Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/15125 E., 2025/555 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15125 E., 2025/555 K. (14.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15125
Karar No
2025/555
Karar Tarihi
14.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/15125 E. , 2025/555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2376 E., 2024/405 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/395 E., 2021/103 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 20.10.1997 – 30.06.1998 tarihleri arasında ... Yunus Emre İlköğretim Okulunda usta öğretici olarak çalıştığını, adına işe giriş bildirgesi verildiği halde aylık primlerinin ödenmediğini, Küçükçekmece Kaymakamlığı tarafından sigorta primlerinin yatırılmasına rağmen kayıtlara işlenmediğini ileri sürerek, sigortalı çalışma sürelerinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; işyerinde ... isimli bir kişinin 20.10.1997 ile 19.06.1998 tarihleri arasında ücretli öğretmen olarak çalıştığını, sigorta sicil numarasının ... olduğunu ve bu kişinin davacı ile aynı kişi olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, hizmet tespitine ilişkin talebin yasal ve hukuksal tüm incelemeler sonucunda değerlendirilmesi ve Kurum kayıtlarının aksinin eş değer nitelikte resmi belgeler ile kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, celp ve ibraz olunan bilgi ve belgeler, tanık beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının hak düşüm süresini kestiği, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı, davalı iş yerinin 20.10.1997 - 30.06.1998 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alınıp halen faal olduğu, iş veren tarafından dosyaya sunulan yazılı delillerle ve duruşmada dinlenen bordro tanığı davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilerek, davacının çalışmasının fiili ve gerçek olduğu kanısına varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Bakanlığı vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı ... Bakanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı ... Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının mevzuat gereği tam gün çalışmadığını ve sadece fiilen girdiği ders karşılığı ücret aldığını belirterek kararı istinaf etmiştir. 2.Fer'i Müdahil SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının hangi tarihler arasında çalıştığının açık ve net olarak belirtilmediğini, Kurumun feri müdahil konumunda bulunduğunun dikkate alınmadığını, fiili çalışma olgusunun yeterince aydınlatılmadığını ve çelişkili tanık anlatımlarına göre karar verildiğini belirterek kararı istinaf etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından, davalının resmi kurum olduğu, ibraz edilen belgelere göre davacının 20.10.1997 tarihinde saat ücretiyle kadrosuz usta öğretici olarak görevlendirildiği, 19.06.1998 tarihinde görevinin sona erdiği, bu dönem içinde aylık ek ders saati çizelgelerinin de yer aldığı, yine davacının belge istemi üzerine davalı tarafından aylık imzalı bordro icmalleri, aylık sigorta primleri bildirgelerinin davacıya gönderildiği, davacının dosyaya ibraz ettiği bu belgelerde davalı işvereninin kaşe ve imzasının bulunduğu, davacının da bordroları imzaladığı, bordrolar ve çizelgelere göre davacının, ders saatine göre ücret aldığı, kısmi süreli olarak çalıştığı, 20.10.1997 ile 19.06.1998 tarihleri arasında aylık çalışma günü, saat ücreti ve toplam ücret miktarının gösterildiği, dinlenen davacı tanıklarının da davacının iş yerinde usta öğretici olarak çalıştığını beyan ettikleri, ibraz edilen belgeler ve tanık beyanlarına göre davacının tespitini istediği dönemde, bordro icmallerinde gösterilen gün ve prime esas kazanç kadar, hizmet akdiyle, fiilen çalıştığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmediğinden, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Bakanlığı vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı ... Bakanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i Müdahil SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 011ee8404daee0ac ef92fd3f333bffc3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı