Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/6257 E., 2025/6677 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6257 E., 2025/6677 K. (24.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6257
Karar No
2025/6677
Karar Tarihi
24.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/6257 E. , 2025/6677 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/745 E., 2024/32 K. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde davalı Kurumun 26.05.2009 tarih ve 6933627 sayılı yazısı ile müvekkili şirket ile ilgili olarak Kurum müfettişince düzenlenen rapora istinaden 2004 yılı otobüs işletmeciliği kamyon işletmeciliği ve İstanbul ... İşletmesi için yapılan asgari işçilik hesaplamaları sonucunda kuruma bildirilmediğinden bahisle toplam sigorta primin esas kazançları gösterir ek tahakkuk belgelerine göre gecikme cezası ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, Kurumun para cezasına itiraz edildiğini, itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, müvekkili şirketin Kuruma bildirilmeyen çalışanının bulunmadığını, 2004 yılına ait işlemlerin zamanaşımına uğradığını beyanla kanun ve mevzuata aykırı 26 Mayıs 2009 tarih 6933627 sayılı 5510 sayılı Kanun'un 85. maddesi gereğince asgari işçilik hesaplamasından doğan fark prim borcuna ilişkin işlemin kararın iptaline karar verilmesini dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili davacı iş yerinin 12.06.2003 tarihi itibariyle verilen iş yeri bildirgesine istinaden mülga 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, Kurum müfettişleri tarafından yapılan denetim ile düzenlenen raporda ek prim tahakkuku yapıldığını, bu borcun davacıya yazı ile bildirildiğini, konunun itiraz tetkik komisyonunda da incelendiğni ve söz konusu itirazın reddedildiğini, davacı şirketin küp şeker imalatı, paketlemesi, nakliye ve otobüs işletmeciliği faaliyetlerde bulunduğunu ancak bu işlerin iç içe geçmiş bir görünüm arzettiğini, Kuruma bildirimi yapılan sigortalıların bu iki iş yerinden de karışık olarak bildirildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.12.2010 tarihli kararı ile "Davanın kabulüne, Davalı kurumun asgari işçilik hesaplamasından doğan fark prim borcuna ilişkin işleminin iptaline" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25.06.2012 tarihli kararıyla "... Kurum tesbitleri içinde davacıya ait yolcu ve yük taşımacılığının da bulunduğu, bu işyerleri için bilirkişi raporunda bir tespit ve incelemenin bulunmadığı anlaşılmıştır ki, davacı iş yerinin aktifinde kayıtlı otobüsün 2004 yılı içinde bir kısım seyahat şirketleri adına yolcu taşımacılığı yaptığı, ayrıca kamyon işletmeciliğinin de bulunduğu, küp şeker imalatı ve paketlemesinden dolayı da bildirilmeyen 11 kişinin bulunduğunun tespiti konusunda da, bir inceleme ve araştırma yapılmamış, müfettiş raporundaki tespitler sonucu çıkartılan prim borcunun dayanakları tümüyle irdelenmemiştir. ... Mahkemece, uyuşmazlık konusu dönemde müfettiş raporundaki tespitlerin tümü gözetilerek yolcu taşımasının yapıldığı yer ve mesafeler itibariyle şehirlerarası otobüslerde gereken çalışma süreleri ve kamyon işletmeciliği iş yerinden ve küp şeker imalatı ve paketleme işinden dolayı eksik bildirim yapılıp-yapılmadığı, gerektiğinde trafik ceza tutanakları, terminal giriş-çıkış kayıtları gibi yazılı belgeler araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 18.11.2014 tarihli kararı ile "Davanın kabulüne, Davalı kurumun asgari işçilik hesaplamasından doğan fark prim borcuna ilişkin işleminin iptaline" karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dairenin 23.06.2016 tarihli kararıyla, "Mahkemece, bozma sonrasında, dairemizin yukarıda anılan bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle birlikte, bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirilemediği, müfettiş raporunda yer verilen prim borcunun dayanaklarının tamamının irdelenmediği gibi, bozmada araştırılması istenip de araştırılan trafik ceza ve terminal giriş-çıkış kayıtları gibi delillerden de uyuşmazlığı aydınlatmaya yeter bir sonuç elde edilemediği, buna rağmen araştırma genişletilmeden, mevcut delillere göre alınan, Yargıtay denetim ve irdelemesine elverişsiz nitelikte, müfettiş raporunu ve dairemizin bozma ilamını karşılamaya yetersiz bulunan ek bilirkişi raporuna dayalı olarak, ilk hükme benzer gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 10.01.2018 tarihli kararı ile "Davanın kabulüne, Davalı kurum tarafından 26.05.2009 tarihli 6933627 sayılı 5510 sayılı Kanun'un 85. Maddesine göre yapılan işçilik hesaplamasından kaynaklanan fark prim borcuna ilişkin işlemin iptaline" karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dairenin 19.11.2018 tarihli kararıyla, "...bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; dava konusu edilen ek prim tahakkukunun dayanağı olan asgari işçilik inceleme raporunda; kamyon işletmeciliği iş yerinde 2004/1-5 ayları arasında kalan dönem için işletmede çalışmış olduğu belirlenen en az kamyon şoförü sayısının tabldot sayısına göre belirlendiği, otobüs işletmeciliği iş yerinde çalışan şoförlerin prime esas kazanç ücretlerinin işçi sendikası vasıtasıyla yapılan emsal araştırma sonucuna göre belirlenerek tespit edildiği anlaşılmaktadır. ... Otobüs işletmeciliği iş yeriyle ilgili ek prim tahakkukunda şoförlerin ücretlerinin emsale göre belirlenip esas alınması hatalıdır. Yukarıda belirtilen davacı şirkete ait işyerlerinin tek tescil numarası ile tescil ettirildiği anlaşılmakta olup, Mahkemece; kamyon işletmeciliğinin fiilen yapıldığı iş yerinde keşif yapılmak suretiyle, şoförler dışında çalışan olup olmadığı, iş yerinin niteliği itibariyle şoför dışında çalışanların çalışmasına uygun olup olmadığı denetlenerek 2004/1-5 aylar arası dönemde iş yerinde çalışanların tümü tespit edilerek tabldot yemekten tüm çalışanların yararlanıp yararlanmadıkları belirlenerek yararlanan çalışan sayısına göre asgari işçilik inceleme raporunda izlenen yönteme göre bu dönem için en az kamyon şoför sayısı tespit edilmelidir. Mahkemece, otobüs işletmeciliği iş yerinde en az çalışan sayısı olarak belirlenen şoförlerin ücretlerinin bildirim gibi olduğu kabul edilerek ve kamyon işletmeciliği iş yerinde 2004/1-5 dönemleri arası dönemleri için yukarıda belirtildiği şekilde en az çalışan şoför sayısı belirlenerek, diğer hususlarda müfettiş raporuna itibar edilip, yapılan tespitlerin Kurum ek prim tahakkuku miktarına etkisi kapsamında Kurumdan sorulmak suretiyle veya uzmanı bilirkişiden rapor alınmak suretiyle kısmen iptali gereken prim tahakkuku olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin 19.02.2019 tarihli kararı ile önceki hükümde direnilmesine ve "1-Davanın kabulüne, Davalı kurum tarafından 26.05.2009 tarihli 6933627 sayılı 5510 sayılı Kanun'un 85. maddesine göre yapılan işçilik hesaplamasından kaynaklanan fark prim borcuna ilişkin işlemin iptaline" karar verilmiştir. G. Hukuk Genel Kurulu Tarafından Verilen Dördüncü Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 22.09.2022 tarihli kararıyla, "... 42. Somut olayda karayoluyla düzenli yolcu taşımacılığı yapan otobüs iş yerleri ile ilgili olarak 2006 yılı genel çalışma plan ve programı gereğince 2004 yılı faaliyetleri incelemeye alınan ... firmasının sözleşmeyle davacı şirkete ait ... plaka sayılı otobüsü de kullandığının tespit edilmesi üzerine davacı şirketle ilgili başlatılan inceleme kapsamında otobüs işletmeciliğinin ayrı bir iş yeri olarak tescil edilmediği, bu faaliyetlerin şirketin asıl iştigal konusu olan küp şeker imalatı ve şeker paketleme iş yerinden yürütüldüğü ve şoförlerin bildiriminin iki ayrı iş yerinden yapıldığının anlaşılması sonrasında bu faaliyetlerin tümünün incelenmesi sonucu düzenlenen 04.07.2008 tarihli ve 49/...R. 28 sayılı müfettiş raporunda şirket müdürü ve vardiya amiri ile ... Turizm Taşımacılık Limited Şirketi'nin ... otogar müdürünün beyanı alınıp şirkete ait ticari defter ve diğer belgeler, kapasite raporları ile stok belgeleri incelendikten sonra sefer yapılan güzergahlar ve sefer sayıları ile sefer süreleri belirlenerek otobüs işletmeciği işinde çalışan ve Kuruma bildirimi yapılan iki otobüs şoförünün prime esas kazançlarının sendikan��n bildirdiği emsal ücret kadar olması gerektiği hâlde asgari tutar üzerinden bildirildiği gerekçesiyle otobüs şoförleri için eksik işçilik hesaplaması yapıldığı gibi otobüste çalıştırılmasının zorunlu olduğu belirtilen bir muavin için de yine asgari işçilik hesaplaması yoluna gidildiği, öte yandan üretilen küp şeker ile paketlenen toz şekerin nakliyesinin gerçekleştirildiği kamyon işletmeciliği için 2004 yılının 1 ila 5. ayları arasındaki dönemde kamyon şoförleri için temin edildiği ileri sürülen tabldot yemek sayısının çalışan gün sayısına bölünmesi suretiyle bulunan şoför sayısı ile Kuruma bildirilen şoför sayısı karşılaştırılarak, 2004 yılının diğer ayları yönünden ise kamyonla nakliye yapılan güzergahlar, sefer sayıları ve sefer sürelerine göre; küp şeker imalatı ile toz şeker paketlemesinin yapıldığı ... işletmesi için de yine üretilen şeker ve küp şeker miktarları ile belirlenen çalışma süreleri esas alınarak her üç faaliyet için toplam 24 işçinin Kuruma bildirilmediği tespitinden hareketle asgari işçilik hesaplaması yapıldığı, raporda ayrıca kamyon ile nakliye işinin yapıldığı iş yerinin 2006 yılının 3. ayından itibaren gayri faal olduğu, irtibat bürosu olarak kullanılan iş yerinde işçi çalışmadığının belirtildiği, raporun ekinde kapasite raporları ve stok ekstrelerinin yanı sıra kayıt inceleme tutanağının bulunduğu, davacı şirkete tespit edilen eksik bildirim nedeniyle idari para cezası uygulandığı, Kurumun 26.05.2009 tarihli yazısı ekinde ek prim tahakkuk belgelerinin gönderilerek ... işletmesi için 14.984,22 TL, 2004 yılı otobüs işletmeciliği için 8.261,67 TL, 2004 yılı kamyon işletmeciliği için 8.579,97 TL ödeme tarihine kadar gecikme zammı ile birlikte ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, Kurum içi itirazın reddedildiği, idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 30.06.2010 tarihli ve 2009/1553 E., 2010/1027 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın Danıştay 5. Dairesinin 10.09.2015 tarihli ilamı ile onandığı, karar düzeltme isteminin de aynı daire tarafından reddedilerek kararın bu şekilde kesinleştiği, asgari işçilik hesaplamasına ilişkin Kurum işleminin iptali için açılan eldeki davada Mahkemece alınan ilk raporda sadece şeker paketleme ve küp şeker imalatı faaliyetleri ile irdeleme ve değerlendirme yapıldığı, diğer iki faaliyetle ilgili tespit ve değerlendirme bulunmadığı, Mahkemece bu rapor esas alınarak verilen kararın özel dairece eksik inceleme nedeniyle bozulması üzerine bozmaya uyularak alınan ikinci bilirkişi raporunda da bozma kararında müfettiş raporundaki tüm tespitlerin dayanakları ile birlikte irdelenmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen bozma kararı doğrultusunda otobüs işletmeciliği faaliyeti ile ilgili gelen yetersiz müzekkere cevaplarına değinildikten sonra müfettiş tarafından yapılan tespitlerin tümü irdelenmeden Kuruma bildirimi yapılan çalışan sayısının mevcut işleri yapabilecek yeterlilikte olduğu, Kurum müfettişinin yaptığı tespitlerin somut, ölçülebilir ve hüküm kurmaya elverişli delillere dayandırılmadığının belirtildiği, bu rapora göre verilen ikinci kararın da özel dairece uyulan bozma kararı gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyan Mahkemece alınan 14.04.2017 tarihli üçüncü raporda yazılı delil ile ispatlanmadığı hâlde otobüs şoförlerinin ücretlerinin sendikanın bildirdiği emsal ücrete göre belirlenmesinin hatalı olduğunun bildirildiği, diğer hususlar da müfettiş raporundaki bazı hesaplama tablolarındaki verilerin irdelendiği, varsayıma dayalı ya da hatalı olduğunun belirtilmesi ile yetinildiği, bu rapora göre verilen kararın da tekrar bozulduğu ve üçüncü bozma kararına uymayan Mahkemece direnme kararı verildiği anlaşılmıştır. 43. Şu hâlde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya ilişkin maddi ve hukuki olgular değerlendirildiğinde; özel daire ile Mahkeme arasında ihtilafsız olduğu üzere Kuruma bildirimi yapılan otobüs şoförlerinin prime esas kazançlarının bildirim gibi olduğu kabul edilmelidir. Ancak özel dairece nakliye işinin yapıldığı kamyon işletmeciliği yönünden iş yerinde keşif yapılarak şoförler dışında çalışan olup olmadığı, iş yerinin şoför dışındakilerin çalışmasına uygun olup olmadığı ve bu suretle 2004 yılının 1 ila 5. ayları arasındaki dönemde iş yerinde çalışanların tümünün tespiti ile tabldot yemekten tüm çalışanlarının yararlanıp yararlanmadıklarının belirlenmesi gereğine işaret edilmiş ise de müfettiş raporunda nakliye işinin yapıldığı iş yerinin 2006 yılının 3. ayından itibaren gayri faal olduğu, işçi çalıştırılmadığı ve irtibat bürosu olarak kullanıldığı belirtildiğinden aradan geçen zaman da dikkate alındığında yapılacak keşfin yargılamaya yenilik katmayacağı açıktır. Bundan başka özel dairece ilk iki bozma kararında da belirtildiği üzere Mahkemece alınan bilirkişi raporları müfettiş raporundaki tüm tespitleri irdeleyecek mahiyette olmadığından müfettiş raporundaki tespitler ve bu rapor sonucu çıkarılan prim borcunun tüm dayanaklarını irdeleyen, değerlendiren denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. 44. Hâl böyle olunca davacı şirkete ait iş yerinden Kuruma bildirimi yapılan otobüs şoförlerinin prime esas kazançlarının bildirim gibi olduğu kabul edilmeli, diğer hususlarda müfettiş raporundaki tespitlerin ve bu rapora dayanılarak tahakkuk ettirilen ek prim borcunun tüm dayanaklarını irdeleyen, değerlendiren, Kurum müfettiş raporundan ayrılma nedenlerini net bir şekilde ortaya koyan, aralarında hesaplama ve kıyaslama yapılabilecek nitelikte denetime elverişli rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir. 45. O hâlde direnme kararı yukarıda açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmalıdır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Beşinci Karar Mahkemenin 16.01.2024 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eksik işçiliğe dayalı olarak müfettiş raporuna istinaden tahakkuk ettirilen prim borcu ve fer'ilerinin iptali istemine ilişkindir. 1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı). Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 2. 506 sayılı Kanun'un konuya ilişkin 130. maddesinde yer alan, “İşverenin Kuruma, emsaline, yapılan işin nitelik, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütülmesi için gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun Kurumca saptanması halinde, işin yürütülmesi için gerekli olan asgari işçilik miktarı, yapılan işin niteliği, bünyesinde kullanılan teknoloji, iş yerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan işçi sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurları dikkate alarak sigorta müfettişi tarafından tespit edilir.” düzenlemesi; kayıt dışı çalışmadan kaynaklanan prim kaybının önüne geçilebilmesi yönünden, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesindeki yöntem ve asgari işçilik oranlarıyla bağlı kalınmaksızın, eksik işçilik bildiriminde bulunulup bulunulmadığının tespitine olanak vermektedir. 3. Somut olaya dönüldüğünde Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği; alınan bilirkişi raporunun davaya konu prim borcunun tüm dayanaklarını irdeleyen, değerlendiren denetime elverişli nitelikte olmadığı, raporun herhangi bir hesaplama yapılmaksızın yüzeysel değerlendirmelerle kurum tarafından düzenlenen Asgari İşçilik İnceleme raporunda belirlenmiş olan eksik işçilik tutarlarının yerinde olduğu, anılan raporda maddi bir hatanın bulunmadığının belirtilmesi suretiyle yapıldığı, ayrıca dairenin ve Hukuk Genel Kurulu'nun bozma ilamlarında belirtildiği üzere Kuruma bildirimi yapılan otobüs şoförlerinin prime esas kazançlarının bildirim gibi olduğunun kabul edilmesi gerektiği açıkça ifade edildiği halde bu husus da gözetilmeden hükme esas alınarak davanın reddi sonucuna gidildiği anlaşılmaktadır. 4. Davacı şirkete ait iş yerinden Kuruma bildirimi yapılan otobüs şoförlerinin prime esas kazançlarının bildirim gibi olduğu kabul edilmesi gerektiğinden kurum işlemi bu yönden hatalıdır. Mahkemece, davacı şirketin şeker üretimi/paketlenmesi ve kamyon işletmesi faaliyetleri ile ilgili olarak yaptığı tespiti yönünden ise; alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığından asgari işçilik hesaplamasının yapılmasına dair konusunda uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden müfettiş raporundaki tespitlerin ve bu rapora dayanılarak tahakkuk ettirilen ek prim borcunun tüm dayanaklarını irdeleyen, değerlendiren, Kurum müfettiş raporundan ayrılma nedenlerini net bir şekilde ortaya koyan, aralarında hesaplama ve kıyaslama yapılabilecek nitelikte denetime elverişli rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 496c494fd0efc868 cf926615a97c4241

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı