malulü sayılması gerektiğini, bu sebeple Kurumun 30.05.2019 tarihli ret işleminin iptalini, 30.05.2019 tarihi itibarı ile vazife malulü olduğunun ve idari polislik yapabileceğine karar verilmesini, 30.05.2019 dan itibaren geçerli vazife malullüğünden kaynaklı parasal haklarının faizi ile ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacının 23.09.2015 tarihinde meydana gelen yaralanma olayı sonucu vazife malulü olduğunun ve durumunun Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin 4 ve 17. maddelerine uygun olmakla idari polislik yapabileceğinin tespitine, aksine Kurumun 30.05.2019 tarihli red işleminin iptaline, davacının talep ile bağlı kalınarak 30.05.2019 tarihi itibariyle vazife malullüğüne ilişkin parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde: a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. Kurum işleminin yerinde olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı