Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/15550 E., 2025/5542 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15550 E., 2025/5542 K. (10.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15550
Karar No
2025/5542
Karar Tarihi
10.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/15550 E. , 2025/5542 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2165 E., 2024/2232 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/357 E., 2024/109 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı, davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket bünyesinde Haziran 2011 - Nisan 2016 tarihleri arasında iş makinası operatörü olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla Antalya 5. İş Mahkemesi'nin 2016/244 Esas sayılı dosyasında açılan davada davacının son çıplak brüt ücretinin 3.496,95 TL olduğunun tespit edildiğini, asgari ücret tutarının bankadan, kalan kısmın ise elden ödendiğini belirterek prime esas kazancının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ücret bordrolarının tamamının imzalı olduğunu, bu nedenle ihtilaflı tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalı işveren tarafından davacı adına 2016/03. ayının prime esas kazancına 1.593,48 TL ek verilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde özetle, "Talep konusu döneme ilişkin ücret hesap pusulalarının tamamı davacı tarafından imzalanmış ve herhangi bir ihtirazi kayıt konulmamış olup davacı vekili söz konusu imzaların davacıya ait olduğunu beyan etmiş ve belirtilen dönemlere ait ücret hesap pusulalarında yazılı tutarlar ile Kuruma bildirilen tutarların aynı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda kesinleşmiş Mahkeme kararı gereğince davacıya ödenen fazla mesai, UBGT ve hafta tatili ödemeleri toplamı brüt 17.474,66 TL'dir. Dolayısı ile 29.451,91 TL'nin ödeme tarihinde hizmet akdi bulunmadığından en son ayın kazancına (somut olayda 2016/03 ayına) prime esas kazanç üst sınırına kadar olan kısmının dahil edilmesi gerekmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayınlanan genelge ile 2016 yılı için günlük kazanç üst sınırı 356,85 TL, aylık kazanç üst sınırı ise10.705,50 TL olarak belirlenmiştir. Davacının davalıya ait işyerindeki işinden ayrıldığı 2016/03 ayında 6 gün hizmet bildirimi olup bildirilen prime esas kazancı ise 547,62 TL'dir. Sosyal Güvenlik Kurumunun genelgesi uyarınca 6 günlük prime esas kazanç üst sınırı 2.141,10 TL olmakla davalı işveren tarafından davacı adına 2016/03 ayında Kuruma 1.593,48 TL ek prime esas kazanç bildirilmesi gerektiği" belirtilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde çalışmış olduğu dönemde asgari ücretin çok üzerinde maaşla çalıştığının sabit olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul kararı verilerek yalnızca son çalışma dönemine ilişkin tespitte bulunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca İlk Derece Mahkemesince müvekkili aleyhine 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın niteliği gereği müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise vekalet ücreti reddedilen kısmı geçemeyeceği için müvekkili aleyhine 1.903,47 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili özetle, sigorta primlerinin eksik gösterildiği iddiasının somut delillerle ispatlaması gerektiğini, daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiası karşısında H.M.K. gereğince bu iddianın yazılı deliller ile ispatı gerektiğini, davacının taleplerinin yazılı ispat sınırının üzerinde kaldığını ve iddiasını ispatlayamamış olduğunu, Kurumun herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, aleyhine yargılama giderine de hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı şirket vekili özetle, davacının hizmet döküm cetvelinin ve davacıya ait ücret pusulalarının incelenmesinde davacının son ücretinin kesin ve yazılı delillerle ortada olduğunu, buna uygun olarak hesap pusulaları ve bordrolar tanzim edilmiş olup bu bordro ve hesap pusulalarında davacının imzasının bulunduğunu, bu sebeple davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı, davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 14d79f369e491841 47d39fb60ba93357 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/15550 E. , 2025/5542 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2165 E., 2024/2232 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/357 E., 2024/109 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı, davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket bünyesinde Haziran 2011 - Nisan 2016 tarihleri arasında iş makinası operatörü olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla Antalya 5. İş Mahkemesi'nin 2016/244 Esas sayılı dosyasında açılan davada davacının son çıplak brüt ücretinin 3.496,95 TL olduğunun tespit edildiğini, asgari ücret tutarının bankadan, kalan kısmın ise elden ödendiğini belirterek prime esas kazancının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ücret bordrolarının tamamının imzalı olduğunu, bu nedenle ihtilaflı tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalı işveren tarafından davacı adına 2016/03. ayının prime esas kazancına 1.593,48 TL ek verilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde özetle, "Talep konusu döneme ilişkin ücret hesap pusulalarının tamamı davacı tarafından imzalanmış ve herhangi bir ihtirazi kayıt konulmamış olup davacı vekili söz konusu imzaların davacıya ait olduğunu beyan etmiş ve belirtilen dönemlere ait ücret hesap pusulalarında yazılı tutarlar ile Kuruma bildirilen tutarların aynı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda kesinleşmiş Mahkeme kararı gereğince davacıya ödenen fazla mesai, UBGT ve hafta tatili ödemeleri toplamı brüt 17.474,66 TL'dir. Dolayısı ile 29.451,91 TL'nin ödeme tarihinde hizmet akdi bulunmadığından en son ayın kazancına (somut olayda 2016/03 ayına) prime esas kazanç üst sınırına kadar olan kısmının dahil edilmesi gerekmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayınlanan genelge ile 2016 yılı için günlük kazanç üst sınırı 356,85 TL, aylık kazanç üst sınırı ise10.705,50 TL olarak belirlenmiştir. Davacının davalıya ait işyerindeki işinden ayrıldığı 2016/03 ayında 6 gün hizmet bildirimi olup bildirilen prime esas kazancı ise 547,62 TL'dir. Sosyal Güvenlik Kurumunun genelgesi uyarınca 6 günlük prime esas kazanç üst sınırı 2.141,10 TL olmakla davalı işveren tarafından davacı adına 2016/03 ayında Kuruma 1.593,48 TL ek prime esas kazanç bildirilmesi gerektiği" belirtilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde çalışmış olduğu dönemde asgari ücretin çok üzerinde maaşla çalıştığının sabit olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul kararı verilerek yalnızca son çalışma dönemine ilişkin tespitte bulunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca İlk Derece Mahkemesince müvekkili aleyhine 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın niteliği gereği müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise vekalet ücreti reddedilen kısmı geçemeyeceği için müvekkili aleyhine 1.903,47 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili özetle, sigorta primlerinin eksik gösterildiği iddiasının somut delillerle ispatlaması gerektiğini, daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiası karşısında H.M.K. gereğince bu iddianın yazılı deliller ile ispatı gerektiğini, davacının taleplerinin yazılı ispat sınırının üzerinde kaldığını ve iddiasını ispatlayamamış olduğunu, Kurumun herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, aleyhine yargılama giderine de hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı şirket vekili özetle, davacının hizmet döküm cetvelinin ve davacıya ait ücret pusulalarının incelenmesinde davacının son ücretinin kesin ve yazılı delillerle ortada olduğunu, buna uygun olarak hesap pusulaları ve bordrolar tanzim edilmiş olup bu bordro ve hesap pusulalarında davacının imzasının bulunduğunu, bu sebeple davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı, davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 14d79f369e491841 47d39fb60ba93357 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı