10. Hukuk Dairesi 2024/6340 E. , 2025/4574 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1701 E., 2024/648 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/212 E., 2022/177 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi muris ...'ın olay tarihinde davalı şirketin çalışanı olduğunu, murisin asıl görevinin doğalgaz bağlanan evlere ya da işyerlerine sayaç bağlamak olduğunu, olay günü 15.06.2012 tarihinde şoför bulunmaması sebebi ile şoför olarak doğalgaz bağlayacak ekibi bağlantının yapılacağı yere götürmek üzere görevlendirildiğini ve bu sebeple olay yerine gittiğini, murisin ölümüne sebep olan ... ...'in 15.06.2012 tarihinde dolmuş sürücüsü sıfatı ile diğer dolmuş sürücüleri ile daha fazla yolcu almak için hız yarışına girdiğini, bu yarışın Nato kavşağı olarak geçen mevkide tarafların aşağı inmesi ve tartışmanın fiziki olarak devam etmesi ile ... ...'in silahından çıkan kurşunla muris ...'ın sol koltuk altından yaralanarak hayatını kaybettiğini, murisin o an oradan geçmek dışında hiçbir kusuru ve kabahati bulunmadığını, işyerinin görevi dışında murise yüklediği iş sebebi ile olay yerinde olması gerekmese bu elim hadisenin gerçekleşmeyeceğini, olayın iş kazası olduğunu, olay nedeni ile davacının maddi ve manevi zarara uğradığını beyan ederek 50.000,00 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş Mahkemelerinin görevli olmadığını, İzmir Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, olayın peşinen iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini, müvekkili şirkete işe alım esnasında tüm elemanların ehliyetli olmasını şart koştuğunu, yoğun çalışılan şirkette çalışanların birbirlerine şoförlük yapması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, çalışanların şirkete ait arabalarla iş yapacakları yerlere kendilerinin gittiğini, yolculuğun işin bir parçası olduğunu, şirket tarafından verilen talimatın sonucu olmadığını, kaza ile uğranılan zarar arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, müvekkili şirketin olayın meydana gelişini engellemek için alabileceği hiçbir önlem ya da ihmalinin bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, müteveffanın ailesine karşı müvekkili şirketin elinden geleni yaptığını, destek olduğunu, maddi olarak da yardımda bulunduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "...kazanın meydana gelmesinde muris ...'ın ve işverenin kusurunun bulunmadığı, dava dışı ve davalı işyeri çalışanı olmayan..., ... ve ... isimli kişilerin kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, SGK tahkikat raporu, kusur raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı murisinin ölümüne neden olan olayın meydana gelmemesi için davalı işverenin alabileceği ya da alması gereken bir önlemin bulunmadığı, olayın üçüncü kişilerin eylemi sonucu meydana geldiği ve illiyet bağının kesilmesi nedeni ile işverenin kusursuz sorumluluğunun da söz konusu olmadığı, işverene yüklenebilecek kusura dayalı ya da kusursuz sorumluluk bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl işi sayaç bağlamak olan kazalıdan olay günü şoförlük yapılmasının istendiğini, bu nedenle olayın meydana geldiğini, işverenin kusurlu olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.