10. Hukuk Dairesi 2024/15932 E. , 2025/1687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2334 E., 2024/2326 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/583 E., 2024/115 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı katılma yoluyla katılan davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 734264... no.lu kayıtlı Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, müvekkilinin 1997 yılında yetiştirdiği ürünleri ... ... Sebze ve Meyve komisyoncusuna verdiğini, bu ürün bedellerinden tevkifat suretiyle Bağ-Kur prim kesintileri yapıldığını, müvekkilinin 4 seri no.lu Uygulama Tebliğinin “Prim Tevkifatı Nedeniyle Tescil ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı (I) bendindeki “Ancak, Kanun’un 2. maddesine göre sigortalı olmaları gerektiği halde, Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış çiftçilerin, tevkifatın yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle yazılı talepte bulunmaları halinde, söz konusu talepleri tescil için irade beyanı olarak değerlendirilecek ve tevkifat tutarının Kurum hesaplarına bildirimin ise Kurum kayıtlarına intikal etmesi koşuluyla, sigortalılıkları tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşı itibariyle başlatılacaktır.” hükmüne istinaden davalı Kuruma başvurduğunu ancak Kurumun 25.04.2018 tarihli Komisyon Kararı ve 30.11.2018 tarihli 07/59330513 sayılı yazısı ile 25.06.2019 tarihli yazısı ile Kurum arşiv ve kayıtlarında yapılan tetkikte Komisyoncu ... ... sebze ve meyve komisyoncusunun Kuruma gönderdiği 1997/7 dönemine ait tevkifat kesinti listesinde her ne kadar müvekkil ...'dan tevkifat kesintisi yapıldığı anlaşıldığı belirtilmişse de; baba adı doğum tarihi gibi alt kimlik bilgilerinin girilmemesi sebebiyle kesintinin müvekkile ait olup olmadığı tam olarak tespit edilememiş, Nüfus Müdürlüğüne yazılan yazı ile ... adında birden fazla kişi kaydı bulunduğundan talebi doğrultusunda işlem yapılamadığını ve müvekkilinin tescil talebinin reddedildiğini, ilgili gerekçe ile müvekkilinin tescil talebinin reddedilmiş olması iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, müvekkilinin aynı zamanda ... Tarım Kredi Kooperatifine kayıtlı olduğunu, ... ... Sebze ve Meyve Komisyoncusu tarafından davalı Kuruma sunulan tevkifat kesintilerinde adı geçen ..., müvekkili olup; işbu hususun yargılama sonucunda da ortaya çıkacağını, müvekkilinin ürün alıcısı .... Sebze ve Meyve Komisyoncusu tarafından düzenlenen müvekkil adına yapılan Bağ-Kur kesintinin ve 1997/7 ayı ait tevkifatların, ... ve ... kızı 05.10.1965, Gebiz doğumlu müvekkil ...'a ait olduğunun tespiti ve tescili ile tarım Bağ-Kur kaydı başlangıcının işbu tevkifatın kesildiği tarihe göre düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulü ile davanın kısmen kabulü ile "1997 yılı 7. ayına ait tevkifatta ismi geçen ...'un davacı olduğunun tespitine, davacının 01.08.1997-31.12.1997 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine" karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili, Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davalı Kurumun davanın açılmasında kusurunun olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; komisyoncusuyla çalışanın sadece davacının olduğu ortaya çıktığını, bu durumun tanık beyanlarıyla da sabit olduğunu, davacının tanık anlatımlarıyla 1992 yılından en az 10 sene boyunca ürün yetiştirip aldığının, 1992 - 2002 arası dönemde davacının Tarım Bağ-Kur'lu olduğunun açık olduğunu, dava dilekçesi gibi karar tesis edildiğinden kısmen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespitine istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, diğer ilgili maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı temyiz dilekçesinde özetle; tüm kesintilerin Ziraat Bankasına 21.08.2023 tarihinde yapıldığı, mahkemenin dikkate almadığı, Kurumun kendi hatalı uygulamasını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafça iddiaları ispat edilemediği halde haksız davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 36. maddesine dayanılarak alınan 03.04.1993 tarih ve 93/4384 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Bu Kanuna tabi sigortalıların prim borçlarının sattıkları ürün bedellerinden tevkifi ve bu Kanuna tabi sigortalı olması gerekenlerin ise tespit edilmesi hüküm altına alınmıştır. 4 seri nolu Tebliğin “Tevkifat Yapacak Olanlar” başlıklı (B) bendinde, çiftçilerden satın aldıkları ürün bedelleri üzerinden tevkifat yapmakla yükümlü olan gerçek ve tüzel kişiler olarak tanımlandığı, tanık beyanları çelişkili olduğu, davacıya ait hizmet cetveli, sigorta sicil dosyası, davacının dava açmadan evvel Kuruma yapmış olduğu başvuru sonucu Kurum tarafından yapılan işlemlere ilişkin bilgi ve belgeler ile 1997/7. aya ait çiftçi primleri bildirim listesi incelenmediği, davanın hak düşürücü sürede açıldığı, bilirkişi raporu alınmadığı, müvekkil Kurumun dava açılmasından kusuru veya ihmali olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla katılma yoluyla katılan davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 73c2bdb3009b44c1 4384ddaa10b2d7e3 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/15932 E. , 2025/1687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2334 E., 2024/2326 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/583 E., 2024/115 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı katılma yoluyla katılan davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 734264... no.lu kayıtlı Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, müvekkilinin 1997 yılında yetiştirdiği ürünleri ... ... Sebze ve Meyve komisyoncusuna verdiğini, bu ürün bedellerinden tevkifat suretiyle Bağ-Kur prim kesintileri yapıldığını, müvekkilinin 4 seri no.lu Uygulama Tebliğinin “Prim Tevkifatı Nedeniyle Tescil ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı (I) bendindeki “Ancak, Kanun’un 2. maddesine göre sigortalı olmaları gerektiği halde, Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış çiftçilerin, tevkifatın yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle yazılı talepte bulunmaları halinde, söz konusu talepleri tescil için irade beyanı olarak değerlendirilecek ve tevkifat tutarının Kurum hesaplarına bildirimin ise Kurum kayıtlarına intikal etmesi koşuluyla, sigortalılıkları tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşı itibariyle başlatılacaktır.” hükmüne istinaden davalı Kuruma başvurduğunu ancak Kurumun 25.04.2018 tarihli Komisyon Kararı ve 30.11.2018 tarihli 07/59330513 sayılı yazısı ile 25.06.2019 tarihli yazısı ile Kurum arşiv ve kayıtlarında yapılan tetkikte Komisyoncu ... ... sebze ve meyve komisyoncusunun Kuruma gönderdiği 1997/7 dönemine ait tevkifat kesinti listesinde her ne kadar müvekkil ...'dan tevkifat kesintisi yapıldığı anlaşıldığı belirtilmişse de; baba adı doğum tarihi gibi alt kimlik bilgilerinin girilmemesi sebebiyle kesintinin müvekkile ait olup olmadığı tam olarak tespit edilememiş, Nüfus Müdürlüğüne yazılan yazı ile ... adında birden fazla kişi kaydı bulunduğundan talebi doğrultusunda işlem yapılamadığını ve müvekkilinin tescil talebinin reddedildiğini, ilgili gerekçe ile müvekkilinin tescil talebinin reddedilmiş olması iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, müvekkilinin aynı zamanda ... Tarım Kredi Kooperatifine kayıtlı olduğunu, ... ... Sebze ve Meyve Komisyoncusu tarafından davalı Kuruma sunulan tevkifat kesintilerinde adı geçen ..., müvekkili olup; işbu hususun yargılama sonucunda da ortaya çıkacağını, müvekkilinin ürün alıcısı .... Sebze ve Meyve Komisyoncusu tarafından düzenlenen müvekkil adına yapılan Bağ-Kur kesintinin ve 1997/7 ayı ait tevkifatların, ... ve ... kızı 05.10.1965, Gebiz doğumlu müvekkil ...'a ait olduğunun tespiti ve tescili ile tarım Bağ-Kur kaydı başlangıcının işbu tevkifatın kesildiği tarihe göre düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulü ile davanın kısmen kabulü ile "1997 yılı 7. ayına ait tevkifatta ismi geçen ...'un davacı olduğunun tespitine, davacının 01.08.1997-31.12.1997 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine" karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili, Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davalı Kurumun davanın açılmasında kusurunun olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; komisyoncusuyla çalışanın sadece davacının olduğu ortaya çıktığını, bu durumun tanık beyanlarıyla da sabit olduğunu, davacının tanık anlatımlarıyla 1992 yılından en az 10 sene boyunca ürün yetiştirip aldığının, 1992 - 2002 arası dönemde davacının Tarım Bağ-Kur'lu olduğunun açık olduğunu, dava dilekçesi gibi karar tesis edildiğinden kısmen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespitine istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, diğer ilgili maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı temyiz dilekçesinde özetle; tüm kesintilerin Ziraat Bankasına 21.08.2023 tarihinde yapıldığı, mahkemenin dikkate almadığı, Kurumun kendi hatalı uygulamasını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafça iddiaları ispat edilemediği halde haksız davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 36. maddesine dayanılarak alınan 03.04.1993 tarih ve 93/4384 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Bu Kanuna tabi sigortalıların prim borçlarının sattıkları ürün bedellerinden tevkifi ve bu Kanuna tabi sigortalı olması gerekenlerin ise tespit edilmesi hüküm altına alınmıştır. 4 seri nolu Tebliğin “Tevkifat Yapacak Olanlar” başlıklı (B) bendinde, çiftçilerden satın aldıkları ürün bedelleri üzerinden tevkifat yapmakla yükümlü olan gerçek ve tüzel kişiler olarak tanımlandığı, tanık beyanları çelişkili olduğu, davacıya ait hizmet cetveli, sigorta sicil dosyası, davacının dava açmadan evvel Kuruma yapmış olduğu başvuru sonucu Kurum tarafından yapılan işlemlere ilişkin bilgi ve belgeler ile 1997/7. aya ait çiftçi primleri bildirim listesi incelenmediği, davanın hak düşürücü sürede açıldığı, bilirkişi raporu alınmadığı, müvekkil Kurumun dava açılmasından kusuru veya ihmali olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla katılma yoluyla katılan davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 73c2bdb3009b44c1 4384ddaa10b2d7e3 ... ...