10. Hukuk Dairesi 2024/6146 E. , 2025/3942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Büyükşehir Belediyesi bünyesinde alt işveren olan ...Turizm Temizlik İnş. .... Ltd. Şti.'de sigortalı temizlik işçisi olarak çalıştığını, 13.07.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde yaralandığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 414.292,85 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, emir ve talimatların asıl işveren tarafından verildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili belediye arasında hizmet akdinden kaynaklanan herhangi bir hukuki bağ bulunmadığını, husumet yokluğu sebebiyle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile "414.292,85 TL net maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 13.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 100.000,00 TL net manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 13.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca ihale konusu işin yardımcı iş kapsamında olduğu ihaleyle davalı alt işveren şirkete verildiği davacının da yüklenici firmalarda çalıştığı dönemlerde davalının asıl işvereni olduğu, davalı taşeron şirketin ise alt işveren olduğu bu nedenle asıl işveren-alt işveren sıfatı ile talep edilen hak ve borçlardan davalıların sorumlu olduğu, Mahkeme kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki davalı ... Belediyesi vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediği, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporu sonucunda davacının 13.07.2016 tarihli iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının %48.2 olduğunun kabulü ile sonuca gidilmesinin yerinde olduğu, her ne kadar davalı ... vekilince, Mahkemece ... 1931 tablosu dikkate alınması gerekirken ... 2010 tablosunun dikkate alınarak bakiye ömür süresinin belirlenmesinin hatalı olduğu iddia edilmiş ise de; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği, tazminat hesaplamalarında ... 2010 tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verildiği, Mahkemece alınan kusur raporu ile dinlenen tanık beyanları karşısında, olayın iş kazası olduğu, kusur aidiyetinin bilirkişi heyet raporu ve mahkemece tespit olunduğu, tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, işgöremezlik oranı, olay tarihi, olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklanması, kazazedenin yaşı, olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı bakımından isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığı, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiği, müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, hesaplamanın her bir davalı için kusur oranında ayrı ayrı yapılması gerektiği, Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılıp hüküm kurulması gerekirken eksik ve usule aykırı şekilde alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurulduğu, bilinen son asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya ilişkin olarak hata yapıldığı, pasif dönem hesabı yapılırken net asgari ücretten çalışanlar için yapılan gelir vergisi ve damga vergisi indirimi mahsup edildikten sonra bulunacak ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, bu husus atlanarak yapılan bilirkişi hesaplamasının hatalı olduğu, hesaplamanın Yargıtay yerleşik içtihatları doğrultusunda 1931 tarihli ... bakiye ömür tablosu dikkate alınarak hesaplanması gerekirken, ... bakiye ömür tablosu dikkate alınarak yapılmasının hatalı olduğu, manevi tazminatın fazla olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı ... vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2. Davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6ed1672ab57c523d 708e46c083678e4b This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/6146 E. , 2025/3942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Büyükşehir Belediyesi bünyesinde alt işveren olan ...Turizm Temizlik İnş. .... Ltd. Şti.'de sigortalı temizlik işçisi olarak çalıştığını, 13.07.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde yaralandığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 414.292,85 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, emir ve talimatların asıl işveren tarafından verildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili belediye arasında hizmet akdinden kaynaklanan herhangi bir hukuki bağ bulunmadığını, husumet yokluğu sebebiyle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile "414.292,85 TL net maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 13.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 100.000,00 TL net manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 13.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca ihale konusu işin yardımcı iş kapsamında olduğu ihaleyle davalı alt işveren şirkete verildiği davacının da yüklenici firmalarda çalıştığı dönemlerde davalının asıl işvereni olduğu, davalı taşeron şirketin ise alt işveren olduğu bu nedenle asıl işveren-alt işveren sıfatı ile talep edilen hak ve borçlardan davalıların sorumlu olduğu, Mahkeme kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki davalı ... Belediyesi vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediği, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporu sonucunda davacının 13.07.2016 tarihli iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının %48.2 olduğunun kabulü ile sonuca gidilmesinin yerinde olduğu, her ne kadar davalı ... vekilince, Mahkemece ... 1931 tablosu dikkate alınması gerekirken ... 2010 tablosunun dikkate alınarak bakiye ömür süresinin belirlenmesinin hatalı olduğu iddia edilmiş ise de; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği, tazminat hesaplamalarında ... 2010 tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verildiği, Mahkemece alınan kusur raporu ile dinlenen tanık beyanları karşısında, olayın iş kazası olduğu, kusur aidiyetinin bilirkişi heyet raporu ve mahkemece tespit olunduğu, tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, işgöremezlik oranı, olay tarihi, olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklanması, kazazedenin yaşı, olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı bakımından isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığı, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiği, müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, hesaplamanın her bir davalı için kusur oranında ayrı ayrı yapılması gerektiği, Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılıp hüküm kurulması gerekirken eksik ve usule aykırı şekilde alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurulduğu, bilinen son asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya ilişkin olarak hata yapıldığı, pasif dönem hesabı yapılırken net asgari ücretten çalışanlar için yapılan gelir vergisi ve damga vergisi indirimi mahsup edildikten sonra bulunacak ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, bu husus atlanarak yapılan bilirkişi hesaplamasının hatalı olduğu, hesaplamanın Yargıtay yerleşik içtihatları doğrultusunda 1931 tarihli ... bakiye ömür tablosu dikkate alınarak hesaplanması gerekirken, ... bakiye ömür tablosu dikkate alınarak yapılmasının hatalı olduğu, manevi tazminatın fazla olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı ... vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2. Davalı ... vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6ed1672ab57c523d 708e46c083678e4b ... ...