Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/1823 E., 2025/3279 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1823 E., 2025/3279 K. (04.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1823
Karar No
2025/3279
Karar Tarihi
04.03.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/1823 E. , 2025/3279 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 22.11.2016 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ...'ın müvekkilinin inşaat alanında işçi olarak 22.11.2016 tarihinde işe başladığını, aynı gün akşam üzeri saat 16.30 sıralarında inşaatın ikinci katında binanın kör cephesinin duvarının örüldüğü sırada o katta bulunmakta olduğunu, ancak her nedense binanın ön cephesinde bulunan ve güvenlik için tesis edilmiş olan korkulukları söktüğünü, işçinin tamamen kendi dikkatsizliği ve güvenlik tedbirlerini uygulamayarak ve apartmanda var olan güvenlik tedbirlerini de devre dışı bırakması sonucu işi ile alakalı olmayan bir noktadan düşmesi sonucu kazanın meydana geldiğini, dava dilekçesinde belirtildiği üzere ördüğü duvar için sökülmüş bir korkuluk ve düşme söz konusu olmadığını, müvekkilinin inşaatında çalışan duvar ustaları belirli olup iş yeri kayıtlarında ve iş güvenliği kayıtlarında da bu kişilerin belli olduğunu, hastane süresince davacı ...'ın yalnız bırakılmadığını ve hastaneden taburcu olduktan sonra da evinde kendisi ziyaret edilerek ihtiyaçlarını giderilmeye çalışılıp evinden elden para yardımı yapıldığını, Aralık 2016'dan itibaren de aylık 1.000.-TL 5 ay boyunca banka hesabına yatırılarak davacının yalnız bırakılmadığını, tüm bu nedenlerle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile -Davanın kısmen kabulü ile -Davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile, dava konusu toplam 817.673,82-TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 22.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile dava konusu toplam 45.000,00-TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 22.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile dava konusu toplam 12.000,00-TL manevi tazminatının iş kazası tarihi olan 22.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile dava konusu toplam 5.000,00-TL manevi tazminatının iş kazası tarihi olan 22.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile dava konusu toplam 5.000,00-TL manevi tazminatının iş kazası tarihi olan 22.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zararlandırıcı olayın davalı bünyesinde çalışan davacının 22.11.2016 tarihinde görev yaptığı sırada 6,5 metre yükseklikten aşağıya düşerek yaralanması olduğu, ücret konusunun taraflar arasında ihtilaflı olduğu, davacının usta olarak çalıştığının tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre sabit olduğu, tanık beyanları, emsal ücret araştırması ve davacının yaptığı iş ve yaklaşık kıdemi göz önüne alınarak Mahkemece tazminat miktarı hesaplamasına esas olmak üzere kabul edilen ücretin dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkemece SGK denetim raporu ile aldırılan heyet raporu arasındaki kusur oranı farklılığı olmaması nedeniyle alınan bilirkişi heyet raporunun dosya içeriğine olayın meydana geliş şekline, 4857 sayılı İş Kanunu ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü Hükümleri ile İş Ekipmanlarının kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği hükümlerine uygun olduğu ve itibar edilebilir nitelik taşıdığı, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatların yukarıda açıklanan ilkelere uygun düştüğü gerekçesiyle; davacılar ve davalının istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Davacının olay tarihinde davalıya ait işyerinde aylık 4.200,00 TL ücretle duvar ustası olarak çalıştığını, aynı işyerinde çalışan tanıklar ... ve ...'ın müvekkili ile birlikte davalıya ait işyerinde günlük 110,00 TL yevmiye ile duvar ustası olarak çalıştıklarını beyan etmiş olmalarına rağmen ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin cevabi yazısına itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, b.Hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ba670b1107cc06a9 2b4349507a20a884

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı