10. Hukuk Dairesi 2024/11221 E. , 2025/1693 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1531 E., 2024/1481 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/414 E., 2024/55 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde ilk olarak 01.03.2012 ile 18.03.2016 tarihleri arasında, daha sonra da 01.02.2017 ile 08.08.2022 tarihleri arasında çalıştığını, 01.03.2012-18.03.2016 tarihleri arasındaki SGK primlerinin yatırıldığını, 01.02.2017 ile 08.08.2022 tarihleri arası dönemde ise sigorta primlerinin yatırılmadığını, yine bu dönemde aylık ücretlerinin asgari ücretin altında olacak şekilde elden ve eksik ödendiğini, davacının davalı işyerinde genel sekreter ve tek çalışan olarak işyerinin tüm işlerini yaptığını, odaya kayıt işlemleri ve bununla ilgili belgelerin düzenlenmesi, oda üyesi esnafların aidatlarının takibi, tahsili ve bankaya yatırılması, odaya ait yönetim kurulu defterinin tutulması, odanın genel kurul toplantılarında sunumların yapılması, Ticaret Bakanlığı ESBİS in kullanımı vb. işlerin tamamını yaptığını, oda başkanı ...'ın da davacının davalı işyerinde uzun yıllar çalıştığını kabul ettiğini ifade ederek, davacının 01.02.2017-08.08.2022 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde tam gün ve bilfiil çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, davacının davalı işyerinde 2012-2016 yıllarında çalıştığını ve bu döneme ilişkin tüm sigorta primlerinin yatırılarak işçilik alacaklarının ödendiğini, bu dönemde davacının hiçbir alacağının kalmadığını, 2017-2022 yıllarında ise sigortasız çalıştığını iddia etmekte ise de, daha önce uzun yıllar davalı nezdinde çalışmış olması ve kendisi işten ayrıldığı zaman bazı işlerdeki aksamalar nedeniyle davacıya yardım edildiğini, ancak iddia ettiği gibi kesintisiz sürekli bir çalışmasının bulunmadığını, yasanın aradığı sigortalılık koşullarının gerçekleşmediğini, ayrıca davalının oda mevzuatı uyarınca işe alım usul ve yöntemleri ile çalışacak personel sayısı ve nitelikleri de kadrolar bazında genel kurul kararıyla belirlendiğini ve bu kararların tescil ve ilan edilmiş olduğunu, bu nedenle davacının ileri sürdüğü tarzda bir çalışmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yersiz ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, Kurum tarafından yapılan incelemede, davacının 01.03.2013-18.03.2016 tarihleri arasında ... ... Başkanlığı unvanlı işyerinde sigortalı olarak çalışmasının tespit edildiğini, dava dilekçesinde iddia edilen 01.02.2017 ile 08.08.2022 tarihleri arası dönemde sigortalı olarak çalıştığına dair Kuruma herhangi bir bildirimin (işe giriş bildirgesi, işten ayrılış bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesi v.b.) yapılmadığı ve davacının davalı Kuruma söz konusu iddia ile ilgili şikayet dilekçesi vermediğinin tespit edildiğini, davacının dava konusu dönemde davalı işverene ait işyerinde iddia ettiği tarihler arasında çalıştığına ilişkin hiçbir belge ve kaydının bulunmadığını, Kurumda bulunan resmi belgelere eş değer delillerle ispatlanması aksi takdirde davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 01.02.2017-08.08.2022 tarihleri arasında tam gün ve bilfiil olarak davalı ... Pastacılar ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanlığı nezdinde çalıştığının tespitine, çalışma süresi boyunca ödenmeyen SGK primlerinin davalı ... Pastacılar ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanlığı tarafından ödenmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplanan delillerin ve düzenlenen bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının davalı işyerinde 2012-2016 yılları arasında çalıştığını ve sigortasının yapıldığını, 2017-2022 yılları arasında iddia edildiği gibi sürekli ve sabit bir çalışması olmadığını, işlerdeki aksamalar nedeniyle davalıya yardım ettiğini, somut delil olmadan salt tanık beyanı doğrultusunda rapor tanzim edilmesini kabul etmediklerini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği çalışmaların üzerinden 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiği için davanın reddi gerektiğini, davacının talep konusu dönemde davalı işyerinde sigortalı çalıştığına dair Kuruma yapılmış bir bildirimin olmadığını, davacının bu konuda bir şikayet dilekçesinin de bulunmadığını, davacının talep konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığına dair Kurumda hiçbir kaydın bulunmadığını, davacının iddiasını Kurumda bulunan resmi belgelere eşdeğer delillerle ispatlaması gerektiğini, hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı Esnaf Odası nezdinde talep konusu dönem öncesinde sigortalı çalışması mevcut olduğundan, hak düşürücü süre yönünden tespite engel bir durum olmadığı, dosyadaki bilgi, belge ve tanık anlatımlarına göre davalı işyerinin ihtilaf konusu dönemde faal ve 5510 Sayılı Kanun kapsamına alınabilecek durumda olduğu, dolayısıyla bu yönden de tespite engel bir durum bulunmadığı, tanıkların, özellikle de komşu işyeri kamu tanıklarının somut bilgiye dayalı, tutarlı ve uyumlu beyanlarından, davacının ihtilaf konusu dönem içinde genel sekreter sıfatıyla imzaladığı Oda kayıtlarından ve davacı ile dönemin Oda başkanı ve Oda başkanının eşi arasındaki ceza soruşturmasındaki taraf ifadelerinden davacının talep konusu dönemde davalıya ait işyerinde aralıksız olarak çalıştığı ve bu çalışmasının gerçek ve fiili olduğu, bu çalışmaların Kuruma bildirilmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. 6100 sayılı HMK'nun 297 nci maddesinde "(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesine yer verilmiştir. 4. Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı olarak "... Lokantacılar ve Pastacılar Esnaf Odası Başkanlığı"na husumet yönelttiği, taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı ve kararın da anılan davalı hakkında verildiği, ancak karar başlığında davalının ünvanının hatalı olarak "..." olarak belirtilmiş olması yukarıda belirtilen yasa maddesinin emredici hükmüne aykırı olmuştur. 5. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığında yer alan "..." ifadesinin silinerek yerine "... Lokantacılar ve Pastacılar Esnaf Odası Başkanlığı" ifadesi yazılmak suretiyle hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 64aabed2b35a0383 a7f930c5421b8142