10. Hukuk Dairesi 2024/16214 E. , 2025/3407 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 02.06.1986 tarihinde (1) gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının işveren... sicil numaralı ... Pastanesi ... adlı iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak 02.06.1986 tarihinde 1 gün süreyle çalıştığının tespitine, sigortalılık başlangıç tarihinin işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte davacının 18 yaşından küçük olması nedeniyle 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 01.01.1989 tarihi olarak başlatılmasına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, yetersiz araştırmayla karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 60. maddenin (G) bendi, 79., ve 108. madde hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ...-... Pastanesi ünvanlı işverenin ... sicil nolu iş yerinden 02.06.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, pastane mahiyetli iş yerinin 02.06.1986-31.12.1988 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, iş yerinden 1986 yılında hiç bordro verilmediğinin bildirildiği, emniyet aracılığıyla yapılan komşu iş yeri araştırmasında, ... ve ...'ün belirlenerek dinlendiği ancak ...'ın vergi kaydında berber faaliyeti nedeniyle 15.09.2001 de naklolduğu adresin bildirildiği ancak önceki adreste faaliyetinin ne zaman başladığı ve dava konusu iş yerine komşu olup olmadığı belediye marifetiyle yaptırılacak mesafe ölçümü ile belirlenmediği, diğer komşu tanığı ...'ün ekmek fırını sahibi olduğunu beyan ettiği ancak vergi kaydı getirtilmediğinden beyanı denetlenmediği, öte yandan vergi dairesi marifetiyle yapılan komşu araştırmasında bir tespit yapılamadığı, başkaca da komşu araştırması yapılmadığı, işveren ...'in de davacı tanığı olarak dinlendiği, işverenin pastane faaliyeti nedeniyle 04.05.1986-31.12.1988 tarihleri arasında vergi kaydının olduğu ve davacının sigorta sicil no'sunun 1986 yılı serisinden olduğunun tespit edildiği, böylelikle mahkemece anılan tanık beyanları ve dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle, eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre, mahkemece, iş yerine dava konusu dönemdeki komşu iş yeri ve kayda geçmiş çalışanları, SGK ve belediye aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak, sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, komşu iş yeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, ayrıca emniyet tarafından komşu araştırması sonucu belirlenen komşu iş yeri tanığı olarak belirlenen ...'ın vergi kaydına tabi faaliyetinin hangi tarihte hangi adreste başladığı belirlenerek bu adresin dava konusu iş yerine komşu olup olmadığı belediye marifetiyle yaptırılacak mesafe ölçümü ile belirlenerek beyanı denetlenmeli, diğer komşu tanığı ...'ün vergi kaydı getirtilerek beyanı denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 5. 5510 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. Yukarıdaki düzenleme değerlendirildiğinde kabule göre de, işverenin ünvan ve iş yeri sicil no'su belirtilmek suretiyle davacı adına işe giriş bildirgesi verildiği tarihte davacının (1) gün süre ile çalıştığının, 18 yaşını ikmal ettiği tarihin sigorta başlangıcı olduğunun ve 18 yaşını ikmalinden önceki 1 günlük hizmet süresinin prim gün sayısına ilave edilmesi gerektiğinin tespiti yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz bulunmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 52e133c9ddce7264 d2bd71cc55163a77