Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2029 E., 2025/1638 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2029 E., 2025/1638 K. (06.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2029
Karar No
2025/1638
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/2029 E. , 2025/1638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2841 E., 2023/4552 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1333 E., 2023/302 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 19.10.2016-01.07.2019 tarihleri arasında davalılardan ... Elektronik nezdinde toptancı/mal dağıtım görevlisi olarak çalıştığını, davalılardan ... Elektronik'in işletmesini 2017 yılında Tekin Teknolojiye devrettiğini, ... Elektronik de meydana gelen kaza neticesinde müvekkilin hak kazandığı ve tespit edilecek alacaktan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, çalışma sürecinde müvekkilin 21.02.2019 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve kendisinin kullandığı işyeri ait .... plaka numaralı araçla malzeme dağıtımı yapmaktan dönerken trafik kazası yaptığını, davalı işyerinde iş ve işçi güvenliği adına hiç bir önlem alınmadığını, araç kullanımı için profesyonel bir şoför istihdam edilmesi gerekmekteyken, işçinin kullanacağı aracın muayene ve bakımının yaptırılması gerekmekteyken bu hususların yapılmadığını, ayrıca iş güvenliği konusunda gerekli eğitim ve bilgi de verilmediğini ileri sürerek; maddi ve manevi tazminat alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 21.02.2019 tarihinde müvekkiline ait araçla kendi kusuru ile trafik kazası yaptığını, kazanın hem mesai saatleri dışında hem de davacının iş yaptığı güzergahın dışında, ayrıca aracı kendi özel işinde kullandığı esnada gerçekleştiğini, bu kazanın yapılan işle bir bağlantısı olmayan bir trafik kazası olduğunu, ayrıca kazanın davacının tamamen kendi kusuru ile gerçekleştiğini, emniyet kemerini koltuğun arkasından takarak ve seyir halindeyken araç içinde yemek yemeye çalışarak yaralandığını, kaza günü en son saat 16.56-17.27 arasında Eryaman .... içindeki iş yaptıkları bayide bulunduğunu ve o saatten sonra tekrar işveren şirkete de dönmediğini, işinin bittiği 17.27'den kazanın olduğu saat 19.46'ya kadar araç kendisinde olduğundan kendi inisiyatifinde hareket ettiğini, davacı tarafın işverene ait aracın kendisine bırakılması sebebiyle bu araç ile aslında evine gitmesi gerekirken, bu hakkını kötüye kullandığı, saat 19.40 itibariyle, mesai bitiminden çok sonra bu kazayı yaptığı, davacı tarafın iş akdinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; meydana gelen kazada davacının %100 kusurlu bulunduğu ve davalı şirketin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 21.02.2019 tarihinde kendisinin kullandığı ve iş yerine ait araçla malzeme dağıtımı yapmaktan dönerken trafik kazası geçirdiğini ve komada kalıp daha sonrasında bir çok ameliyat olduğunu, davalının araç kullanımı için profesyonel bir şoför istihdam etmesi ve müvekkilinin kullandığı aracın muayenesi ve bakımının yaptırılması gerekmekte iken bu hususları yapmadığını, ayrıca iş güvenliği konusunda gerekli eğitim ve bilginin de verilmediğini, müvekkilinin tedavi sürecinde maddi olarak zarara uğradığını ve davalının bu dönemde davacıya destek olmadığını, yeni bir kusur raporu alınması taleplerinin reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olmak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı