Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/13510 E., 2025/6689 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13510 E., 2025/6689 K. (24.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13510
Karar No
2025/6689
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

10. Hukuk Dairesi 2024/13510 E. , 2025/6689 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi SAYISI : 2018/175 E., 2024/437 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Milli Eğitim Bakanlığı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... sigorta sicil numaralı 15.01.2005 - 18.06.2007, 05.10.2007 - 15.06.2008, 08.09.2008 - 30.06.2010 tarihleri arasında davalı ilköğretim okulu okul aile birliğinde işçi sıfatı ile çalıştığını, müvekkilinin bu çalışma esnasında işveren tarafından sigortasının yapıldığını, sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini, 2010 yılında müvekkilinin işine son verilerek ihbar ve kıdem tazminatının tam hizmet karşılığı ödenmemesi üzerine müvekkilinin yaptığı başvurular sonrası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bursa Bölge Müdürlüğünün yazası ile çalıştığı dönemde tam ay çalışmasına karşın iş veren tarafından 15 gün üzerinde gösterildiğini, 15 gün eksik prim ödemesinin bulunduğunun öğrenildiğini, eksik ödenen ihbar ve kıdem tazminatı alacağı için açılan Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.012014 gün ve 2012/4 esas 2014/11 karar sayılı kararı ile müvekkilinin her ay tam gün karşılığı tazminatlarının ödenmesine karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, müvekkilinin tam çalıştığı halde eksik prim ödenen günlerinin sigortalık hizmetlerinden sayılabilmesi ve eksik ödenen primlerin işverene tamamlattırılması için işbu davanını açılma zaruriyeti doğduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin davalı iş yerinde yukarıda belirtilen tarihler arasında bir fiil çalıştığının ve bu süre içerisinde her ay 15 gün olmak üzere toplam 915 gün eksik ödenmiş bulunan sigorta primlerinin tespiti ile eksik primlerin işverence tamamlatılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Fer'i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin Mahkemeye vermiş olduğu 18.04.2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; öncelikle davacının tespitini istediği dönemlerin hepsinin davacının şahsi dosyası incelendiğinde görüleceği üzere hizmet dökümünde mevcut olduğunu, davacının işe giriş bildirgesinin 12.01.2005 tarihinde davalı yapılmak istenen ... İlköğretim Okulu Koruma Derneği tarafından müvekkil Kuruma verilmiş olduğunu, işe giriş bildirgesinde davacının da imzasının mevcut olduğunu, davacının dava konusu ettiği dönemlerin zaten hizmet olarak müvekkil Kurumun resmi kayıtlarında görüldüğünü, hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden özenle yürütülmesi gerektiğini, bir an için davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla Mahkemenin aksi görüşe kanaat getirdiği takdirde müvekkil Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesi gerektiğini bu nedenlerle davanın reddi ile tüm yargılama ücretleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, Mahkeme aksi kanaate varırsa da aleyhlerine vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin Mahkemeye vermiş olduğu 23.07.2014 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının geçtiği ... İlkokulunun kamu kurumu olduğunu, eğitim-öğretim hizmetini ifa eden kamu görevlileri (Okul Müdürü, Müdür yardımcısı vb) eğitim-öğretim hizmeti görevleri yanında okulun diğer bakım, temizlik vb ihtiyaçları ile de uğraştığını, kamu kurumunda çalışan işçilerin sigorta primlerinin eksik ödendiği iddiasının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacının ... İlkokulunda kısmi süreli şi sözleşmesine bağlı olarak çalıştığını, davacının ödenen primleri incelendiğinde her ay 15 gün olarak düzenli bir şekilde ödendiğinin görüldüğünü, davacının kamu kurumu olan okuldaki çalışma süreleri ve görevinin mahiyetinin kısmi süreli olarak çalıştığının göstergesi olduğunu, davacının maaş bordroları incelemesinde asgari ücretin yarısına yakın şekilde ücret aldığının görüleceğini, davacının İş Kanununda düzenlenen haftalık 45 saatlik çalışma süresine göre değil part- time olarak günün belli saatlerinde çalıştığını, prim gün sayısının orantılı olarak her ay 15 gün olarak ödenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının primlerinin her ay 15 gün eksik ödendiği iddiasının yersiz olduğunu, bu nedenlerle ve Mahkemece resen nazara alınacak hususlar dikkate alınarak davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli kararı ile dinlenen tanık beyanları dikkate alınarak ve inandırıcı bulunarak davanın kabulüne, 15.01.2005 - 24.01.2005 tarihleri arasında 10 gün, 07.02.2005 - 10.06.2005 tarihleri arasında 124 gün, 12.09.2005 - 06.01.2006 tarihleri arasında 117 gün, 30.01.2006 - 12.06.2006 tarihleri arasında 134 gün, 18.09.2006 - 29.01.2007 tarihleri arasında 134 gün, 12.02.2007 - 19.06.2007 tarihleri arasında 128 gün, 17.09.2007 - 25.01.2008 tarihleri arasında 131 gün, 11.02.2008 - 13.06.2008 tarihleri arasında 124 gün, 08.09.2008 - 23.01.2009 tarihleri arasında 138 gün, 09.02.2009 - 12.06.2009 tarihleri arasında 124 gün, 24.09.2009 - 22.01.2010 tarihleri arasında 121 gün, 08.02.2010 - 18.06.2010 tarihleri arasında 131 gün olmak üzere toplam 1416 gün olduğunun tespitine, 2- 1416 gün eksik ödenmiş sigorta primlerinin davalı tarafça tamamlanmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21.Hukuk Dairesince (kapatılan) 19.02.2018 tarihli karar ile ".. Somut olayda, davalı işveren tarafından 2010 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin davacının imzasının bulunduğu ücret bordroları ibraz edilmiştir. Davalı tarafından imzalı ücret bordrosu ibraz edilen bu dönemler bakımından davacının beyanını almak, imzaların kendisine ait olmadığını beyan ettiği takdirde imza incelemesi yapmak ve davacıya ait olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Bunun yanı sıra davacının çalışmasının geçtiği ana sınıfının hangi tarihler arasında yarım gün hangi tarihler arasında tam gün faaliyet gösterdiği, davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığı hususlarında eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, davalı işverenden ihtilaflı dönemin tamamına ilişkin imzalı ücret bordrolarını istemek, dava konusu yapılan çalışma döneminin tamamında, imzalı ücret bordrosu olan dönemlerde imzalı ücret bordrosu kadar, imzalı ücret bordrosu olmayan veya olup da itiraz edilen imzaların davacıya ait olmadığı anlaşılan dönemlerde ise davacının tam zamanlı mı kısmi zamanlı mı çalıştığını araştırmak, ... sicil numaralı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını getirtmek, bordrolarda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, ihtilaflı dönemde okulda yönetici ve öğretmen olarak çalışanlar tespit edilerek beyanlarını almak, davacının çalışmasının hangi işleri kapsadığı konusunda yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.. ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; bozma kararı öncesinde getirtilen belgeler ile dinlenen tanıkların beyanları, bozma kapsamında toplanan belgeler ve tanık beyanları, Gelibolu Asliye Hukuk (İş Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin 09.01.2014 tarih ve 2012/4 E. 2014/11 K. sayılı ilamı, SGK kayıtları ve sunulan ve getirtilen belgeler neticesinde alınan bilirkişi raporundan davacının 15.01.2005 tarihinden ... İlköğretim Okulu Okul Aile Birliğinde çalışmaya hizmetli olarak başladığı, 30.06.2010 tarihine kadar çalışmanın devam ettiği, dinlenen öğretmen ve okul yöneticileri tanıklar ile diğer bordrolu tanık beyanlarında davacının tam zamanlı olarak okulların açık olduğu dönemde hizmetli olarak çalıştığı, davacının davalı Kurum nezdinde sigortalılık kaydının bulunduğu bu nedenlerle davacının davasının bozmadan sonra alınan kök ve ek raporda belirtilen süreler yönünden kabulüne karar verilerek Davanın kabulüne 15.01.2005 - 24.01.2005 tarihleri arasında 10 gün, 07.02.2005 - 10.06.2005 tarihleri arasında 124 gün, 12.09.2005 - 06.01.2006 tarihleri arasında 117 gün, 30.01.2006 - 12.06.2006 tarihleri arasında 134 gün, 18.09.2006 - 29.01.2007 tarihleri arasında 134 gün, 12.02.2007 - 19.06.2007 tarihleri arasında 128 gün, 17.09.2007 - 25.01.2008 tarihleri arasında 131 gün, 11.02.2008 - 13.06.2008 tarihleri arasında 124 gün, 08.09.2008 - 23.01.2009 tarihleri arasında 138 gün, 09.02.2009 - 12.06.2009 tarihleri arasında 124 gün, 24.09.2009 - 22.01.2010 tarihleri arasında 121 gün, 08.02.2010 - 18.06.2010 tarihleri arasında 131 gün olmak üzere toplam 1416 gün olduğunun tespitine, 2- 1416 gün eksik ödenmiş sigorta primlerinin davalı tarafça tamamlanmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Milli Eğitim Bakanlğı vekili, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 15.01.2005 - 18.06.2007; 05.10.2007 - 15.06.2008 ve 08.09.2008 - 30.06.2010 tarihleri arasında davalı Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okulunda geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. 1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 2- Mahkemece verilen önceki karar, bozma içeriğinde belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması gereği belirtilerek Dairemizce bozulmuştur. Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuştur. Ancak bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Mahkemece bozma davanın kabulüne karar verilmiş ise de karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3. Eldeki davada davacının ilk hükmü temyiz etmediği dikkate alınmadan hüküm kurulduğu, ayrıca okulun kapalı olduğu günlerin ilgili Milli Eğitim Müdürlüğünden sorularak denetime elverişli bilirkişi raporu alınıp çalışma günlerinin belirlenmesi ve bozmada dikkat çekildiği üzere 2010 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin davacının imzası bulunan ücret bordroları da değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. 4-Kabule göre 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesinin 6552 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile eklenen son fıkrası ile 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren ve 5521 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesinin 2. madde hükmü gözetildiğinde davanın niteliği gereği davalı Kurumun yasal hasım olması nedeniyle davada davalı gösterilip aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken buna ilişkin karar verilmemiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. O halde İlk Derece Mahkemesince davanın esası hakkında yargılama yapılıp sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı