10. Hukuk Dairesi 2024/15761 E. , 2025/10701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1071 E., 2024/2094 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/49 E., 2024/102 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin taş ocağında işçi olarak çalışırken 13.12.2015 tarihinde müvekkilinin içinde bulunduğu kamyonun devrilerek uçuruma yuvarlandığını, gerçekleşen kaza dolayısıyla müvekkilinin yaralandığını ve kalıcı şekilde sakatlandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusurun olmadığını, tüm kusurun davalı işverene ait olduğunu, müvekkilinin ... Devlet Hastanesi ve ... ... Üniversite hastanesinde tedavi gördüğünü, çeşitli operasyonlar geçirdiğini, kaza nedeniyle müvekkilinde kalıcı vücut fonksiyon kaybı meydana geldiğini, kaza sonrası mesleğin hakkıyla ifa edilebilmesinin imkansız hale geldiğini ve müvekkilinin iktisadi geleceğinin tehlikeye düştüğünü, müvekkilinin kazadan önce gelir durumunun asgari ücretin üzerinde olduğunu, her ne kadar davacının ana zarar kalemi talebi maluliyete bağlı meslekte kazama gücü ve efor kayıplarından oluşan maddi zarar ise de müvekkilinin kazaya bağlı başka maddi zararlarının da bulunduğunu, bu ek zararların bakıcı gideri tazminatı, belge sunulmamış olsa bile SGK tarafından karşılanmayacak tedavi gidiş geliş esnasında harcanacağı kesin olan gelirin efor kaybı nedeniyle azalacağına yönelik tazminat hesabına, gündelik işlerinde de aynı efor kaybına uğrayacağı yadsınmayarak buradan kaynaklanan efor kaybı tazminatının da tazminat hesabına eklenmesi gerektiğini, izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre şimdilik 1.000.00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini ve müvekkilinin müşkül vaziyeti ve kaza suretiyle düştüğü fakru zaruretin gözetilerek adli yardımdan yararlandırılması ile yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davayı konu iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin %80, davacının %20 oranında kusurlu olduğu, davacının davaya konu kaza nedeniyle %7,2 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı kabulünden hareketle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; kusur oranlarının netleştirilmeden dava değerini arttırmaya zorlandıklarını, dava değeri artırılmadığı takdirde kesinlik sınırından kararın üst mahkemeye gitmeme olasılığı bulunduğunu, manevi tazminat miktarının da maluliyet oranı dikkate alındığında düşük olduğunu, eksik incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; kusur oranının neye göre tespit edildiğinin anlaşılamadığını, yüksek kusur oranının yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kaza anındaki HTS kayıtları incelemesi yapılmadan hüküm kurulduğunu, 20.000,00TL manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme hükmünün maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle tarafların kusur dağılımı ve kazanılmış haklar esas alınarak hükmedilen maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olmasına ve olayın meydana geliş biçimi,tarafların ekonomik durumları, kaza sonucu gerçekleşen maluliyete göre hükmedilen manevi tazminatın da yerinde olduğunun anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde davacı için 50.00,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı kazalı yararına 20.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile manevi tazminat yönünden taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde reddine veya kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli kaldırma ilamı öncesi tesis edilen İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli kararında davacı lehine 60.086,00 TL maddi tazminata hükmolunduğu, davacı vekilince anılan kararın istinaf edilmediği, davalı vekilince yapılan istinaf başvurusuna cevap niteliğindeki 06.05.2022 tarihli dilekçesinde hükmün onanmasını talep ettiği, kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama ile kaldırma ilamında işaret edilen kusur oranın tespiti amacıyla aldırılan rapordaki kabulün kaldırma ilamı öncesi tesis edilen hükme esas alınan oranla aynı olduğunun anlaşılması üzerine İlk Derece Mahkemesince temyize konu hükümle davacı lehine 60.086,00 TL maddi tazminata hükmolunduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verdiği de gözetildiğinde reddine veya kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. KARAR: Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin hükmedilen maddi ve manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bc40ef321a403b8b fed40a5611f92fbc