10. Hukuk Dairesi 2024/7017 E. , 2025/11801 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/467 E., 2022/135 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı Kurum tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.11.2023 tarihli, 2023/10509 Esas ve 2023/11072 Karar sayılı kararıyla kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde; pandemi süresince yargı yoluna başvuruyla ilgili süreler 7226 sayılı kanun ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi gereği 13.3.2020 tarihinden 15.6.2020 tarihine kadar durdurulduğunu, süre tekrar 16.6.2020 tarihinde tekrar başladığını bölge adliye mahkemesince yasal düzenlemelerin gözetilmediğini, istinaf açık bir hataya düştüğünü, Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçede belirtilen sebeplerden kararın bozulmasını talep etmiştir.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kurum tarafından oğlu olan ...'yı sigortasız çalıştırdığı gerekçesiyle müvekkil hakkında resen işyeri tescil dosyası oluşturulduğunu, ... sicil numarasıyla oluşturulan iş yeri dosyası kapsamında da müvekkilin oğlu olan ...'nın resen sigortalılık işlemleri yapıldığını ve bu kapsamda müvekkilden oğlunun sigorta giriş ve aylık prim tahakkuk belgesi düzenlenmesi istendiğini belirttiğini ancak buna dair yazının müvekkile hiçbir şekilde tebliğ edilmediği gibi başkaca bir şekilde de bildirilmediğini, yasal mevzuata aykırı olarak hakkında resen işyeri sicil dosyası oluşturulan ve hakkında idari para cezası verilen müvekkilin süresinde resen işyeri sicil dosyası işlemleri ile hakkında verilen idari para cezasına itiraz ederek buna dair itiraz dilekçesini davalı Kuruma verdiğini, davalı idarenin resen tescil işlem ve bu kapsamda sigorta giriş ve prim tahakkuk hizmet belgesi düzenlenmesi konusunda müvekkile herhangi bir bildirim yapılmaksızın söz konusu işlemleri yerine getirmediği gerekçesiyle müvekkili hakkında düzenlenen idari para cezasına konu tescil işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı vekili cevap dilekçesinde; işveren ... kuruma vermiş olduğu dilekçe ile söz konusu aracın ticari olmadığını belirterek itiraz etmiş ise de Kadim servisi yazısı ve eki İl Emniyet Müdürlüğü yazısı ekinde sunulan araç özet bilgisinde araç kullanım amacı 'ticari' olduğu belirtildiğinden, işverenin itirazının 16.04.2020 tarih, 2020/28 sayılı komisyon kararı ile reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu ileri sürerek haksız açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi sayılı kararıyla; davacının Kurum işlemine yönelik itirazının değerlendirildiği 16.04.2020 tarihli itirazın reddine ilişkin komisyon kararının aynı tarihte yani 16.04.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve eldeki davanın 1 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 17.06.2020 tarihinde açıldığı, hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi yerine yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararı; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar Dairemiz bozma kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili dilekçesinde özetle; maddi hata yapıldığını belirterek kararın düzeltmesini ve esas yönden kararın bozulması talebinde bulunmuştur. C. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, Kurum işlemi iptali istemine ilişkindir. D. Gerekçe 1. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. ve 5510 sayılı Kanun'un 86. maddeleridir. 2. Değerlendirme A)25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. 6100 sayılı Kanun’da ise karar düzeltme kanun yolu düzenlemesine yer verilmediği anlaşılmaktadır. Yargı yoluna başvuruyla ilgili süreler 7226 sayılı Kanun ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararnamesi gereği 13.3.2020 tarihinden 15.6.2020 tarihine kadar durdurulduğu, ilgili kanun ve kararname hükümleri gözetilmediği anlaşılmakta olup Dairemiz kararında maddi hata bulunduğu maddi hata dilekçesi şeklindeki karar düzeltme istemi niteliğini taşıyan başvurunun kabulune karar vermek gerekmiştir. B) Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanun geçici 1. maddesi ile Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazetede yayımlanacağı aynı şekilde 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu sürenin 15.06.2020 tarihine kadar uzatıldığı anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince ilgi yasal düzenlemeler gözetilmeksizin eldeki davanın 1 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 17/06/2020 tarihinde açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Davacı vekilinin maddi hata şeklinde karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 09.11.2022 tarihli, 2022/11855 Esas ve 2022/13862 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dbdee74eea62b387 71c8844a5654d4fe