Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/15929 E., 2025/5186 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15929 E., 2025/5186 K. (08.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15929
Karar No
2025/5186
Karar Tarihi
08.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/15929 E. , 2025/5186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2835 E., 2024/2998 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir İş Mahkemesi SAYISI : 2023/363 E., 2024/169 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverene ait işyerinde 07.04.2010 tarihinde sıcak hava balonu yer ekibi personeli olarak çalışmaya başladığını, daha sonra sıcak hava balon pilotu olmak için gerekli eğitimi başarıyla tamamladığını ve davalı işyerinde pilot olarak çalışmaya devam ettiğini, 25.06.2012 tarihinden 09.03.2016 tarihine kadar sıcak hava pilotu olarak görev yapan davacının, davalı işveren nezdinde çalıştığı bu süre içinde 28.08.2013-17.11.2014 tarihleri arasında tutuklu olması nedeniyle çalışamadığını, davalı işveren tarafından aylık ücretinin sıklıkla gecikerek ve eksik olarak ödendiğini, çalışmış olduğu ulusal ve genel tatil günleri, hafta tatili ücretine ilişkin ücretleri de kendisine hiç ödenmediğini, ayrıca davalı işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna gerçek ücretinin yansıtılmaması, ücretinin bir bölümünün kendisine elden ödenmesi ve dolayısıyla sosyal güvenlik primlerinin düşük ücret üzerinden ödendiğini, iş akdini Nevşehir 2. Noterliğinin 08.03.2016 tarih 3750 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 09.03.2016 tarihi itibarıyla haklı nedenlerle feshetmek zorunda kaldığını ileri sürerek, davacının 23.07.2012 – 08.03.2016 tarihleri arasındaki prime esas gerçek ücretinin 1.500 Euro olduğunun tespitine ve Kurum kayıtlarının bu ücret üzerinden düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davada davacı sıfatı olmadığını, hak düşürücü süre nedeniyle de davanın reddinin gerektiğini, dosyaya sunulu Nevşehir 4. Noterliği’nin 03.06.2011 tarih, 2862 yevmiye no.lu iş sözleşmesinde davacının net ücretinin aylık 1.000 TL olarak kararlaştırıldığını, bu sözleşmenin 4. maddesinde belirtildiği üzere taraflarca davacının kursiyer olmasından mütevellit kurs ücretinin tamamen davalı tarafından ödeneceği, uçuşu için balon temin edileceği, ulaşım ve yemek hizmeti sağlanacağı, şehirlerarası ve yurt dışı eğitim yol gideri, yatacak yer ve yemek hizmetinin sağlanacağını, iş bu şartlar karşılığı 6 yıllık mecburi hizmet şartı kararlaştırıldığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum resmi kayıtlarının aksinin eşdeğer yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini, yine delil başlangıcına ilişkin hususların da gerektiği şekilde değerlendirilmediğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, sigorta primine esas gerçek ücretlerin tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belir bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 tarihli ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 tarihli ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlığını taşıyan 80. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, 4/1(a) maddesi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında; idare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamının esas alınacağı öngörülmüştür. Buna göre maddenin 1/(b) bendinde sayılan istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen gelirlerden sigorta primi kesilmesi asıldır. Anılan Kanun'un 3. maddesinde ücret, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutar olarak tanımlanmış, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde de genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tarif edilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinin 1. fıkrasının (a)/(1) alt bendindeki “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi unsurlar da girmektedir. (3) numaralı alt bend gereğince, idare veya yargı makamları tarafından belirlenen ücretlerin prim hesabına esas alınabilmesi için bu tür kazançlara hak kazanmak yeterli olmamakta, işçilik alacaklarına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkta Mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması aranmakta, bu durumda, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesi işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir. 3.İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı şirkete ait işyerinde 23.07.2012 – 08.03.2016 tarihleri arasında sıcak hava balon pilotu olarak çalıştığı tüm sürelerdeki prime esas gerçek ücretinin 1.500 Euro olduğunun tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının prime esas kazancının yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği ancak bu hususta herhangi bir yazılı delil sunulamadığı, çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin de bulunmadığı, istinaf kaldırma kararı doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporuna göre davacıya ait ücret bordrosundaki net tutar ile bankaya yatan miktar ve ücret bordrosundaki brüt tutar ile SGK'ya bildirilen miktarının aynı olduğu, ücret bordrosu, banka kayıtları ve Kuruma bildirilen tutarların birbirleri ile uyumlu oluğu ve eksik bildirimin olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 4.Somut olayda, ihbar üzerine Kurumda tescilli 1008869.050 sicil sayılı Uçhisar Kasabası-Nevşehir adresli davalı ... Hava Balon Rek Tur. Taş. ve Tic. Ltd. Şti. işyerinde 09.12.2015 tarihinde yapılan yerel denetimde, işyeri çalışanları ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın kazançlarının Kuruma eksik bildirildiğinin tespit edildiği, ek aylık prim ve hizmet belgelerinin işverenden istenmesine karşın süresinde Kuruma verilmediği, adı geçen kişilerden ... , ..., ...., ...'in balon pilotu olduğu, ... , ..., ...'in maaşlarını Euro cinsinden aldığı, durum tespit tutanağında ... , ..., ...'in 1500 Euro, .... , ..., ..., ...'in 1500 TL, ...'ın 1200 TL, ...0'in 3500 Euro maaş aldığının yazılı olduğu ve tutanağın imzalarıyla beyanlarını tevsik ettikleri, Kurumun 15.03.2016 gün ve 1504140 sayılı yazısı ile 1008869.050 sicil sayılı işyeri sigortalıları ile ilgili istenilen aylık prim ve hizmet belgelerinin (30) gün içinde verilmemesi nedeniyle re'sen düzenlendiği, 2014/12-2015/11.aylar için 108.974,31 TL borç tahakkuk ettirildiği, süresinde yapılan itiraz üzerine 12.04.2016 gün ve 19/19 sayılı komisyon kararı ile reddedildiği anlaşılmaktadır. 5.Mahkemece yapılacak iş; Kurum denetmen raporu ve dayanak belgeleri irdelenmeli, ayrıca davalı şirket tarafından Kurum işleminin iptali istemiyle açılan Nevşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2016/325-2017/87 E.K. sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, bu kapsamda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip takdir edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d01aa585cd5501fb 5b585a11a4e2c51b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı