Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/5033 E., 2025/4345 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5033 E., 2025/4345 K. (17.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5033
Karar No
2025/4345
Karar Tarihi
17.03.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/5033 E. , 2025/4345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Mahkeme kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılar ... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Sigorta Aracılık Hizm. Ltd. Şti nezdinde çalışmakta iken 23.11.2005 tarihinde havanın yağmurlu oluşu nedeni ile kaldırıma döşeli seramiklerden kayarak düşmesi ile iş kazası geçirdiğini belirterek 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 83.016,25 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin kazaya neden olduğu iddia edilen parke taş döşemesi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, parke taşlarını iki dükkandaki esnafın birlikte döşettiklerini, bu kişilerden birinin davalı ..., diğerinin de öbür dükkanın işleteni ve maliki ... olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından talep edilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın bir iş kazası olmadığını, davacıya müvekkili şirket tarafından herhangi bir görev verilmediğini, kusuru olan birisi varsa kaldırıma fayans döşeyen ... ve ... isimli olduğunu beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kaza tarihinden 6 yıl geçtikten sonra açılmış olması sebebi ile zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacının işvereni olmadığını, bu nedenle kendisine karşı ancak genel mahkemelerde tazminat davası açabileceğini, maddi tazminat taleplerinin konusunun kalmadığını, olayın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.05.2016 tarihli 2011/532-2016/247 kararıyla; 83.016,25 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.11.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, olayın oluş biçimi, kusur durumu, maluliyet durumu dikkate alınarak sebepsiz zenginleşmeye de yer vermeyecek şekilde takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ... ve ... ... Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalılardan ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... vekillerince temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.04.2018 tarihli kararı ile davacı ve davalı ... San ve Tic. Ltd. Şti. vekillerinin tüm, davalı ... ve ... vekillerinin ise sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra hakkaniyete uygun maddi tazminatın tespiti açısından, davacının yaşı yaptığı iş ve mesleki kıdemi dikkate alınarak meslek odalarından ücret araştırması yapılması gerekirken işverenin davacının kredi kullanması için verdiği belgedeki ücrete itibarla asgari ücretin 2,28 katı üzerinden hesap yapılmasının hatalı olduğu , davacının hesaba esas ücretinin tespiti açısından ilgili meslek odalarından ücretini araştırmak, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları gözeterek davacının maddi tazminat alacağını belirlemek gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 14.01.2021 tarihli 2018/181 E.-2021/10 K sayılı kararıyla bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda," 53.508,73-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.11.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, olayın oluş biçimi, kusur durumu, maluliyet durumu dikkate alınarak sebepsiz zenginleşmeye de yer vermeyecek şekilde takdiren; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.11.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine , davalılar ... ve ... ... Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden davanın reddine "karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairece temyiz edenlerin sıfatlarıyla temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... ve ... vekillerinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek " yapılacak iş, 05.05.2015 tarihli bir önceki İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına dair Daire ilamında açıkça işlemiş devrenin ileri çekilmemesine yönelik bir tespite yer verilmemiş olması nedeniyle, 06.05.2020 tarihli hesap bilirkişi raporundaki ikinci hesap seçeneğine itibar edilerek davacı maddi tazminat alacağının 110.103,80 TL olarak tespiti, öte yandan 05.05.2015 tarihli bu kararın temyiz edilmesi neticesinde verilen bozma kararında, davacının tüm temyiz itirazlarının reddedilmiş olmasına göre, tazminattan sorumlu tutulacak davalıların, lehlerine oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde hesap seçeneğine göre belirlenen maddi tazminattan en fazla önceki hükümde hüküm altına alınan 83.016,25 TL’lik miktar ile sınırlı sorumlu olacağının gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir." gerekçesiyle bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 83.016,25 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.11.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, olayın oluş biçimi, kusur durumu, malüliyet durumu dikkate alınarak sebepsiz zenginleşmeye de yer vermeyecek şekilde takdiren; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.11.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılar ... ve ... ... Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece 28.2.2024 tarihli ek karar ile ... San ve Tic. Ltd. vekilinin maddi tazminata ilişkin vekalet ücreti bakımından hükmün tamamlanması talebinin kabulüne, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şirketi lehine reddedilen maddi tazminat yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, manevi tazminata ilişkin vekalet ücreti bakımından hükmün tavzihi isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; tavzih yolu ile hükümde unutulan talepler hakkında karar verilip hükme eklenemeyeceği, vekalet ücretine hükmedilmesinin işin esasına dönük olup rakamsal bir hata olarak nitelendirilemeyeceği, asıl işveren .... Şti.'nin sorumlu tutulması için kusur aranmayacağı, hesap raporuna esas alınan ücretin hatalı olarak belirlendiği, asgari ücret değişikliğin kamu düzeni ile ilgili olduğu ve gözetilmesi gerektiği, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek temyiz etmiştir. Davalı ... vekili, ıslah ile arttırılan tutar yönünden zamanaşımının dolduğu, davacının asgari ücretle çalıştığı, maluliyet oranının yüksek olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, hükmolunun bedelin davalılardan müşterek ve müteselsil tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Aynı Tarifenin 7/2.maddesinde husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü Mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. 3.Somut olayda, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine maddi ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı ret vekalet ücreti takdir edilerek belirtilen AAÜT maddelerine aykırı olacak şekilde hatalı karar verildiği anlaşılmaktadır. 4. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 5.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Mahkemece verilen 28.02.2024 tarihli ek kararın bozularak ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Hüküm bölümünde "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat yönünden 5000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılar ..., ...'a ve davalı ...'e verilmesine" şeklindeki bendin hükümden çıkarılarak yerine "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat yönünden 5000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılar ..., ...'a verilmesine" yazılmasına 3. Hüküm bölümüne "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen maddi ve manevi tazminat yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine" şeklinde bir bendin ilavesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı