10. Hukuk Dairesi 2024/15951 E. , 2025/1767 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3007 E., 2024/2918 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/92 E., 2024/248 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun 28.07.2021 tarihli cevabında talepte bulunulan dönemlere ilişkin Kurum kayıtlarına intikal eden tevfikat listelerinde müvekkilin isminin olduğu ancak kimlik alt bilgileri yer almadığından müvekkilinin talebinin reddedildiğini, müvekkilinin ürün verdiği ... tanık olarak dinletildiğinde Kurum kayıtlarındaki ...'ün müvekkil olduğunun ortaya çıkacağını, davalı Kurum tarafından da tevfikat listesinde olduğu kabul edilen ancak kimlik alt bilgileri olmadığından talebi reddedilen müvekkilinin Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 2926 sayılı tarımda kendi adına ve hesabına Çalışanlar ve Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 36. maddesine dayanılarak alınan 03.04.1993 tarih ve 93/4384 Sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla bu Kanuna tabi sigortalıların prim borçlarının sattıkları ürün bedellerinden tevkifi ve bu kanuna tabi sigortalı olması gerekenlerin ise tespit edilmesi hüküm altına alındığını, 4 seri no.lu tebliğin "tevfikat yapacak olanlar" başlıklı (B) bendinde, çiftçilerden satın aldıkları ürün bedelleri üzerinden tevfikat yapmakla hükümlü olan gerçek ve tüzel kişiler olarak tanımlandığını, 4 seri nolu tebliğin "Çiftçilerden ürün alımı arasında tevfikat yapmak zorunda oldukları belgelerin uygun bir yerine çiftçinin ad ve soyadını, adresini, baba adını, doğum tarihini ve yerini, yaptıkları tevfikat tutarını ve biliniyorsa çiftçinin Bağ-Kur numarasını kaydetmek zorunda oldukları belirtildiğini, diğer taraftan çiftçilerin, Bağ-Kur primlerinin sattıkları ürün bedellerinden tevkif suretiyle ödendiğini ispatlayabilmeleri için belirtilen bilgilerin alıcılarca düzenlenen belgelerde eksiksiz olarak yer almasını talep etmelerinin ve kendilerine verilen belgeleri muhafaza etmelerin gerektiğini, davanın, zamanında açılmaması nedeni ile hak düşürücü süre yönünden ve diğer esasa ilişkin nedenlerle reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' Davanın kabulü ile 1-Mayıs/1998 bildirim tarihli ... adlı tevkifat sorumlusuna ait Bağ-Kur Çiftçi Prim Listesinde yer alan ...'ün .... T.C.kimlik numaralı, ... ve .... oğlu, 25.04.1969 Gündoğmuş doğumlu ... olduğunun tespitine'' dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili, istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık konusu; 1998/5. dönem tevkifat listesinde sözü edilen kişinin davacı olduğunun tespitine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, Kanun'la veya Kanun'ların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3. maddenin (b) bendinde, bu Kanunda geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5. maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddede, bu Kanun'a göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7. maddede, kişilerin bu Kanun'a göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kurum'a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9. maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanun'un 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4. maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7. maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin Kanun'la kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür. 02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanun'un 36. maddesi ve 4956 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükümlerinde Kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanun'larda 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır. 2. Dava, aidiyet tespiti istemine ilişkin olup bu tür davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 1- İncelenen dosyada verilen karar, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Davacının fatura karşılığında komisyoncuya domates teslim edildiği, faturanın üzerinde tarih olmadığı, tevkifat bildirim listesinde ise ... oğlu ... 1940 olarak fatura miktarının %1'i oranında prim tevkifatının yapıldığı, yazılan müzekkerelerde ziraat odası kaydının ilk defa 2004 yılında oluşturulduğu, Türkiye Tarım Kooperatifinde kaydının olmadığı, adına taşınmaz kaydının olmadığı, çiftçilik kaydının olmadığı belirtilmiştir. Davacının 2004 yılı öncesinde kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunduğuna ilişkin bir delilin dosyada mevcut olmadığı bu durumda davacının kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığına ilişkin mahkemece eksik araştırma yapılarak karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının; kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise ne şekilde tarımsal faaliyette bulunduğu, davacının fatura karşılığında komisyoncuya domates teslim edildiği iddia edildiğinden, domates ürününün ekip ekmediği, bu anlamda davacının hangi ürünleri yetiştirdiği, tarımsal faaliyetini yaptığı ürünlere yönelik, özel ve kamu Kurum ve kuruluşlar nezdinde müstahsil makbuzlarının, tevkifat listelerinin, tevkifat ödeme dekontlarının ve tevkifata esas tüm belgelerin bulunup bulunmadığı Kurumdan ve ilgili olabilecek (Ofis, tekel, şeker fabrikaları vb.) kuruluşlardan sorulup, varsa mevcut kayıtlardaki tevkifatların da Kuruma intikal edip etmediği hususu ayrıca araştırılmalı, tarımsal faaliyet kapsamında köyde oturup oturmadığı, tarım sigortalısı unsurlarını taşıyıp taşımadığı araştırılmalı, tevkifat listelerinde isim soy isim baba adı ve doğum yeri dışında başka bir bilgi de yer almadığından ilçe dışında ... oğlu ... olup olmadığın sorgulanmalı, ... oğlu ... üzerinden araştırma yapılarak fatura ve tevkifat listelerindeki ismin yanlış yazılmış olabileceği hususları gözetilerek, karar verilmesi gerekir iken eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0554441e15cf0e2a 784588cd27e58897