Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/8117 E., 2025/4341 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8117 E., 2025/4341 K. (17.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8117
Karar No
2025/4341
Karar Tarihi
17.03.2025
Konu
Tazminat, Miras

10. Hukuk Dairesi 2024/8117 E. , 2025/4341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1850 E., 2023/459 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/307 E., 2021/131 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...’ın, 03.05.2016 tarihinde davalı ... ... şirketinde çalışmakta iken geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın olduğu inşaat alanının diğer davalı ...’a ait olduğunu, davalılar arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisi olduğunu, davacı ...’ın müteveffanın eşi, diğer davalıların müteveffanın çocukları olduğunu, müteveffanın ölümü ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını beyanla, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için 5.000,00 'er TL maddi tazminatın ve her bir davacı için 50.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında 11.4.2019 tarihli dilekçesi ile ... için 175.815,88 TL, ... için 6.582,53 TL, ... için 16.388,46 TL olarak arttırmış, 25.3.2021 tarihli dilekçe ile ... yönünden maddi tazminatı 294.580,77 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalı arasında imzalanan protokol başlıklı iş sözleşmesinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, müvekkilinin işveren sıfatı bulunmadığından sorumluluğunun da olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin anahtar teslimi olarak işi diğer davalı şirkete verdiğini, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş yerinde alt işveren olarak faaliyet gösteren ... işçinin işvereni davalı ... ... Yapı İnşaat Turizm Tekstil Otom. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %60 oranında kusurlu olduğu, kaza olayının meydana gelmesinde, prefabrike bina inşaatının yapımını yürüten davalı asıl işveren %20 oranında kusurlu olduğu, davacılar murisi ... işçi ...'ın %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, eşinin destekten yoksun kalma maddi tazminatının 294.580,77 TL olduğu, oğlu ...'un maddi tazminatının 3.932,98 TL olduğu, ...'ın olay tarihi olan 03.05.2016 tarihinde 20 yaşında olduğu ve maddi destek kapsamında olmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiği hususları dikkate alınarak manevi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 294.580,77 TL maddi tazminatın, 40.000,00 TL manevi tazminatın, ... yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.932,98 TL maddi tazminatın, 3.000,00 TL manevi tazminatın, ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve yargılama sırasında bedel artırımı yapılarak eda davası haline dönüştürüldüğü, yargılama sırasında belirlenen alacak miktarının tamamının talep edilmemesi halinde yeni bir alacak davasına konu olamayacağı, dava konusu miktarın ıslah da edilemeyeceği anlaşıldığından Mahkemece verilen kararın hatalı olduğu, davalı ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle yerinde görüldüğü, manevi tazminat miktarına yönelik olarak davacıların istinaf başvurusu açısından; vefat eden kazalının çocukları için mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı düşük olup hakkaniyete ve olayın özelliğine uygun görülmediği gerekçesiyle davacı ve davalı ... mirasçılarının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile "1-Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 175.815,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 3-Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.932,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 5-Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 6-Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; bedel arttırım dilekçesinden sonra ıslah müessesinin uygulanamayacağına ilişkin hüküm bulunmadığını, Yargıtay kararlarında da bedel arttırım dilekçesi sunulduktan sonra davanın ıslah edilebileceğinin kabul gördüğünü, 11.09.2019 tarihli bedel arttırım dilekçesi ve 25.03.2021 tarihli ıslah dilekçesinin birlikte dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini ve manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne hükmedilmesi gerektiğini belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davacılar vekinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olan davada davacının 11.04.2019 tarihli dilekçesi ile talep arttırımında bulunduktan sonra, "yargılama sırasında belirlenen alacak miktarının yeni bir alacak davasına konu olamayacağı, dava konusu miktarın ıslah da edilemeyeceği" dolayısıyla 25.03.2021 tarihli ıslah dilekçesine itibar edilemeyeceği yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi hatalı bulunmuş ise de; davacı vekilinin 08.04.2019 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ve bu rapora göre talep arttırımında bulunması nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetildiğinde davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine alınan 03.03.2021 tarihli hesap raporu ile belirlenen zarar tutarına hükmedilemeyeceği açık olup belirtilen gerekçe ile sonuç itibari ile doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği anlaşılmış olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacılar vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8dcdf4933e3ea185 1e54994217b7f7b9 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/8117 E. , 2025/4341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1850 E., 2023/459 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/307 E., 2021/131 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...’ın, 03.05.2016 tarihinde davalı ... ... şirketinde çalışmakta iken geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın olduğu inşaat alanının diğer davalı ...’a ait olduğunu, davalılar arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisi olduğunu, davacı ...’ın müteveffanın eşi, diğer davalıların müteveffanın çocukları olduğunu, müteveffanın ölümü ile davacıların destekten yoksun kaldıklarını beyanla, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı için 5.000,00 'er TL maddi tazminatın ve her bir davacı için 50.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında 11.4.2019 tarihli dilekçesi ile ... için 175.815,88 TL, ... için 6.582,53 TL, ... için 16.388,46 TL olarak arttırmış, 25.3.2021 tarihli dilekçe ile ... yönünden maddi tazminatı 294.580,77 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalı arasında imzalanan protokol başlıklı iş sözleşmesinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, müvekkilinin işveren sıfatı bulunmadığından sorumluluğunun da olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin anahtar teslimi olarak işi diğer davalı şirkete verdiğini, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş yerinde alt işveren olarak faaliyet gösteren ... işçinin işvereni davalı ... ... Yapı İnşaat Turizm Tekstil Otom. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %60 oranında kusurlu olduğu, kaza olayının meydana gelmesinde, prefabrike bina inşaatının yapımını yürüten davalı asıl işveren %20 oranında kusurlu olduğu, davacılar murisi ... işçi ...'ın %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, eşinin destekten yoksun kalma maddi tazminatının 294.580,77 TL olduğu, oğlu ...'un maddi tazminatının 3.932,98 TL olduğu, ...'ın olay tarihi olan 03.05.2016 tarihinde 20 yaşında olduğu ve maddi destek kapsamında olmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiği hususları dikkate alınarak manevi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 294.580,77 TL maddi tazminatın, 40.000,00 TL manevi tazminatın, ... yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.932,98 TL maddi tazminatın, 3.000,00 TL manevi tazminatın, ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve yargılama sırasında bedel artırımı yapılarak eda davası haline dönüştürüldüğü, yargılama sırasında belirlenen alacak miktarının tamamının talep edilmemesi halinde yeni bir alacak davasına konu olamayacağı, dava konusu miktarın ıslah da edilemeyeceği anlaşıldığından Mahkemece verilen kararın hatalı olduğu, davalı ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurusu bu nedenle yerinde görüldüğü, manevi tazminat miktarına yönelik olarak davacıların istinaf başvurusu açısından; vefat eden kazalının çocukları için mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı düşük olup hakkaniyete ve olayın özelliğine uygun görülmediği gerekçesiyle davacı ve davalı ... mirasçılarının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile "1-Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 175.815,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 3-Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.932,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 5-Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 6-Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; bedel arttırım dilekçesinden sonra ıslah müessesinin uygulanamayacağına ilişkin hüküm bulunmadığını, Yargıtay kararlarında da bedel arttırım dilekçesi sunulduktan sonra davanın ıslah edilebileceğinin kabul gördüğünü, 11.09.2019 tarihli bedel arttırım dilekçesi ve 25.03.2021 tarihli ıslah dilekçesinin birlikte dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini ve manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne hükmedilmesi gerektiğini belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davacılar vekinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olan davada davacının 11.04.2019 tarihli dilekçesi ile talep arttırımında bulunduktan sonra, "yargılama sırasında belirlenen alacak miktarının yeni bir alacak davasına konu olamayacağı, dava konusu miktarın ıslah da edilemeyeceği" dolayısıyla 25.03.2021 tarihli ıslah dilekçesine itibar edilemeyeceği yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi hatalı bulunmuş ise de; davacı vekilinin 08.04.2019 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ve bu rapora göre talep arttırımında bulunması nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetildiğinde davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine alınan 03.03.2021 tarihli hesap raporu ile belirlenen zarar tutarına hükmedilemeyeceği açık olup belirtilen gerekçe ile sonuç itibari ile doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği anlaşılmış olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacılar vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8dcdf4933e3ea185 1e54994217b7f7b9 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı